Esas No
E. 2025/1153
Karar No
K. 2026/204
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/1153 Esas
KARAR NO: 2026/204
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/12/2025
KARAR TARİHİ: 26/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin-------işi yaptığını, Davalıya ait işlerde elektrik tesisatı, işçilik ve malzeme bedeli için muhtelif tarihlerde işler yaptığını, faturalarını kestiğini ve davalının da buna karşılık bir takım ödemeler yaptığını, Müvekkilin davalıdan takip tarihi itibariyle ödenmeyen ve cari olarak bakiye alacağı olduğunu, bu borçlar için ------- Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalı-borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak, borcu kabul etmeyerek takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Borçlu ile yapılan harici görüşmelerde ve arabuluculuk sürecinde de bir netice alınamadığını, Müvekkilin takibe dayanak gösterdiği alacağı usule uygun olduğunu, ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğunu, Takibe konu etmeden önce zaten davalı tarafından uzunca bir süre oyaladığını ve en son icra takibi başlatmak zorunda kalındığını, Müvekkilin halen davalıdan ------- asıl alacağı olduğunu, bu alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığını, Bu alacağın ticari defter ve kayıtları ile davalının ticari defter ve kayıtlarının lehe olan kısımları incelendiğinde açıkça ortaya çıkacağını beyanla, davalı borçlunun ------- Esas sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile ASIL ALACAK üzerinden takibin devamına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli davalıdan %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini, dava masraf ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacının, dava dilekçesi ile Müvekkil ------ aralarında cari hesap ve fatura ilişkisine istinaden alacak talep etmiş ise de Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu, davaya ve dava konusu icra takibine dayanak cari ve faturalar dava dışı-------- olduğunu, Davacının, alacaklı olduğunu iddia ettiği faturaları Müvekkil adına değil, başka bir tüzel kişilik adına tanzim ettiğini, Müvekkil şirket ile faturaların muhatabı olan şirketin, ticaret sicil kayıtlarından da anlaşılacağı üzere birbirinden tamamen bağımsız, ayrı vergi numaralarına ve ayrı tüzel kişiliklere sahip sermaye şirketleri olduğunu, aralarında sadece isim benzerliği bulunduğunu, bu benzerlik yüzünden hukuki işlemlerden sorumlu olmadıklarını, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca taraf ehliyetinin dava şartı olduğunu,

Davacı tarafın, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğunu, ancak ticari defterlerinde ve faturalarında muhatap olarak yer alan şirkete değil, müvekkil şirkete dava açarak ağır bir usul hatası yapıldığını, Somut olayda fatura muhatabı ile müvekkil şirket arasında bir bağlantı bulunmadığı ticaret sicil kayıtları ile ispatlanacağını, Müvekkilin, dava konusu faturalardan kaynaklanan borç ilişkisinin tarafı olmadığını, Borç ilişkisinin tarafı olmayan bir kişiye karşı dava açılamayacağı dikkate alındığında, davanın esasa girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, Somut olayda faturalarda borçlu olarak görünmeyen müvekkil aleyhine itirazın iptali davası açılmasının hukuken imkansız olduğunu, Davacının, isim benzerliğinden veya şirketler arası organik bağ iddiasından yola çıkarak müvekkili sorumlu tutmasının mümkün olmadığını, Husumet yokluğundan davanın usulden reddine, Hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, Haksız takip başlatan davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davacı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali talebinde bulunduğu görülmüştür.

Davalı davaya cevap dilekçesinde husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.Dava, itirazın iptali davasıdır.Davacı vekilinin ---- tarihli beyan dilekçesinde isim benzerliği nedeniyle yanlış şirkete husumet yönettiklerini davalı yanın husumet itirazlarını kabul ettiklerini beyan ettikleri görülmüştür.Dosyaya sunulu faturalar incelendiğinde söz konusu faturaların dava dışı -----olduğu, iş bu davanın davalısının ise ----- olduğu anlaşılmıştır.Davalı şirketin söz konusu faturaların muhatabı olmadığı, davalı vekilinin husumet itirazında bulunduğu, davacı vekilinin husumete ilişkin itirazın kabul edildiği anlaşılmakla bu haliyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.AAÜT'nin 7/2 maddesinde "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.", aynı tarifenin 13/1 maddesinde ise, "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Az önce açıklanan yasal düzenlenmeler karşısında, hakkındaki dava husumetten reddedilen davalı şirket lehine hükmedilmesi gereken ret vekalet ücretinin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin üçüncü kısmına göre, nispi olarak hesaplanması ve hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde iş bu miktara, maktu vekalet ücretinin üzerinde kalması halinde ise, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır.-----

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,

2.Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 8.141,94 TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.409,94 TL harcın davacıya İADESİNE,

3.Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,

6.4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/02/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog