43. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 43. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1062
- Karar No
- 2026/106
- Karar Tarihi
- 27.01.2026
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1062
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/02/2022
NUMARASI : 2018/517 Esas - 2022/130 Karar
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,Taraflar arasında 01.06.2018 tarihinde ... ihale kayıt numaralı “ Toz Aktif Karbon Temini Sözleşmesi"nin imzalandığını, sözleşmenin bitim tarihinin 29.08.2018 olduğunu, davalı yüklenici firma tarafından idareye sözleşme süresi içinde ürün teslimi yapılmadığını, sözleşmenin 34.1. maddesi gereği davalıya sözleşme süresine ilaveten 10 gün daha verildiğini ve ek sürenin 08.09.2018 tarihinde dolduğunu, bu süre zarfında da ürün tesliminin yapılmadığını, konuya ilişkin mazeret de sunulmadığını, 4735 s. Kanun ve sözleşme gereği 01.10.2018 tarihli Makam Oluruyla ... ihale kayıtlı sözleşmenin feshedildiğini, 105.840,00 TL kesin teminatın idarenin hesabına irat olarak kaydedilmesi kararı alındığını, davalı firmanın 1 yıl süre ile kamu ihalelerinden yasaklanmasına karar verildiğini, teminat güncelleme farkının 25.331.81 TL olduğunu, davalının yapılan ihtara rağmen davaya konu edilen teminat güncelleme farkını ödemediğini, davalının esasen bu hususları ikrar ettiğini öne sürerek; belirtilen sözleşmenin feshi nedeniyle idareye irat olarak kaydedilen 105.840,00 TL kesin teminat gelirinin 10.10.2018 tarihine kadar hesaplanan 25.331,81 TL güncelleme farkının -fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla- 10.10.2018 tarihinden işleyecek ve hesaplanacak ticari (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinin davalıya bırakılmasını ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. maddesinin 3/1 bendine göre teslim tarihinin işe başlama tarihinden itibaren 90 takvim günü olarak belirlendiğini, aynı maddenin 2. bendinde işe başlama tarihinin sözleşmenin imzalandığı tarih olarak kararlaştırıldığını ve son teslim tarihinin tatil gününe rastlaması halinde son teslim tarihinin, o günü takip eden ilk iş günü mesai saatinin bitimi olacağı şeklinde düzenlemeye yer verildiğini, sözleşmeye göre 90 günlük sürenin son gününün 30.08.2018 olması sebebiyle Zafer Bayramına denk geldiğini, yukarıda açıklanan sebeplerle son teslim gününün artık 31.08.2018 olduğunu, sözleşmenin 34.1. hükmü gereği 10 günlük ek süre ihtarının teslim süresi geçtikten sonra yapılması gerektiğini, davacı idarenin bu ihtarı 31.08.2018’de yanı teslim süresi içinde yaptığını ve sözleşmede düzenlenen usule aykırı olduğunu, teslim süresinden sonra herhangi bir ihtarın keşide edilmediğini, açıklanan sebeplerle davacının kesin teminat bedelini irat olarak kaydederek sözleşmeyi feshedemeyeceğini ve işbu dava konusu güncelleme bedelini talep edemeyeceğini, davacının son teslim tarihi olan 31.08.2018 tarihinden sonra usulüne uygun bir ihtarname ile 10 günlük ek süre verdiğini ispat etmesi gerektiğini; tüm bunlarla beraber döviz kurlarındaki artışla ortaya çıkan ekonomik kriz nedeniyle borcun ifasının, müvekkilin kusuru olmaksızın imkansız hale geldiğini, güncelleme bedeli talebinin hakkaniyete aykırı olduğunu, T.C, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 20.09.2018 tarihli Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 2019-2021 Dönemi Orta Vadeli Programı’nın “Dengeleme-Disiplin-Değişim" başlıklı bölümü ve bu kapsamda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 26.10.2018 tarih ve ... sayılı tasarruf tedbirleri konulu yazısında Türkiye genelindeki idarelere mezkur ekonomi programı kapsamında tedbirler alınması bildiriminde bulunulduğunu, müvekkilin ihalesinin feshedilmesi değil açıklanan gerekçelerle askıya alınması gerektiğini beyanla; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Tüm dosya kapsamı, taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasında imzalanan 01.06.2018 tarihli Toz Aktif Karbon Temini Sözleşmesinin (36).maddesinin (2).fıkrasına ve 4734 sayılı Kanunun (22).maddesinin (2).fıkrasına göre TEFE üzerinden talep edebileceği güncelleme bedelinin 11.10.2018 tarihi itibariyle 3.788,49 TL olarak hesaplandığı 06.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olup, bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine, 3.788,49-TL güncelleme farkının 11/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; lehe düzenlenen ilk bilirkişi raporu dikkate alınmayarak mevzuata aykırı bir değerlendirmenin yapıldığı ikinci bilirkişi raporunun gerekçe gösterilerek mahkemece hataya düşüldüğünü, mahkeme kararının reddedilen kısım yönünden hatalı olduğunu, bilirkişilerce yapılan hesaplamanın yöntem olarak yanlış olduğunu, Türkiye İstatistik Kurumu Web sitesinde parasal değerleri güncelleme aracı bulunduğunu, davacı idarece bu hesaplama aracının kullanıldığını, parasal değer güncelleme konusunda Türkiye’nin tek yetkili kurumunun Türkiye İstatistik Kurumu olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan toz aktif karbon temini sözleşmesini gereği teminat güncelleme farkının tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; güncelleme bedelinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı noktasındadır. 22.01.2020/24648 sayılı TC Resmi Gazetesinde yayınlanarak yürürlüğe giren Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun (22).maddesi ise '' 19 uncu maddeye göre yüklenicinin fesih talebinin idareye intikali, 20 nci maddenin (a) bendine göre belirlenen sürenin bitimi, 20 nci maddenin (b) bendi ile 21 inci maddeye göre ise tespit tarihi itibariyle sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen yedi gün içinde idare tarafından fesih kararı alınır. Bu karar, karar tarihini izleyen beş gün içinde yükleniciye bildirilir.19,20 ve 21. Maddlere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsüncü yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir. Güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir.'' denmektedir. Dosyaya kazındırılan ve denetime elverişli hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu ile; Davacı ile davalı arasında imzalanan 01.06.2018 tarihli Toz Aktif Karbon Temini Sözleşmesinin (36).maddesinin (2).fıkrasına ve 4734 sayılı Kanunun (22).maddesinin (2).fıkrasına göre TEFE üzerinden talep edebilecek güncelleme bedelinin 11.10.2018 tarihi itibariyle 3.788,49 TL olarak hesaplanmıştır.
Bilirkişi raporunda faiz hesabı değil yasal düzenlemede belirtildiği şekilde TÜİK tarafından yayınlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine (TEFE) baz alınarak, detaylı ve tablo halinde güncelleme bedeli sunulmuştur. mahkemece de bu rapor esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 368,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 364,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026