T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA:Davacı vekili mahkememize ibraz etmiş olduğu dava dilekçesinde; Müvekkilinin hamili bulunduğu; ... Bankası A.Ş İstanbul ... Şubesine ait ... seri numaralı 15.10.2025 düzenleme tarihli olan 3.850.000,00 TL tutarlı çekin, ... Ticaret Ve Sanayi Limited Şirketi tarafından müvekkili lehine keşide edildiğini, müvekkilinin ilgili çekin lehdarı konumunda olduğunu, çekin lehdarının müvekkili ... olduğundan bahisle ilgili davayı ikame etmelerinde hukuki yarar bulunduğunu, söz konusu çekin müvekkiline verildikten sonra kaybolduğunu ve tüm aramalara rağmen bulunamadığını belirterek müvekkiline ait çekin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçerek tahsil edilmesinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasını ve çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 19/02/2026 tarihli duruşmasında hazır bulunan davacı vekili (yetki belgesi ile katılmıştır.) açmış oldukları davadan feragat ettiklerini ayrıca teminatın iadesini talep ettikleri görülmüştür.
Davacı vekiline ait Silivri ... Noterliğine ait 03/02/2022 tarihli vekaletname (yevmiye numarası okunamamaktadır) incelendiğinde vekilin feragat yetkisini bulunduğu ayrıca yetki belgesi de incelendiğinde tüm yetkilerin yetki belgesiyle devredildiği anlaşıldı. 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir.
Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. HMK'nın Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. maddesinde ise "(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir." şeklindeki düzenlemesine yer verilmiştir.
Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinin "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa,karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. " şeklindeki düzenlemesi uyarınca hesaplama yapılarak davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının feragat nedeniyle reddine,
2.Ödeme yasağı kararının kaldırılmasına ve ilgili bankaya yazı yazılarak bildirilmesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine,
5.Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince 732,00 TL maktu peşin harcın 3/1'i olan 244,00 TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan 615,40 TL'den mahsubu ile fazla alınan 371,40TL'nin karar kesinleşince davacıya iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/02/2026 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)
(e-imzalıdır)