7. Hukuk Dairesi 2025/4934 E. , 2025/5191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Çatalca 1. Sulh Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 02.06.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflara ait 3 82... parseldeki ortaklığın öncelikle aynen, mümkün olmadığı takdirde satış sureti ile giderilmesini istemiştir. II. CEVAP Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından harçtan muaf oldukları gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun sadece hükmün 6. maddesindeki 2.325,05 TL miktarında olan karar harcına ilişkin olduğu ve 2.325,05 TL'nin karar tarihi itibarıyla 28.250,00 TL miktarındaki kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine miktar itibari ile kesin nitelikte olup temyizi kabil kararlardan olmadığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine dair ek karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; harçtan muaf olduklarını, kararın harca ilişkin kısmını temyiz ettiklerini, kesinlik miktarı belirlenirken esas alınması gerekenin taşınmazın değeri olduğunu, taşınmazın değerinin kesinlik sınırı üzerinde olduğunu, kesinlik sınırında harç miktarının esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını ve kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 366. maddesi şöyledir: "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 3 49... nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır."
2.6100 sayılı Kanun'un 346. maddesi şöyledir: "İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.
Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir.
Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar."
3.Anayasa Mahkemesinin 2017/37079 bireysel başvuru numaralı ve 29.09.2021 tarihli kararının ilgili kısmı şöyledir: "... 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi yollamasıyla 346. maddesine göre ilk derece/bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen kararlarla ilgili istinaf/temyiz dilekçesi verme hakkı mevcut olup bu dilekçelerin reddi hâlinde bu kararlara karşı istinaf/temyiz yoluna başvurulabilmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay da ilk derece/istinaf mahkemesi kararlarında kararın kesin olduğu belirtilmiş olsa bile kararın istinafa/temyize tâbi olduğunu tespit ettiğinde ilk derece/istinaf mahkemelerinin dilekçenin reddine ilişkin kararlarını kaldırarak esas yönünden inceleme yapmaktadır (bkz. §§ 18-20). ...
34.Bu noktada ilk derece mahkemesi veya istinaf mahkemesinin verdiği kararın kesin olduğu hususunda yaptığı tespitin yargı denetimi dışında olmadığının, bunlara karşı bir üst kanun yoluna müracaat edilmesinin mümkün olduğunun altı çizilmelidir. Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kesin olarak verdikleri kararlara karşı istinaf/temyiz dilekçesi sunulmasını ve bu dilekçenin reddi hâlinde dilekçe ret kararına karşı kanunlarda öngörülen süre içinde üst kanun yoluna müracaat edilmesini mümkün kılmaktadır. Böylelikle üst kanun yolu mercii bir alt derece mahkemesinin kararın kesinliğine dair tespitinin usul kanunlarına uygun olup olmadığını inceleyecek ve alt derece mahkemesinin değerlendirmesini isabetli görmediği takdirde dilekçe ret kararını kaldırarak kanun yolu isteminin esasını inceleyebilecektir.
35.İlk derece/istinaf mahkemesi kararında kararın kesin olduğu ifadesinin bulunması kanunen tanınmış üst kanun yoluna başvuru hakkını ortadan kaldırmamaktadır. ..."
4.Yukarıdaki ilkeler ışığında Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz başvurusunun reddine dair 02.06.2025 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
4.1. Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine dair 07.05.2025 tarihli kararı, İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğu gerekçesiyle verilen bir karar olduğundan, 6100 sayılı Kanun'un 366. maddesi yollamasıyla uygulanan 346. maddenin açık hükmü gereğince, temyiz incelemesine tâbi niteliktedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararının kesin olduğu hususunda yaptığı tespit, yargı denetimi dışında olmadığından, bu karara karşı bir üst kanun yoluna müracaat edilmesi mümkündür.
4.2. Bu itibarla; Bölge Adliye Mahkemesinin 07.05.2025 tarihli kararına karşı temyiz yolu açık olduğundan, temyiz başvurusunun reddine dair 02.06.2025 tarihli ek karar isabetsiz görülmüş ve ek kararın kaldırılması gerekmiştir.
5.Ek kararın kaldırılması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine dair 07.05.2025 tarihli kararı yönünden yapılan incelemede;
5.1. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.05.2025 tarihli kararı ile; istinaf başvurusunun sadece 2.264,25 TL miktarındaki harca yönelik olduğu ve 2.264,25 TL'nin karar tarihi itibarıyla 28.250,00 TL miktarındaki kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
5.2. 6100 sayılı Kanun'un 341/1 hükmü istinaf olunabilecek kararları açıkça belirtmiştir. Aynı Kanun'un 341/2 hükmüne göre, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 19.11.2024 itibari ile miktar veya değeri 28.250,00 Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar ise kesindir. Kesinlik sınırı belirlenirken, yalnızca dava konusu edilen mal varlığının değeri dikkate alınır. Harç, vekâlet ücreti veya yargılama giderleri hesaba katılmaz. Eldeki ortaklığın giderilmesi davasında ise istinaf kesinlik sınırı belirlenirken esas alınması gereken miktar harç miktarı değil, davaya konu malvarlığı değeridir. Dosya içeriğine göre taşınmazın toplam değeri, 16.031.200,00 TL olup, karar tarihi itibari ile istinaf kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin üzerinde olduğundan, kararın istinaf incelemesine tâbi olduğu aşikârdır. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin aksi yöndeki 07.05.2025 tarihli kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 02.06.2025 tarihli EK KARARIN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.