2. Ceza Dairesi 2023/15198 E. , 2025/19949 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 145. maddesi uyarınca sanığın cezasından indirim yapılması gerektiğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak;
Sanığın 10.11.2020 tarihinde gece vakti saat 21.00 sıralarında suça konu mağazadan değeri 5553,00 TL olan 17 parça eşyayı çaldığı, bilahare 11.11.2020 tarihinde gündüz vakti sayılan saat 14.00 sıralarında yine aynı yerden hırsızlık yapmak isterken yakalandığı ve eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, tamamlanmış ilk eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143/1 maddeleri, ikinci eylemin ise aynı Kanun'un 142/2-h, ve 35. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu nazara alındığında,
Zincirleme suç kapsamındaki her bir eylemle ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi çerçevesinde; önce temel ceza tayini, ardından artırım ve indirim sebepleri ayrı ayrı uygulanarak bulunacak sonuçların karşılaştırılması suretiyle daha ağır cezanın belirlenmesi ve buna göre daha ağır cezayı gerektiren suç için tayin olunacak cezadan 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması, ancak bu cezanın teselsülü oluşturan her bir suçun müstakil olarak belirlenen cezalarından az, toplamlarından ise fazla olamayacağının dikkate alınması suretiyle sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği, bu itibarla sanık hakkında aynı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca belirlenecek ceza sonrası, zincirleme suç hükümleri uygulanarak aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. addesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.