9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2025/7306 E. , 2025/10473 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 86. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının gerçekleştirdiği Kuveyt Uluslararası Havalimanı inşaatında çalıştığını, davalı işyerinde haftanın 7 günü 07.00-22.00 arasında çalışma yapılmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, davalı Nisan 2020’den itibaren işçilere yeterli öğün, kalite ve nicelikte yemek de temin edemez hâle gelince şantiyede ölümcül salgının yanı sıra beslenememe sorunu da yaşandığını ve işçilerin mecburen kendilerinden istenen her imzayı/el yazısını vererek uçağa binebildiklerini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili Şirket nezdinde bir çalışmasının bulunmadığını, müvekkili Şirket ile davacıyla arasında iş sözleşmesi bulunan ... İnşaat ... Şirketi arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, uyuşmazlığın Kuveyt kanunlarına göre Kuveyt’te çözümlenmesi gerektiğini, fazla çalışılan saatlere ilişkin ücretlerin de bordrolarda gösterilerek zamlı olarak işçilere ödendiğini, her işçiye mutlaka haftada bir gün izin kullandırıldığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanmasına yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda uyuşmazlığın Kuveyt hukukuna göre çözümlenmesi gerektiği, iş sözleşmesinin sağlık endişesi sebebi ile davacı tarafça feshedildiği, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma ücret, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesaplandığı gerekçesiyle hafta tatili ücreti alacağı talebi reddedilmek ve diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin salgın sebebiyle kıdem tazminatının ödeneceği belirtilerek feshedildiği, davacının yurt içinde bulunduğu dönemlerde ücretinin ödendiği ispatlanamadığından yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, davacıya yapılan fazla çalışma ücreti ile hafta tatili ücreti ödemelerinin ilgili alacaklardan indirim uygulandıktan sonra mahsup edildiği belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;
a)Kuveyt hukukunda indirim uygulamasının bulunmadığını,
b)Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hatalı hesaplandığını,
c)Davacın hafta tatili ücreti alacağının hatalı hesaplandığını,
d)İndirim nedeniyle reddedilen tutarlar sebebiyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a)Davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, hesaplamanın hatalı yapıldığını,
b)Davalı Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini,
c)Davacının işçilik alacaklarının ödendiğini ve herhangi bir alacağının bulunmadığını,
d)Davacı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini,
e)Yıllık ücretli izin alacağının hatalı hesaplandığını,
f)Hüküm altına alınan alacaklara faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, husumet, davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı, alacakların hesaplanması, faiz, vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz nedenlerine göre tarafların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Kuveyt 2010 tarihli ve 6 sayılı Özel Sektör İş Kanunu'nun (Kuveyt İş Kanunu) 55. maddesine göre "Ücret, işçiye temel ücret olarak veya çalışması ve iş sözleşmesi veya işverenin yönergesinde belirtilen unsurların tamamı kapsamında ilave olarak ödenen veya ödenmesi gereken miktar demektir. 2000 tarihli ve 19 sayılı Kanun uyarınca kararlaştırılan sosyal yardımlar ve çocuk yardımları saklı kalmak kaydıyla yardımlar, ikramiyeler, bedeller, ödentiler, bağışlar veya nakdi ödemeler gibi periyodik olarak işçiye yapılan tüm ödemeler ücret hesabına girer. İşçinin ücreti net kazançtan pay miktarı olarak belirlenmiş ve işyeri hiç kazanç sağlayamamış veya gerçekten çok düşük kar etmişse, işçinin payının yaptığı iş ile orantısız olması hâlinde, işçi için emsal veya mesleki geleneklere göre ya da adaleti sağlayacak şekilde bir ücret belirlenir." Sözü edilen Kanun'un 56. maddesine göre "Ücret aşağıdaki hususlar gözetilerek iş günlerinden birinde ve tedavüldeki para cinsinden ödenir: a- Aylık ücret alması belirlenen işçilere ücretleri, her ay en az bir kere ödenir. b- Diğer işçilerin ücretleri, en az iki haftada bir kez ödenir. Ücretin ödenmesi hak edildiği günden itibaren yedi günden fazla geciktirilemez." Kuveyt İş Kanunu'nun hafta tatilini düzenleyen 67. maddesi ise şöyledir: " İşçi, her 6 iş gününün sonunda aralıksız 24 saat olarak belirlenen ücretli hafta tatilini hak eder. İşle ilgili koşulların gerektirdiği zorunlu durumlarda işveren hafta tatilinde işçiyi çalıştırabilir. İşçiye asıl ücretine ilave olarak en az %50 oranında fazla ücret ödenir ve tatil günü başka bir gün ile telafi edilir. Önceki fıkra hükmü işçinin günlük ücret ve izin hakkının hesaplanmasında ihlal edilemez. Bu hakkın hesaplanması, aldığı maaşı ücretli tatil günü olmasına rağmen hafta tatili günleri dışındaki fiilî çalışma günlerinin sayısına bölünerek yapılacaktır." Aynı Kanun'un ulusal bayram ve genel tatil ücretini düzenleyen 68/2 hükmü ise şu şekildedir: "İş koşulları bugünlerden birinde işçinin çalışmasını gerektirirse, işçi çift ücret ve bir gün tatil hakkı elde eder."
Yukarıda ilgili hükümlerine yer verilen Kuveyt İş Kanunu ile mülga 1964 tarihli Kuveyt İş Kanunu'ndan farklı olarak hafta tatilinin ücretli olduğu, hafta tatilinin ücretli olmasının işçinin günlük ücret belirlemesini etkilemeyeceği, günlük ücretin hafta tatili günleri dışındaki fiilî çalışma günlerinin sayısına bölünerek bulunacağı, yine önceki Kanun'dan farklı olarak hafta tatilinde ya da ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılması hâlinde 1 gün telafi izni verileceği düzenlenmiştir. Belirtilen düzenlemelere göre uyuşmazlıkların çözümünde öncelikle işçilerin aylık sabit ücretle mi yoksa günlük ücretle mi çalıştıkları hususunun belirlenmesi önem arz etmektedir.
Kuveyt İş Kanunu'nun 56/1-(a) hükmüne göre aylık ücretle çalışan işçi; çalışmasa da hak kazandığı 1 günlük ücretini aylık ücreti içinde almış olduğundan hafta tatilinde çalıştığında, sadece günlük ücretinin %50'si (0,5) oranında ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete; ulusal bayram ve genel tatil günü çalıştığında ise ayrıca 1 günlük ücrete ve kullandırılmadığında telafi izninin karşılığı 1 günlük ücrete hak kazanacaktır.
Günlük ücretle çalışan işçiye ise sadece yaptığı çalışmanın ücreti ödenmekte olup bu işçi hafta tatili gününde çalıştığında; çalışma karşılığı 1 günlük ücrete+günlük ücretinin %50'si (0,5) ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete; ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığında ise çalışma karşılığı 1 günlük ücrete+ayrıca 1 günlük zamlı ücrete ve kullandırılmadığında telafi izni karşılığı 1 günlük ücrete hak kazanacaktır.
Diğer yandan Kuveyt İş Kanunu'nda mevcut düzenlemeler ışığında, aylık ücretle çalışan işçilerin günlük ücretinin aylık ücretin 26'ya bölünmesi suretiyle bulunması gerekir. Bu noktada işçinin fiilî çalışma günlerinin tespitinin ancak imzalı puantaj kaydı gibi bir belge ile mümkün olabileceği gözetilerek imzasız olarak sunulan "Payroll" başlıklı belgede bulunan çalışma günlerinin işveren lehine değerlendirme yapılarak hesaplamada dikkate alınamayacağının göz önünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde davacının aylık 700,00 Kuveyt dinarı (KWD) ücret ile haftanın 7 günü hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde izin kullanmadan çalıştığını, karşılığının ödenmediğini ileri sürmüş; davalı cevap dilekçesinde davacının 473,00 KWD ücret ile çalıştığını, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını savunmuştur.
Dosya kapsamına göre davacı, aylık sabit 473,00 KWD ücretle çalışmıştır. Davalı, davacıya çalıştığı hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günleri için telafi izni kullandırdığını savunmadığı gibi dosya kapsamında davacıya telafi izni kullandırıldığına ilişkin bir delil de bulunmamaktadır. Bu belirlemelere göre davacı işçiye çalışmasa da hak kazandığı hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri, aylık ücreti içinde ödenmiş olduğundan hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tanık beyanlarına göre ayda 4 hafta tatilinde, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının tespiti ile hafta tatili ücreti alacağının günlük ücretinin 1,5 katı; ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ise günlük ücretinin 2 katı üzerinden hesaplanması yerindedir. Ancak davacının günlük ücretinin, aylık ücretinin 26'ya bölünmesi suretiyle tespit edilmesi, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bu ücret dikkate alınarak hesaplanması gerekirken aylık ücretin 30'a bölünmesi ile bulunan günlük ücretin hesaplamalara esas alındığı anlaşılmış olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.
3.Somut uyuşmazlıkta Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının günlük 07.00-22.00 saatleri arasında 2 saat ara dinlenme ile birlikte günlük 13 saat çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Ancak davalı işyerinin bulunduğu ülkenin iklimi göz önüne alındığında özellikle yaz mevsiminde ara dinlenme süresinin ne kadar olduğu, gerekirse bu konuda tanıklar da yeniden dinlenmek suretiyle belirlendikten sonra karar verilmelidir.
4.Kuveyt İş Kanunu'nun 51. maddesinde işçinin beş yıllık hizmetine karşılık her yıl için 15 günlük ücret üzerinden iş sonu ikramiyesine hak kazanacağı belirtilmesine rağmen Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 30 günlük ücret üzerinden hesaplama yapılması hatalı olmuştur.
5.Taraflar arasında hükmedilen dava konusu alacaklara işletilecek faizin başlangıç tarihi uyuşmazlık konusudur. Öncelikle ifade etmek gerekir ki muacceliyet en yalın anlatımıyla, ödeme zamanının gelmiş olmasıdır. Borcun ifası için bir vade öngörülmüşse kural olarak bu vadenin gelmesiyle muacceliyet oluşur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.10.2012 tarihli ve 2012/7-502 Esas, 2012/707 Karar sayılı karar).
Alacağın muaccel hâle gelmesi ile borçlunun temerrüde düşmesi farklı kavramlardır. Temerrüt alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hâle gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Bununla birlikte borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle ifa gününü belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.11.2023 tarihli ve 2022/3-1269 Esas, 2023/1106 Karar sayılı karar).
Diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99. maddesine göre, Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.
Öğretide 6098 sayılı Kanun'un 99. maddesinde geçen “vade tarihi” ifadesinin, borcun muaccel olacağı tarihi ifade ettiği, "ödeme gününde ödenmemesi" ifadesinden anlaşılması gerekenin de vade (muacceliyet) tarihi olduğu belirtilmektedir. Buna göre temerrüdün oluşması için ihtara gerek olmayan hâllerde; muacceliyet ile temerrüt, diğer koşullar da oluşmuşsa aynı anda doğar. Fakat temerrüt için ihtara gerek olan, ancak henüz ihtar olmadığı için temerrüdün oluşmadığı hâllerde, muacceliyet tarihi ile temerrüdün doğumu farklı tarihlerde gerçekleşmektedir (... , "Yabancı Para Borçlarının İfası" https://.../tr/.../... e/... 1, [Erişim Tarihi: 06.01.2025], s.511-570). 6098 sayılı Kanun'un 99. maddesi yabancı para borcunun ifasına yönelik olup yabancı para borcuna hükmedilecek faizin başlangıç tarihine ilişkin değildir. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a hükmünde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hâllerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. Bu açıklamalara göre Mahkemece; hüküm altına alınan alacaklar yönünden hem temerrüt tarihinden hem de vade (muacceliyet) tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması infazda tereddüte yol açacak mahiyette olduğundan hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.