T.C.
İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini ile Markaya Tecavüzün - Haksız Rekabetinin Tespiti, Men'i, Ref'i davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin ... bağlı ortaklığı olduğunu, kurulduğu günden bu yana yiyecek-içecek sektöründe yoğun emek özgüleyerek sektörde önemli bir yer edindiğini, gerek global ölçekte kurulan iş ortaklıkları gerekse faaliyet konusu alanda göstermiş olduğu başarı ve yeniliklerle sektöre yeni bir vizyon getirdiğini, bu faaliyetler kapsamında Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde müvekkili olan şirket adına tescilli “...” ve “...” esas unsurlu birçok marka bulunduğunu, söz konusu markaların müvekkili tarafından sektörde uzun zamandır kullanılmakta olduğunu, müvekkilinin sektördeki başarısının tezahürü olarak global ölçekte tanınmışlık düzeyine ve reklam gücüne ulaştığını, nitekim markalarının birçok habere konu edildiğini, aldığı ödüller ve hizmet kalitesinin tüketiciler tarafından deneyimlenmesinin tezhürü olarak sektörde saygın bir konumda tanınmışlığa ulaştığını, dava konusu markaların müvekkilinin ... ve ... esas unsurlu markalarına iltibas teşkil edecek derecede benzer olduğunu, itiraza konu “...” markalarında ayrı ayrı yazılan “...” ve “...” ibarelerinin tek başlarına anlamlı kelimler olmadığı, esas unsurlarının “...” ibaresinin tescil engeli ile karşılaşmamak amacıyla ayrıldığının, bundan dolayı “...” ibaresinin hem dava konusu markaların hem de müvekkil markaları açısından ortak ve baskın unsur olduğunu, itiraza konu “...” markalarında tüketicilerin dikkatini çekecek olan unsurun, ilgili ürünler bakımından müvekkili ile özdeşleşerek tanınmış hale gelmiş olan "...." ibaresi olacağını, markalar arası benzerlik incelemesinde tüketicilerin genelde markalarda yer alan kelimelerin ilk kısımlarına daha fazla dikkat ettiğini, markalar arasındaki işitsel benzerlik olduğunu, davalı adına tescil edilen marka ile müvekkili olan şirket adına tescilli “...” markası ile beyaz arka fon üzerine siyah harflerle ve aynı şekilde konumlandırarak yazılması sebebiyle görsel açıdan ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu itibarla davaya konu markanın müvekkilinin tanınmış markaları ile ilişkilendirilerek karıştırılma ihtimaline yol açacağını, davalının, davaya konu “...” markalarını ... Sınıf kapsamında müvekkilinin ... markalarının tescil ve tanınmış olduğu yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri üzerinde kullanmakta olduğunu, müvekkili olan şirket adına tescilli markaların yüksek ayırt edicilik gücüne sahip ve özgün markalar olduğunu, davalının davaya konu marka tescilinin başvurusunu yaparken geniş seçenek özgürlüğüne rağmen müvekkiline ait markalardan ayırt edilemeyecek kadar benzer “...” ibaresini tercih etmesinin tesadüf olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, davalının “...” ve türevleri şeklinde daha önce birçok marka tescil başvurusunda bulunduğunu ve müvekkili olan şirketin mesnet markaları sebebiyle istemlerinin reddedildiğini, bu tescil istemleri gözetildiğinde davalının kötü niyetli olduğunu, ayrıca müvekkili olan şirket adına tescilli markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikteki “...” ve benzeri ifadelerin davalının ticaret unvanı ve internet alan adında yer aldığı ve markasal olarak kullanıma konu edildiği, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının davaya konu "..." markalarının kullanımlarının tümünün müvekkiline karşı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitinin ve bu kullanımların durdurulmasının, önlenmesinin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasının gerekmekte olduğunu, davalı karşı yan markasının her ne kadar Avrupa Birliği ülkelerinde tescilli olduğunu iddia etse de marka hukukundaki ülkesellik ilkesi gereği bu hususun Türkiye'de koruma sağlayamayacağını, dava konusu markaların hükümsüzlüğü ve sair taleplerine engel olmadığını, müvekkili olan şirketin ... ve ... unsurlu markalarının yiyecek-içecek sektöründe faaliyet gösterdiğini ve .... sınıfta tescilli olduğunu, davalı tarafından markaların tescil konusu mal ve hizmetlerin aynı olmadığı iddia edilse de ...ve ... başvuru numaralı davalı markaların da .... sınıfta tescil edildiğini, davaya konu olan markaların tescilli olduğu sınıfların birebir aynı olduğunu, bununla birlikte davalının yazılımdan ibaret olduğunu iddia ettiği faaliyetlerin de yiyecek-içecek sağlanması kapsamında olduğunu, faaliyet konusu sektörün aynı olduğunun anlaşılması açısından fiziki bir restoran içermesinin şart olmadığını, işbu yazılımda yiyecek-içecek sektöründe hizmet sunulduğunu ve tüketicilerin de yiyecek-içecek temini için temas kurduğunu, davalının “...” alan adını markasal kullanıma konu ettiğini, dava konusu alan adının da müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve müvekkiline karşı haksız rekabet teşkil ettiğini, bu tecavüzün önlenmesi adına, ilgili alan adının terkinine ve haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini, davalı her ne kadar tescilli .... markasına sahip olduğunu iddia etmişse de marka hukukundaki ülkesellik ilkesi gereği bu hususun Türkiye'de koruma sağlamayacağı gibi dava konusu markaların hükümsüzlüğüne ve sair taleplere engel olmadığını, markalara ilişkin tescil konusu sınıfların birebir aynı ve ilişkili olup davalının aksi yöndeki iddialarının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, müvekkilinin markaları her ne kadar .... sınıfta tescilli ise de, özellikle .... Sınıfın içerikleri ile doğrudan ilişkili olduğundan bu kapsamda da değerlendirilmesi ve korunmasının mümkün olduğunu, davalının aksi yöndeki iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davalı adına tescilli olan ... ve ... tescil numaralı markalara ilişkin tüm sınıflar açısından hüküzsüzlüğüne ve sicilden terkinine, tecavüzün tespit edilmesi, durdurulması ve önlenmesini, davalının markasal kullanımlarına konu ticaret unvanı “... A.Ş.” nin ve internet alan adının “...” un terkini ve haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi ...'in cevap dilekçesinde özetle: Açıkladıkları nedenlerle, şirketinin birden fazla faaliyet alanı için birden fazla sınıfta marka tesciline sahip olduğu dikkate alınarak; tescilli “...” markasının diğer sınıflardaki tescillerinden ve bu tescilli markalarına dayanarak ilerlettikleri diğer iş kollarındaki faaliyetlerinden bağımsız şekilde kendi sınıfı, kendi amacı ve kendi sentetik yapısıyla değerlendirilmesini, uluslararası tescil başvurularının çevirisiz, birebir aynı sentetik bütünsel marka yapısıyla yapıldığının ve tescillendiğinin dikkate alınmasını, davacının yanıltıcı beyanlarının ve üzerine attığı suçlamaların gerçek dışı olduğunun tespit edilerek işbu kötü niyetli, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini, bu dava nedeniyle yatırımcılarda oluşan ve oluşabilecek her türlü güvensizlikten kaynaklı kaçıracakları tüm yatırımlar için re'sen maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
20.12.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dosya münderecatında yer alan tüm bilgi ve belgeler incelenip değerlendirildiğinde; davalı yana ait dava konusu markaların SMK 6/1 ve 6/9 hükümleri kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, davalı yanın tespit edilen markasal kullanımlarının davacı yana ait tescilli markalardan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olmadığı, davalı yana ait ticaret unvanının terkini ve alan adının iptali koşullarının oluşmadığı, her ne kadar davalı yanın tespit edilen kullanımlarının davacı yana ait markalardan kaynaklanan hakları ihlal eder mahiyette olmadığı değerlendirmeleri ile paralel olarak ilgili kullanımların davalı yan ile haksız rekabete sebebiyet verir mahiyette olduğunun değerlendirilemeyeceği kanaati heyetlerince hakim ise de içtihat değişikliği göz önüne alınarak davalı yanın eylemlerinin,
TTK 54. ve 55 Maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
11.09.2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı yönüyle inceleme; dosyada davacı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 06 Mart 2017 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ... TİC.A.Ş yazdığı, mevcut durumda web sitesinde masa şeklinde kullanım olduğu, web sitesi iletişim bilgisinde ...yazdığı, ...ilişkin web archive kaydı kontrol edildiğinde 12 Haziran 2017 ile 08 Şubat 2025 tarihleri/aralığında toplamda 27 kez kaydedildiği, 23 Haziran 2017 tarihli web archive kaydında... ibareli kullanım olduğu, davacının sunduğu dava dışı ... linki kontrol edildiğinde linkte bulunan görselde tabelada ... bilgisinin olduğu, davalı yönüyle inceleme; dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 12.11.2020 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı kayıt şirketinin ... A.Ş. olduğu, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerine ...A.Ş. Firmasından talep edilerek ulaşılabileceği, Name Servers bilgilerinde ...yazdığı, mevcut durumda web sitesinde masabir yemek şeysi şeklinde kullanım olduğu, web sitesinde bulunan Kurumsal İletişim tıklandığında ... linkine bağlantı verildiği görülmüş olup, bağlantı açıldığında ...Şirketi - ... bilgilerinin olduğu, web sitesinde bulunan Gizlilik Politikası tıklandığında web sitesinin ...A.Ş. (“...”) tarafından işletilmekte olduğunun belirtildiği, web sitesinde Linkedin üzerine gelindiğinde ...linkine bağlantı verildiği, ... ikonu üzerine gelindiğinde ... linkine bağlantı verildiği, ... üzerine gelindiğinde .... linkine bağlantı verildiği, ... gelindiğinde ...linkine bağlantı verildiği, ... içerisinde bulunan ...linkedin bağlantısı açıldığında iletişim bilgisi olarak ... Şirketi ... verildiği, hesapta masabir yemek şeysi şeklinde kullanım olduğu, ... içerisinde bulunan ... linki açıldığında mevcut durumda hesapta 1 gönderi - 7.549 takipçi - 2 takip olduğu, hesap açıklamasında ... Şirketi - Mobil uygulamamız bölgenizdeki en iyi tam hizmet sınıfı restoranları keşfetmenizi ve gizli yüksek komisyon ödemeden sipariş iletmenizi sağlar. -... yazdığı, hesabın Mart 2021 tarihinde oluşturulduğu, hesap oluşturulduğu tarihten bu yana 3 kez kullanıcı adının değiştirildiği, hesapta bulunan hikayeler kısmında 27 Aralık 2023 tarihli hikayede ve 21 Kasım 2022 tarihli reels paylaşımda masabir yemek şeysi şeklinde kullanım olduğu,...içerisinde bulunan ... ve ... bağlantılarına girildiğinde mevcut durumda uygulamalara ulaşılamadığı, dosyada davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adı kontrol edildiğinde alan adının 08 Mart 2021 tarihinde alındığı/kayıt edildiği, alan adı sahibi/yetkilisi bilgilerinde ... Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi yazdığı, davacı markasının zayıf marka olarak değerlendirilmesi ve davalının hükümsüzlüğü istenen markalarının davacının markasından karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak yeterlilikte uzaklaştığı, bu nedenle SMK'nun 6/1 maddesine göre hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, karıştırılma ihtimali bulunmaması değerlendirmemiz nedeniyle aynı gerekçelerle SMK'nun 7/2-b maddesi kapsamında davalı marka ve kullanımlarının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, Yargıtay 11.HD'nin İçtihat değişikliğine ilişkin kararda temel dayanağın özel kanun - genel kanun ilişkisi olduğu, SMK'nın TTK'da düzenlenen haksız rekabet düzenlemelerine yönelik olarak özel kanun konumunda olduğu, ancak buna rağmen SMK hükümlerine göre koruma sağlanamayan hallerde TTK'daki haksız rekabet hükümlerine göre inceleme yapılarak dürüstlük kuralına aykırı veya aldatıcı hareketlerle haksız rekabet hallerine sebebiyet verilebileceği, ne var ki dosyanın incelenmesinde TTK 54 maddesinde düzenleme kapsamında müşterilerle tedarikçiler arasında veya rakipler arasındaki ilişkiyi etkilemeye yönelik aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı bir davranışın bulunmadığı ve iltibasa sebebiyet verecek karıştırılma ihtimalini yaratacak önlemler alınmadığı hususları değerlendirilmiş olup, davaya konu uyuşmazlıkta haksız rekabetin oluşmadığı, mahkemenin görevlendirme yazısı kapsamında davalı şirketin ticaret ünvanının terkini ile davalı şirkete ait internet alan adından "..." ibaresinin terkini hususlarının da, davalı kullanımı ve markalarının davacının markaları yönünden karıştırılma ihtimalini sağlamadığı, davacı markalarının zayıf marka niteliğinde olduğu, davalı kullanımlarının davacının markasından yeteri kadar uzaklaştığı, raporda belirtilen gerekçelerle haksız rekabetin de bulunmadığı değerlendirilmiş olduğundan, ticaret unvanının terkini ve alan adından “...” ibaresinin terkini şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli... ve ... numaralı markaların hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, davalının tecavüz - haksız rekabetinin tespiti, men'i, ref'i, davalı şirketin ticaret ünvanının terkini ve davalı şirkete ait internet alan adından "..." ibaresinin terkinine ilişkindir. Marka hakkına tecavüz sayılan haller SMK'nın 7.maddesine de atıf yapılmak suretiyle 29.maddede düzenlenmiştir. Madde 7 (Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları): "(1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. (3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. (5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:
a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.
b)Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına, değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.
c)Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması." Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c)Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç)Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. 6769 sayılı SMK'nın 149.maddesi: "(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c)Tecavüz fiillerinin durdurulması.
ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması.
e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.
f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası.
g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi. (2) Birinci fıkranın (e) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda, söz konusu ürün, cihaz ve makinelerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değerin kabul edilen tazminat miktarını aşması hâlinde, aşan kısım hak sahibince karşı tarafa ödenir. (3) Birinci fıkranın (g) bendinde belirtilen talebin kabulü durumunda ilanın şeklî ve kapsamı kararda tespit edilir. İlan hakkı, kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse düşer. (4) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adları bakımından manevi zararın tazmini talep edilemez." 6769 sayılı SMK'nın 151.maddesine göre: "(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:
a)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.
b)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.
c)Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli. (3) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulur. (4) Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir. (5) Mahkeme, patent haklarına tecavüz hâlinde, patent sahibinin bu Kanunda öngörülen patenti kullanma yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğu kanaatine varırsa yoksun kalınan kazanç, ikinci fıkranın (c) bendine göre hesaplanır. (6) Coğrafi işarete veya geleneksel ürün adına tecavüz hâlinde bu madde hükmü uygulanmaz." hükmü amirdir. Marka:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur. 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU Madde 54: "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Madde 55: "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b)Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c)Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d)Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e)İş şartlarına uymamak;
f)Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak." Madde 56: "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;
a)Fiilin haksız olup olmadığının tespitini,
b)Haksız rekabetin men’ini,
c)Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilm esini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,
d)Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,
e)Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. "hükümleri yer almaktadır. SMK, TTK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporları ve bütün dosya kapsamından: TPMK nezdinde ..., ..., ...,... numaralı markaların davacı adına tescilli olduğu, TPMK nezdinde ..., ... numaralı markaların davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere; davacı markasının zayıf marka olarak değerlendirilmesi ve davalının hükümsüzlüğü istenen markalarının davacının markasından karıştırılma ihtimalini ortadan kaldıracak yeterlilikte uzaklaştığı, bu nedenle SMK'nun 6/1 maddesine göre hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, aynı gerekçelerle SMK'nun 7/2-b maddesi kapsamında davalı marka ve kullanımlarının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, dosyanın incelenmesinde TTK 54 maddesinde düzenleme kapsamında müşterilerle tedarikçiler arasında veya rakipler arasındaki ilişkiyi etkilemeye yönelik aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı bir davranışın bulunmadığı ve iltibasa sebebiyet verecek karıştırılma ihtimalini yaratacak önlemler alınmadığı hususları değerlendirilmiş olup, davaya konu uyuşmazlıkta haksız rekabetin oluşmadığı, davalı kullanımı ve markalarının davacının markaları yönünden karıştırılma ihtimalini sağlamadığı, davacı markalarının zayıf marka niteliğinde olduğu, davalı kullanımlarının davacının markasından yeteri kadar uzaklaştığı, haksız rekabetin de bulunmadığı hususları dikkate alındığında ticaret unvanının terkini ve alan adından “...” ibaresinin terkini şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir.
1.Davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı REDDİNE,
2.Alınması gereken 615,40 TL harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davalı şirket kendini vekil ile temsil ettirmediğinden vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına.
4.Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/12/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)