Esas No
E. 2025/8929
Karar No
K. 2025/10450
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2025/8929 E.  ,  2025/10450 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1470 E., 2025/1273 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/483 E., 2021/915 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 26.08.2013 tarihinden 13.05.2021 tarihine kadar kesintisiz şekilde olmak üzere gündüz fabrika işçisi, gece ve pazar günleri ise bekçi olarak çalıştığını, davacının işten çıkışının Sosyal Güvenlik Kurumuna 05.01.2021 tarihinde bildirilmiş olmasına karşın13.05.2021 tarihine kadar fiilen çalışmaya devam ettiğini, 13.05.2021 tarihinde davalı işyeri temsilcisi ... 'nin boğazını sıkmak suretiyle davacıyı işyerinden kovduğunu, davacının işçilik tazminat ve ücret alacaklarının ödenmediğini, davalı işyeri yetkilisinin işçilik alacaklarından kurtulabilmek için ihtiyari arabuluculuğa başvurduğunu, davacıya Devlet desteği ödenebilmesi için imza atması gerektiğini söyleyerek imza attırdığını, ancak gerçekte 5.400,00 TL karşılığında davacıya tüm talep haklarından feragat ettirildiğinin anlaşıldığını, davacının arabulucuyu hiç görmediğini, kendisi dışarıda bekletilerek sadece imza için içeri alındığını, iradesinin fesada uğratıldığını söz konusu ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin usulüne uygun olmayıp dava açma yasağının somut durumda uygulanma alanı olmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiği ve Şirket temsilcisinin davacıya bağırıp boğazını sıkarak işten kovduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen hak ve alacakların zamanaşımına uğradığını, tarafların ortak iradesi ile arabulucu Av. ... ’nin nezdinde yürütülen 2021/21775 sayılı ihtiyari arabuluculuk süreci sonunda davacı işçiye talep ettiği tüm tazminat ve işçilik alacaklarının ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını ve anlaşılan tutarın ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı tarafça kıdem ve ihbar tazminatları ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğundan bahisle dava açılmış ise de davalı tarafın sunmuş olduğu arabulucu Av. ... 'nin yürütmüş olduğu 2021/21775 sayılı ve 29.01.2021 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinde uyuşmazlık konusu prim, ikramiye, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, kıdem, ihbar, yıpranma payı ile gece vardiyası zammı vs. konularında anlaştıkları ve davacının hesabına anlaşma tutanağında yer olan 5.400,00 TL ödemenin yapıldığının anlaşılmış olduğu, arabuluculuk anlaşma belgesinin resmî bir evrak olduğu ve aksi yöndeki iddiaların yine resmî belge ile ispat edilmesi gerektiği ancak davacı tarafça böyle bir belgenin sunulmamış olması nedeniyle davacının herhangi bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabulucu Av. ... 'nin yürütmüş olduğu 2021/21775 sayılı ve 29.01.2021 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinde uyuşmazlık konusu prim, ikramiye, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıpranma payı ile gece vardiyası zammı konularında anlaştıkları ve davacının hesabına anlaşma tutanağında yer olan 5.400,00 TL ödemenin yapıldığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/5 hükmünde anlaşılan hususlarda taraflarca dava açılamayacağı düzenlendiğinden davacının istinaf taleplerinin yerinde olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Davacının davalı işyerinde çalışması devam ederken davalı işyeri temsilcisi ... 'nin davacı ile birlikte bir işçisini daha alarak arabulucu Av. ... 'nin ofisine götürdüğünü "devletten pandemi dolayısıyla senin için yardım alacağız" diyerek arabuluculuk anlaşma tutanağına imza attırdığını, davacının imza attığı sırada neye ne için imza attığını bilmediğini, kendisine hiçbir bilgilendirme yapılmadan yalnızca imza attırılıp odadan çıkartılmış olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun yapılmadığını, davacının iradesinin fesada uğratılmış olduğunu, bu nedenle arabuluculuk anlaşma metninin hukuk zemininde bir karşılığı bulunmadığını, davalı işyerinde yaklaşık 7 sene boyunca gece gündüz çalışan, hiçbir işçilik alacağını alamayan davacının 5.400,00 TL karşılığında davalı işvereni ibra etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

2.6325 sayılı Kanun'da taraflarca arabulucuda anlaşılması hâlinde anlaşılan hususlar hakkında dava açılamayacağı düzenlenmişse de söz konusu ihtiyari arabuluculuk anlaşma metni usulüne uygun olmayıp, hukuka aykırı ve müvekkilin zayıflığı kullanılarak düzenlendiğinden dava açma yasağı mevcut vakıada uygulama alanı bulmayacağını,

3.İhtiyari arabuluculuk tutanağı neticesinde davacıya yalnızca 5.400,00 TL elden para verildiğini, başkaca ödeme yapılmadığını, esasen ihtiyari arabulucuk görüşmesi yapıldığı zaman zarfı içerisinde ortada henüz bir uyuşmazlık da bulunmadığını zira davacının fiilî ve hukuki olarak davalı işyerinde çalışmakta olduğunu, sigorta çıkışı olan 05.01.2021 tarihinden 13.05.2021 tarihine kadar fiili olarak çalışmaya da devam ettiğini, söz konusu hususun tanık deliliyle ispatlanabileceğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçerli olup olmadığına ve davacının davaya konu alacaklarının ispatına ilişkindir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak hukuki dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hukuki dinlenilme hakkı" kenar başlıklı 27. maddesi ile iddia ve savunma hakkı usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin 2. fıkrasında bu hakkın açıklama ve ispat hakkını da içerdiği vurgulanmıştır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanır. Bu durum silahların eşitliği ilkesi olarak da ifade edilmektedir.

Hukuki dinlenilme hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gereğince her iki tarafın eşit şekilde bilgi ve belge sunma, beyanda bulunma, açıklama yapma imkânının bulunması, tarafların yargılama süresince mahkeme nezdinde sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından eşitliğin gözetilmesi, taraflar arasındaki mücadelenin eşit silahlarla yürütülmesi ve iki tarafın delillerinin değerlendirilerek tartışılması adaletin görünür kılınmasını da sağlayacaktır.

Somut olayda davacı vekilince, müvekkilinin 26.08.2013-13.05.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedilmesine karşın işçilik tazminat ve alacaklarının ödenmediği, davalı işveren tarafından çalışma fiilen devam ederken salgın nedeniyle Devlet desteği alınacağı söylemiyle davacının iradesi sakatlanmak suretiyle ihtiyari arabuluculuk tutanağının imzalatılmış olduğu, davacının arabulucu ile hiç görüşmediği, kendisine hiçbir bilgilendirme yapılmadığı iddia edilerek alacak davası açıldığı, davalı tarafından ise davacının tüm hak ve alacaklarının ihtiyari arabuluculuk anlaşması kapsamında ödenmiş olduğu savunulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince dosyaya sunulduğu belirtilen 2021/21775 sayılı ve 29.01.2021 tarihli arabuluculuk anlaşma belgesinde uyuşmazlık konusu alacaklar hususunda tarafların anlaştıkları ve davacının hesabına anlaşma tutanağında yer olan 5.400,00 TL ödemenin yapıldığının anlaşılmış olduğu, ihtiyari arabuluculuk belgesinin resmî bir evrak olduğu aksinin aynı değerde belge ile ispat olunabileceği gerekçesiyle ilk celsede davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince ... Arabuluculuk Bürosundan 2021/21775 sayılı ihtiyari arabuluculuk dosyasının gönderilmesi istenilmiş; ancak ... Arabuluculuk Bürosunun 17.09.2025 tarihli cevabi yazısında, 2021/21775 sayılı bir dosya kaydının bulunmadığı taraflar arasında yalnızca 2021/347 sayılı dava şartı olan arabuluculuk dosyasının mevcut olduğu bildirilmiştir.

Temyiz incelemesi esnasında fiziken dosya içerisinde ve UYAP ile oluşturulan elektronik ortamda davanın reddine dayanak yapılan 2021/21775 sayılı ve 29.01.2021 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesine rastlanılmamış olmakla Bölge Adliye Mahkemesinden dosyadaki belge eksikliğinin giderilmesi talep edilmiş ise de sistem üzerinden dosyada mevcut bulunan dava şartı olan arabuluculuk anlaşamama tutanağı gönderilmiş, dolayısıyla 29.01.2021 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesi temin edilememiş, eksiklik giderilememiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince tarafların delilleri toplanmaksızın ilk celse karar verilerek dava sonuçlandırılmıştır. Davacının ispat hakkını kullanmasına imkân verilmeden yargılamanın sona erdirilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğindedir. Belirtilen sebeple 29.01.2021 tarihli ve 2021/21775 sayılı ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin aslı dosyaya getirtilerek tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra tüm dosya kapsamına göre yeniden değerlendirme yapılarak bir karar verilmelidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog