T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2024/142 - 2026/307

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/142
KARAR NO: 2026/307

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 10/07/2023

NUMARASI : 2022/405 E. - 2023/303 K.

DAVANIN KONUSU : Marka 2022-M-9000 Sayılı YİDK Kararı İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/07/2023 tarih ve 2022/405 E. - 2023/303 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından 2020/101615 numarası ile “...” ibaresinin 09, 35, 41 ve 45. sınıflarda marka olarak tescili için başvuruda bulunulduğunu, başvuruya karşı davalı şirket adına tescilli 2020/48249 sayılı “... ...” ibareli markaya dayanılarak itiraz edildiğini; ancak Markalar Dairesi tarafından itirazın reddedildiğini, YİDK'e yapılan itiraz sonucu 2022-M-9000 sayılı karar ile müvekkiline ait markanın kapsamından 09 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin tamamı ile 41. ve 45. sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkarılarak itirazın kısmen kabul edildiğini, müvekkilinin markasının sadece "..." ibaresinden oluşmadığını, müvekkilinin "..." markasının tanınmış marka siciline kayıtlı olduğunu, hali hazırda çok sayıda kişi adına tescilli "..." ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, bu derece yoğun kullanılan bir ibareyi marka olarak seçen davalı şirketin, 3. şahıslarca farklı kelime/şekil unsurları ile kullanılmasına engel olamaması gerektiğini, markaların karıştırılmayacağını ileri sürerek, anılan YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket temsilcisi, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, markaların benzer bulunduğunu, markalar arasında seri marka izlenimi olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davalının "... ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasının reddedilen mallar/hizmetler ile davalı markalarının kapsamındaki mallar/hizmetlerin benzer/ilişkili/bağlantılı olduğundan, emtia benzerliğinin de oluştuğu, SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan anılan YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin verdiği kararın aksine taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu markanın “...” ibaresini, davalı şirkete ait redde mesnet markanın ise “...” ibaresini içermekte olup, markalar karşılaştırılırken bu ibarelerin değerlendirme dışı bırakıldığını, markanın bütünsel olarak kişilerde bıraktığı izlenimin dikkate alınarak, markanın bir bütün olarak ele alınmasının gerektiğini, uyuşmazlığa konu taraf markalarında ortak olarak yer alan “...” ibaresinin tescili talep edilen tüm sınıf ve emtialar bakımından zayıf bir ibare olduğunu, yapılacak benzerlik incelemesinde taraf markaların çatı unsurlarının da değerlendirme kapsamına alınmasının gerektiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporunda davaya konu marka başvurusu kapsamındaki emtiaların özel bir bilgi, dikkat ve uzmanlık gerektirmesi nedeniyle ilgili tüketicinin dikkat düzeyinin de ortalamanın üstünde olduğu belirtilmişse de, yerel mahkeme kararında işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş tüketicinin dikkate alındığını, bu sebeple kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve gerek davacının "şekil+..." ibareli marka tescil başvurusunun, gerekse de davalının "... ..." ibareli tescilli markalarının asıl unsurunun "..." ibaresi olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında ortak "..." asıl unsuru nedeniyle biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasının reddedildiği mallar/hizmetler ile davalı markalarının kapsamındaki mallar/hizmetlerin benzer/ilişkili/bağlantılı olduğundan, emtia benzerliği şartının da oluştuğu, bu durum karşısında mahkemece taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
19.02.2026 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.361 HMK md.355 K6100 md.355