T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket ile davalı arasında 18.04.2017 tarihinde dağıtım sözleşmesi imzalandığını, bu dağıtım sözleşmesinin "..." marka otomotiv ürünlerin sözleşmede kararlaştırılan bölgede dağıtılmasına ilişkin olduğunu, müvekkilini fesih tarihine kadar da sorunsuz bir şekilde Motul markasının tanınırlığını, müşteri memnuniyetinin, müşteri portföyünün artmasına katkı sağlamak suretiyle yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, müvekkili şirketin bu sözleşmenin yerine getirilmesi adına araç, personel ve sabit tesis yatırımları yapmak zorunda kaldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme 2017 tarihinden bu yana sorunsuz bir şekilde devam etmiş ise de, 14.09.2022 tarihinde Beyoğlu...Noterliği ... yevmiye numaralı ihtarname ile 12.09.2022 vade tarihli faturaya ilişkin 178.846,79 TL ödeme yapılmadığı gerekçesiyle dağıtım sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak fesih edildiğini, sözleşme feshinden önce müvekkilinin, davalı şirkete 2.241.544,33 TL lik bir borç rezervi bulunmakta olup feshe neden olduğu iddia edilen 178.846,79 TL'nin bunun yaklaşık %8 ine tekabül etmekte olduğunu, müvekkili şirket dağıtıcı olduğundan dolayı sözleşmede belirtilen ödemeleri zamanında yapması adına ... Trabzon/Değirmendere şubesinde ... (Doğrudan Borçlandırma Sistemi) hesabı bulunduğunu, yıllardır basiretli tacir sıfatıyla borcunu vaktinde ödeyen müvekkili şirketin bankaya vermiş olduğu talimatın banka tarafından yerine getirilememesi nedeniyle 12.09.2022 tarihinde ödemesi gereken 178.846,79 tl bedelindeki tutarın davalıya 13.09.2022 ve 14.09.2022 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirket tarafından bankaya talimat verilmesine rağmen söz konusu ödemenin müvekkilinden kaynaklı bir durum olmaksızın ödenemediğini müvekkili tarafından fark edilmesi üzerine davalı tarafın hesabına fesih ihtarı tebliğ edilmeden önce gönderildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin söz konusu ödemede kusuru bulunmadığını, davalı şirket tarafından dağıtım sözleşmesinin adeta sudan sebep ile ve haksız ve feshin son çare olması ilkesine aykırı olarak fesih edildiğini, fesih hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, davalının sözleşme feshinde başkaca amaç ve gayesi bulunmadığını, haksız fesihin kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin zarara uğradığını beyan ederek haklı davanın kabulüne, fazlaya ilişkin ve ıslaha karşı hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 250.000 TL kar kaybı, 100.000 TL davalı ile yapılan ortak yatırımdan kaynaklanan zarar, 10.000 TL müvekkili şirket tarafından yatırım amaçlı alınan araçlardan kaynaklanan zarar ve 90.000 TL müvekkil şirket tarafından yapılan kira sözleşmelerinden kaynaklan zarar olan toplam 450.000 TL maddi tazminatın haksız fesih tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ikame edilen 18.04.2017 tarihli dağıtım sözleşmesinin “11.Muhtelif Hükümler” maddesinin “11.1” numaralı hükmü uyarınca; “Sözleşmeden doğacak ihtilaflara ilişkin olarak münhasıran İstanbul (Çağlayan) mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olacaktır” Tacirlerin kendi aralarında, yapmış oldukları işlemlerde, daha zayıf konumda olan bir taraf olmadığını, kural olarak her iki tarafı da eşit kabul etmenin mümkün olduğunu, bu kimselerin, kanunda belirtilen şartlara uygun olmak kaydı ile, aralarında yetki sözleşmesi yapabileceklerini, tarafların ayrıca, yapmış oldukları yetki sözleşmesi ile, yetkili kıldıkları bir veya birden fazla mahkemenin yetkisinin, münhasır yetki olup olmadığını da kararlaştırabileceklerini, sözleşme uyarınca İstanbul Mahkemeleri yetkili kılınmış olunup, işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa girilmeden önce yetkisiz mahkemede ikame edilen davanın usulden reddini talep etmiştir.
DELİLLLERİN DEĞRLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmenin haksız feshine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK.nun 116/1-a maddesi uyarınca "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı" nın ilk itirazlardan olduğu belirtilmiş ve aynı yasanın 117. maddesi ile cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
Yetki, hukuk yargılamasına tabi bir iş veya davaya hangi yer mahkemesinin bakacağının belirlenmesidir. Kesin yetki öngörülmeyen durumlarda açılan bütün özel hukuk yargılamasına tabi davalarda, asıl olan, genel yetkili mahkemelerdir. Genel yetkili mahkeme HMK madde 6’ya göre, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. HMK madde 19’a göre yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği öngörülmüştür. Bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
HMK'nun 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin yetkili olması dava şartı olarak belirtilmiştir. HMK'nun 115.maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmektedir.
HMK'nun 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin yetkili olması dava şartı olarak belirtilmiştir.
HMK'nun 115.maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmektedir. Yine HMK 17. maddesi uyarınca "tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmü düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir.
Aynı şekilde HMK 18. Maddesinde yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları belirtilmiştir. Buna göre tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesinin yapılamayacağı, ayrıca yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesinin şart olduğu da belirtilmiştir. Yine yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yetkili mahkemenin de açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamından, davacının...Limited Şirketi, davalının ise ... Anonim Şirketi olduğu, davalının ikametgah adresinin ise Küçükbakkalköy Mah. ... Cad. ... Blok No: ... İç Kapı No: ... Ataşehir/İstanbul olduğu, dolayısı ile genel yetkili Mahkemenin de İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar yetkisizlik kararı veren İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, taraflar arasında münhasır yetki sözleşmesi bulunduğu ve iş bu yetki sözleşmesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı vererek dosyayı göndermiş ise de; dosya incelemesinde sözleşmenin, ...Anonim Şirketi ile şahıs firması olan .../...arasında imzalandığı, yetkisizlik kararına esas olan sözleşmede ...Limited Şirketinin imza ve kaşesinin bulunmadığı, dolayısı ile münhasır yetki sözleşmesinde imzası bulunmayan ...Ticaret Limited Şirketi yönünden sözleşmenin geçerli olmadığı, dolayısı ile genel yetkili olan davalının ikametgahı mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle mahkememizin yetkisiz olması nedeni ile Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usülden REDDİNE, merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usülden REDDİNE,
2.Mahkememiz dosyasının merci tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine,
3.Dosya esasının bu şekilde kapatılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 26/02/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."