Esas No
E. 2025/838
Karar No
K. 2025/9974
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

9. Hukuk Dairesi         2025/838 E.  ,  2025/9974 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/517 E., 2024/3413 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/385 E., 2023/613 K.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.05.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve diğer davalı ... AŞ vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 12.06.2010-30.06.2017 tarihleri arasında elektrik teknikeri olarak ...'da çalıştığını, fazla çalışma yaptığını, ayda iki pazar çalıştığını, ulusal bayram genel tatillerde çalıştığını ancak ücretlerinin ödenmediğini, davacının gerçek ücreti 2.300,00 USD iken 2014 Eylül ayı sonrasında 1.450,00 USD’ye düşürüldüğünü, davacının iş sözleşmesinin iş bitimi gerekçesiyle sona erdirildiğini ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davada husumet yöneltilen Şirketin, işçinin hangi ülkelerde ne kadar süreyle çalıştığının belli olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının çalıştığı ülke mevzuatına göre dava konusunun değerlendirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işçi alacaklarının ... Federasyonu kanunlarına tâbi olduğunu, proje kapsamında çalışan davacının iş sözleşmesi projenin sona ermesiyle kendiliğinden sona erdiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının ücret iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden, üç aylık ve bir yıllık sürelerin düzenlendiği, davacının iş sözleşmesinin sona erdiği tarih ve davanın açılış tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresi ve hak düşürücü sürenin dolduğu, dava açıldıktan sonra içtihat değişikliğine gidilmesine bağlı olarak hukuki durumun değişmesi sebebiyle açılan davanın reddine karar verilmesi karşısında davalı yararına yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin 30.06.2017 tarihinde sona erdiği, davalının cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduğu, dava tarihi olan 29.08.2018 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin dolduğu, Mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Somut davanın koşullarına göre sıkı ilişkili Türk iş hukuku hükümleri yerine Rus iş hukuku hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu,

2.Anayasa Mahkemesindeki iptale ilişkin başvurunun bekletici mesele yapılması gerektiğini,

3.Rus İş Kanunu'ndaki düzenlemenin dava açma süresi olarak düzenlendiğini, zamanaşımı süresi olmadığını,

4.Rus iş hukukunda dava açma sürelerinin haklı sebep bulunmadığı durumunda uzadığını, içtihat değişikliğinin haklı sebep olduğunu, bu nedenle davanın süresinde açıldığını,

5.Yargıtayın 24.11.2020 tarihinden sonra içtihat değişikliğine gittiğini, bu tarihinden önceki fesihlere bu görüş değişikliğinin uygulanmaması gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uyuşmazlığa uygulanacak hukuk, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve zamanaşımına ilişkindir.

İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.

Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının yurt dışında bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince somut uyuşmazlığa Rus hukuku uygulanmak suretiyle yargılama sonuçlandırılmıştır.

Yurt dışı iş sözleşmelerinin açık, net ve anlaşılır bir dilde düzenlendiği, uyuşmazlık döneminde yürürlükte olan 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmünün açıkça cevaz verdiği şekilde sözleşmelerde hukuk seçimi yapıldığı anlaşılmakta olup, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmelerinin bağlayıcı ve geçerli olduğu sonucuna varılması gerekmektedir. Dosya içeriğine göre hukuk seçimi anlaşması yapıldığı anlaşılan 12.06.2010-27.01.2012 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından ... hukukunun uygulanması yerinde olmuştur. Davacının 01.05.2015-03.12.2017 tarihleri arasındaki diğer çalışma dönemi bakımından ise taraflar arasında hukuk seçimi anlaşması bulunduğuna dair dosyada herhangi bir sözleşme veya başkaca delil bulunmamaktadır.

Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tâbiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu sosyal güvenlik sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.

Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; 01.05.2015-03.12.2017 tarihleri arasında ...'da çalışan davacı işçi ile işveren davalının tâbiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında hukuk seçimi anlaşması bulunmayan söz konusu çalışma döneminde daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacının 01.05.2015-03.12.2017 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacı yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog