Yargıtay
- Mahkeme
- Yargıtay
- Karar Tarihi
- 18.05.2012
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
4. Hukuk Dairesi 2024/3076 E. , 2025/15792 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... Sigorta A.Ş, davalı ...Ş, davalı ... ve ..., davalı ... ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Dava dilekçesinde davacı vekili; davacı ...'ın henüz 7 yaşında iken davalı ... Orman idaresinde ve davalı ...'e ait servis aracından yaya geçidi, trafik ışığı olmayan tek şeritli yolda indirildiğini, karşıya geçmek isterken ... şirketine ait ve davalı ...'nin sürücüsü olduğu aracın 18.05.2012 tarihinde çarpması neticesinde sağ diz altından bacağının koptuğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile malul kalan davacı ... lehine 1.000,00 TL efor tazminatının sigorta şirketleri poliçe limiti ile sınırlı kalmak şartı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, davacı ... için 250.000,00 TL, davacı anne ve babası için ayrı ayrı 50.000,00 TL, davacı kardeşi ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 370.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketleri poliçe limiti dahilinde kalmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 12.01.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 167.420,60 TL olarak ıslah ettiğini, dava açıldıktan sonra 31.946,00 TL ödeme yapıldığını, kalan 135.924,00 TL yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 22.03.2016 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini 240.337,97 TL olarak artırdıklarını, davalının yaptığı ödemenin güncel halinin 40.370,52 TL olduğu ve bu miktarın mahsubu ile bakiye 200.267,45 TL'nin faizi ile birlikte müştereken tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kazada kusurları olmadığını, davalının araçta rehber personel bulundurma zorunluluğu olmadığını, davalının kaza geçiren çocuğu terk etmeyerek hastaneye götürdüğünü, araç içindeki çocuklardan sorumlu olduğunu, araçtan inenlerden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... şirketi ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin kazada kusurları olmadığını, kazaya çocuğun yola fırlamasının neden olduğunu, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; kazanın sigortalı aracın işletilmesi sırasında meydana gelmediği davacı küçüğün araçtan inmesinden sonra olduğunu, davalının manevi tazminattan sorumlu olmadığını, teminat kapsamında olmadığını, sakatlık oranının belirlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde faiz talebi olmadığını, temerrüde de düşmediklerinden karar tarihindeki önceki bir tarihin faiz hesabına başlangıç yapılmasının hatalı olacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kusur oranı kadar sorumlu olduklarını, kaza tespit tutanağına göre sigortalıya kusur verilmediği, temerrüde düşmediklerini, yapılacak olası hesaplamada asgari ücretin kullanılmasını, maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumundan ödeme alınıp alınmadığının belirlenmesini, hatır taşıması indirimi yapılmasını, tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının başvuru yapmadığını, temerrüde düşmediklerini, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası (İMSS) poliçesi bulunduğunu, sorumlu olmaları için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi limitinin aşılması gerektiğini, kazada kusurları olmadığını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumundan ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
...Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; aracın okul servis araçları ferdi kaza sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, araç yolcularının araç içinde iken yapılan kaza olması halinde zarardan sorumlu olduklarını, ortada aracın karıştığı kaza olmadığını, sorumlulukları olsa dahi poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2013/27 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararıyla davacı ...'ın kaza nedeni ile %34,2 oranında malul kaldığı, .. Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden alınan kusur raporu ile davalı sürücü ...'nin %35 asli kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın %35 asli kusurlu olduğu, olayda yaralanan ...'ın anne ve babasının olayın meydana gelmesinde %30 oranında tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, aktüer rapor ile davacının 200.267,40 TL maddi tazminat isteyebileceği, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile davacı ... için maddi tazminat istekli davanın kabulü ile 200.267,40 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketlerinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizinden ve poliçe sorumluluk limitleri dahilinde sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacıların davalı ... şirketleri aleyhine açmış olduğu manevi tazminat istekli davalarının reddine, davacıların diğer davalılar aleyhine açmış olduğu manevi tazminat istekli davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazla taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...Sigorta AŞ vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili, davalı ...Sigorta vekili, davalı ... ile ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairenin 19.09.2019 tarihli ve 2016/10582 Esas,2019/8243 Karar sayılı ilamıyla; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekili, davalı ...Sigorta AŞ vekili, davalı ... Sigorta A.Ş vekili, davalı ...Sigorta vekili, davalı ... ile ... vekili sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu trafik kazasına ilişkin kaza sonrası düzenlenen trafik kazası tespit tutanağında; davacı çocuğun duran aracın arkasından ve önünden çıkmasından dolayı, davalı sürücü ...’ye ise araç hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava vs. gerektirdiği şartlara göre ayarlayamamasından dolayı kusur verilmiştir.
Yargılama sırasında ATK’dan alınan 07.04.2014 tarihli kusur raporunda ise; davalı yayaya çarpan aracın sürücüsü, duraklayan öğrenci servisi olarak hizmet veren otobüsü fark ettiğinde bu vasıtasının arkasından bu vasıtadan inen yayalardan birinin girebileceğini öngörerek kendi varlığını belirtmesi açısından klaksonla ikazda bulunması gerekirken belirtilen bu kurala riayet etmemiş olmakla, olayda %25 tali kusurlu, davalı servis sürücüsü, olayın oluşu üzerinde herhangi bir hatalı davranışının olmadığından dolayı kusursuz, Davacı çocuk ise, davranış faktörlerinin olayın olayışı üzerinde %75 oranında etken olduğu belirlenmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan, .. makine mühendislerinden oluşan heyetten alınan 09.06.2014 tarihli kusur raporunda; davalı yaya çarpan arça sürücüsüne, yol kenarında durup öğrenci indiren okul taşıtının harekete geçmesini ve önünden veya arkasından öğrencinin yola girip girmediğini kontrol etmesi, öğrenci olmadığını gördükten sonra seyrine devam etmesi gerekirken bu kurallara uymadığından ve yeterli özen ve dikkati göstermediğinden olayda %35 asli kusur, davalı servis sürücüsüne,davacı .. in anne veya babasının gelmesini beklemesi ve çocuğu onlardan birine teslim etmesi, anne veya babası yoksa kendisi bizzat araçtan inmesi, yaklaşan kamyonu eliyle işaret ederek durdurması, çocuğun elinden tutarak emniyetle karşıdan karşıya geçirmesi gerekirken bu kurallara uymamış olmasından dolayı %35 asli kusur, davacı yayanın anne ve babası ise servisten teslim almaları gerekirken çocuğun taşıt trafiğine açık yolda karşıdan karşıya geçmek zorunda bırakarak kazaya uygun ortam hazırlamış olmalarından dolayı tali %30 oranında kusur verilmiştir.
Ceza yargılaması sırasında 22.07.2014 tarihli ATK’dan alınan raporda, davalı yaya çarpan araç sürücüsü, okul taşıtını gördüğünde uyarıda bulunması ve gerekli tedbirleri alması gerekirken bu kurala riayet etmemesinden dolayı tali kusurlu,davalı servis sürücüsü ise, güvenli olmayan ortamda öğrencilerin inmesini sağladığı,dikkatsiz ve tedbirsiz davrandığı için tali kusurlu, davacı çocuk ise trafiği kontrol etmemiş, gelen aracın mesafesini ve hızını dikkate almamış, ilk geçiş hakkını vermediğinden, servisin arkasından kontrolsüzce ve aniden çıktığından asli kusurlu kabul edilerek hükme esas alınmıştır.
Bu yönüyle ceza dosyasında hükme esas alınan ATK raporu ile dosyada bulunan ATK ve İTÜ heyetince düzenlenen raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, ATK Genel Kurulundan ceza dosyasında ve dosyada bulunan raporları irdeleyen, kusur durumuna ilişkin çelişki giderici, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3.Gerek HUMK. 83 ve devamı maddesi gerekse 6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK'nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m.
26.düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. HUMK'nın 83. (6100 sayılı HMK m. 176), maddesinde ise ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işlemini tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Islahın amacı, yargılama süresinde, şekli ve süreye aykırılık sebebi ile ortaya çıkacak maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte talep miktarı ıslah ile arttırılabilecektir. Ancak taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.
Somut olayda davacı açmış olduğu kısmi davada fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL maddi tazminat talep etmiş, 12.01.2016 tarihli birinci ıslah dilekçesi ile talebini 167.410,60 TL artırarak, dava açıldıktan sonra 31.946,00 TL ödeme yapıldığından dolayı bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini talep etmiş, davacı alınan ek rapora göre 22.03.2016 tarihli ikinci ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 240.637,97 TL’ye yükselterek, yapılan ödemenin güncellenen değeri olan 40.370,00 TL kadar kısım yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yargılama sonucu ikinci ıslah dilekçesi de gözetilerek maddi tazminata hükmedilmiştir. Kısmi davada ancak bir kez ıslah yapılabileceği hususları gözetildiğinde, mahkemece davacı yönünden ikinci ıslah dilekçesine göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4.Aktüerya bilirkişisi tarafından hazırlanan hesap raporunda CSO 1980 yaşam tablosu dikkate alınarak davacının kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmiş hesaplama yapılmış, mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır.
Ancak karara esas alınan hesaplama, Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 esas, 1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun değildir. Bu itibarla, Dairemizin yerleşik kriterlerine uygun olarak Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının muhtemel yaşam süresinin belirlenerek hesaplanması gerekirken tazminat esaslarına uygun olmayan yaşam süresine göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
5.Hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda, kaza tarihinde 7 yaşında olan davacı ...’ın kaza tarihiyle birlikte geçici ve sürekli iş göremezlik hesaplaması yapılmıştır. Oysa, kazadan sonra okula giderken, günlük işlerini yaparken vs.diğer yaşıtlarına göre daha fazla efor sarfedecek olan davacı ... için kaza tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanması gerekirken, geçici iş göremezlik zararını da hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
6.Ödenecek tazminat miktarı yönünden “zarar sigortası - meblağ sigortası” ayrımında ferdi kaza sigortası bir “meblağ sigortası”dır. Zarar sigortasında; sigortacının ödeyeceği tutar, “sigorta değeri” ya da “sigorta poliçesinde yazılı tutar” olmayıp, sigortalının ya da üçüncü kişinin uğradığı “zararın tutarı”dır. Meblağ sigortasında ise; sigortacı, sigorta ettirilen kişinin zarara uğraması durumunda, somut zarar ne olursa olsun, sigorta sözleşmesinde belirlenen tutarı (meblağı), başka bir deyişle, sigorta poliçesinde yazılı olan sigorta bedelini eksiksiz ve tam ödemek zorundadır.
Ferdi Kaza Sigortası, can sigortası türlerinden olup, meblağ sigortası olması itibariyle de, ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere, sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden, bu yönlerin ispatlanması yeterli olup, gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin, tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.
Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 8. maddesinde daimi maluliyet teminatı başlığı altında "İşbu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette maluliyetine sebebiyet verdiği takdirde tıbbi tedavinin sona ermesini ve daimi maluliyetin kat'i surette tespitini müteakip, daimi maluliyet sigorta bedeli aşağıda münderiç nispetler dahilinde kendisine ödenir" denildikten sonra, maluliyet türlerine göre bir tabloya yer verilmiştir.
Somut olayda ise; davacının yaralanmasına bağlı sakatlık oranının %34.2 olduğu belirlenmiştir. Buna göre; öncelikle doktor bilirkişisinden, davacının yaralanmasının genel şartlarda belirlenen tablodan hangisine uygun düştüğü belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalı ...sigorta şirketinin davacının daimi ve geçici maluliyeti nedeniyle aktüerya uzmanı tarafından belirlenen tazminattan sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
7.Ferdi Kaza Sigortası, meblağ sigortası olması nedeniyle sigorta poliçesinde yazılı olan sigorta bedelini eksiksiz ve tam ödemek zorundadır. Buna göre Ferdi Kaza Sigortasının niteliği gereği geçici iş göremezlik zararından sorumlu değildir. Mahkemece hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporuna göre ...Sigorta Şirketini de geçici iş göremezlik zararından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
8.Bozma neden ve şekline göre davacılar vekili ve davalı ... ile ... vekilinin manevi tazminat temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir." denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporu uyarınca davalı sürücü ...'ın %30, davalı ...'nin %25, davacının ise %45 oranında kusuru bulunduğu, davacı maluliyetinin, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları uyarınca %40 orana tekabül ettiği ve davalı ...Sigorta şirketinin teminat limiti dikkate alınınca sorumluluğunun 1.200,00 TL olduğu, bilirkişi raporu ile 1.239,184,62 TL hesaplama yapıldığı ancak bu miktarın %40 maluliyete göre belirlendiği, %34,2 orana göre ise 1.050,720,25 TL olarak zararın belirlendiği, taleple bağlı kalınarak karar verildiği, bilirkişi raporlarında toplam tazminat miktarı belirlenmiş ise de, servis sürücüsünün kusurunun %30, kamyon sürücüsünün kusurunun %25 oranında olması nedeniyle her bir davalının kusurları oranında ve kusurlarına tekabül eden tazminattan ise sürücü, malik ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketleri arasında müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, davacıların manevi tazminat talebinde bulundukları, davalıların kusur oranları, davacıların yaşadığı elem dikkate alındığında talebin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile maddi tazminat davasının kabulü ile ...'ın sürekli iş göremezlik zararının 1.050.720,25 TL olduğunun tespiti ile taleple bağlı kalınarak 167.420,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının sorumlukları oranında 91.320,33 TL yönünden davalılar ..., ..., ...Sigorta A.Ş., ...Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. (eski ...Sigorta A.Ş.)'den (sigorta şirketlerinden ...Sigorta A.Ş. sigortalısının kusur ve sorumlu olduğu miktar ve poliçe limiti olan azami 200.000,00 TL, ...Sigorta A.Ş. sigortalısının kusur ve sorumlu olduğu miktar ve poliçe limiti olan azami 100.000,00 TL ve davalı ... Sigorta A.Ş. (eski ...Sigorta A.Ş.) ferdi kaza sigortasındaki sakatlık limitinin % 40'ına tekabül eden azami 1.200,00 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile 76.100,27 TL yönünden davalılar ..., ... Madencilik İnş. San. Tic. Ltd. Şti ve Türkiye Sigorta A.Ş. (eski ... Sigorta A.Ş.)'den (.. Sigorta A.Ş. (eski ... Sigorta A.Ş.) sigortalısının kusur ve sorumlu olduğu miktar ve poliçe limiti olan azami 200.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın sorumlulukları oranında 54.545,46 TL yönünden davalılar ..., ... ve ...Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketi artan mali sorumluluk sigorta limiti olan azami 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), 45.454,55 TL yönünden ... ve ... Madencilik İnş. San. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın sorumlulukları oranında 21.818,18 TL yönünden davalılar ..., ... ve ...Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketi artan mali sorumluluk sigorta limiti olan azami 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), 18.181,82 TL yönünden ... ve ... Madencilik İnş. San. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden 40.000,00 TL manevi tazminatın sorumlulukları oranında 21.818,18 TL yönünden davalılar ..., ... ve ...Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketi artan sorumluluk sigorta limiti olan azami 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), 18.181,82 TL yönünden ... ve ... Madencilik İnş. San. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... yönünden 15.000,00 TL manevi tazminatın sorumlulukları oranında 8.181,82 TL yönünden davalılar ..., ... ve ...Sigorta A.Ş.'den (sigorta şirketi artan sorumluluk sigorta limiti olan azami 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), 6.818,18 TL yönünden ... ve ... Madencilik İnş. San. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı ...
Sigorta şirketi temyiz dilekçesinde; sigortalı aracın kazaya karışmadığı, zararın öncelikle davacıya çarpan aracın sürücüsü, işleteni ve sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... ... (..) sigorta şirketi temyiz dilekçesinde; zamanaşımı def'ini ileri sürdükleri, ödeme tarihine göre hesaplama yapılması, teminatın aşıldığı, kazanımların indirilmesi gerektiği, hesaplama yönteminin TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılması, yasal faize karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı def'ini ileri sürdükleri, ödeme yapıldığı, sorumluluklarının kalmadığı, %55 kusur oranı üzerinden hesaplama yapıldığı, teminatın aşıldığı, kazanımların indirilmesi gerektiği, hesaplama yönteminin TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılması, yasal faize karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ..., .. vekilinin temyiz dilekçesinde; rehber personel bulundurma zorunlulukları olmadığı, kusur oranını kabul etmedikleri, maluliyet oranına itiraz ettikleri, poliçe limitlerinin güncellenmesi gerektiği, manevi tazminatın fahiş olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... şirketleri tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçların karıştığı 18.05.2012 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre; davacıların müşterek ve müteselsil sorumluluk kapsamında talepte bulunmuş olmasına, kusur ve maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmasına, poliçe limitlerinin kararda dikkate alınmış olmasına, kabul edilen miktarın poliçe limitini aşmamış olmasına, taleplerin zamanaşımına uğramamış olmasına, manevi tazminat miktarının yerinde olmasına göre davalı ..., davalı ... ve ..., davalı ... ... sigorta şirketi vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.Davalı ... Sigorta şirketi, davalı ..., davalı ... ve ..., davalı ... ... sigorta şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili 18.05.2012 tarihli trafik kazası nedeni ile davacı ...'ın malul kalması nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Mahkemenin 29.03.2016 tarihli kararında 200.267,40 TL maddi tazminata karar verilmiştir.
Kararın taraflarca temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.09.2019 tarihli bozma kararında 7 yaşında olan ve kazada yaralanan davacının geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağı, hesaplamanın PMF 1931 Yaşam Tablosu kullanılarak yapılması, davada ancak bir kez ıslah yapılabileceği, çelişkileri giderecek şekilde kusur raporu alınması, ferdi kaza sigorta poliçesi için maluliyetin ayrıca belirlenmesi ve bu sigorta poliçesinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmayacağı gerekçeleri ile bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmiş ise de temyize konu kararda davacı ... lehine 167.420,60 TL tazminata karar verilmiştir.
Dosyaya alınan 01.10.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden verilen maluliyet raporunda 6 aylık iyileşme süresi belirlenmiş, söz konusu tazminata esas 04.11.2015 tarihli bilirkişi raporunda da 18.05.2012 tarihi ile 19.11.2012 tarihi arası 6 aylık süre için davacının %100 malul kaldığı kabulü ile geçici iş göremezlik süresi de dahil edilerek hesaplama yapılmıştır. Bozma kararında açıkça davacının yaşı itibari ile geçici iş göremezlik tazminatı alamayacağı belirtilmiş olmasına ve mahkemece bozmaya uyma kararı verilmesine rağmen geçici iş göremezlik tazminatının da içinde bulunduğu hesaplama dikkate alınarak karar verilmesi hatalıdır.
3.Bozma kararında hesaplamanın PMF 1931 Yaşam Tablosu esas alınarak yapılması gerektiği belirtilmiş ise de bozma kararından sonra alınan hesap raporları TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hazırlanmıştır. Her ne kadar davada bir kez ıslah yapılabileceğinden mahkemece TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılan hesaplama ile belirlenen tazminat miktarı kabul edilmiş ve bu yöntemin davalılar lehine olması nedeni ile bozma nedeni yapılmamış ise de davacının maddi tazminat alacağının 1.050.720,25 TL olarak tespit edildiğinin kararda belirtilmiş olması karşısında 19.09.2019 tarihli bozma kararı sonrasında alınan hesap raporlarında kullanılan yöntem hatalıdır. Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre rapor alınması hatalıdır. Mahkemece bozma kararında belirtildiği şekilde PMF 1931 Yaşam Tablosunun esas alınması ve 04.11.2015 tarihli hesap raporundaki veriler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması hatalıdır.
4.Davacılar vekili 12.01.2016 tarihli dilekçesi ile talebini ıslah etmiş ve ıslah dilekçesinde maddi tazminat talebini 167.420,60 TL olarak ıslah ettiğini, dava açıldıktan sonra davalı ... Sigorta şirketi tarafından 31.946,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme yapılan kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığı, ancak 18.05.2012 kaza tarihi ile ödeme tarihi 13.06.2013 tarihi arasında işleyecek faize ve bu alacaktan doğan vekalet ücreti, yargılama gideri ve söz konusu ödemenin tenzili ile bakiye 135.924,00 TL tazminatı talep etiğini beyan etmiştir. Mahkemece davacılar vekilinin 12.01.2016 tarihli dilekçesi dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı ... Sigorta şirketi, davalı ..., davalı ... ve ..., davalı ... ... sigorta şirketi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2), (3), (4) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı ... Sigorta şirketi, davalı ..., davalı ... ve ..., davalı ... ... sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalılar ... Sigorta Şirketi, Türkiye Sigorta şirketi, ... ve ..., ... Sigorta Şirketi'ne iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.