T. C. ANKARA 12.
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/126 Esas - 2026/72
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
...
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında ... teşvik danışmanlığı hizmeti verilmesine ilişkin 27/03/2019 tarihli "Geçmiş Dönem Teşvik Hizmet Alım Sözleşmesi" ve 18/04/2019 tarihli "Cari Dönem Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkilinin özel bir yazılım programı aracılığıyla davalının geçmiş ve cari dönemlerde faydalanabileceği ... teşviklerini hesaplayıp sisteme tanımladığını, bu hizmet neticesinde davalının ...'dan iade aldığını ve prim indirimlerinden faydalandığını, sözleşmeler uyarınca davalının, sağlanan toplam teşvik tutarının %10'u artı KDV'yi hizmet bedeli olarak ödemesi gerektiğini, davalının başlangıçta birkaç aylık hizmet bedelini ödediğini ancak daha sonra kötü niyetli olarak ... e-bildirge şifrelerini değiştirerek müvekkilin sisteme erişimini ve dolayısıyla hak edişini hesaplamasını engellediğini, bu durumun sözleşmenin haksız feshi niteliğinde olduğunu, davalıya 13/07/2020 tarihinde ihtarname gönderilmesine rağmen bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak, geçmiş dönem hak ediş bedeli, bu bedele işleyecek avans faizi, cari dönem sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedeli (ilk ay teşvik tutarının üç katı), bu cezai şarta ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek avans faizi ile 7166 sayılı yasadan kaynaklanan hak ediş bedeli ve faizinden şimdilik toplam 600,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, 08/01/2026 tarihli bedel artırım dilekçesiyle cezai şart alacağı talebini bilirkişi raporu doğrultusunda 157.239,15 TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket ile davacı arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmelerdeki imzaların şirketi temsile yetkili kişiye ait olmadığını, bu nedenle ... mahkemelerinin yetkili olmadığı ve davanın müvekkilin yerleşim yeri olan ... açılması gerektiğini, alacak iddialarının zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin sözleşme tarihlerinde zaten ...isimli başka bir firmadan aynı konuda hizmet aldığını, davacı ile yazılı bir sözleşme olmaksızın sadece üç aylık bir deneme süresi için çalışıldığını, bu kısa süreli çalışmanın ve tespit edilen teşviklerin karşılığı olan bedelin fatura mukabilinde davacıya ödendiğini ve başkaca bir borçlarının bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi bir fayda sağlanmadığından ilişkiye devam edilmediğini, davacının sunduğu fatura ve dekontların bu üç aylık döneme ait olduğunu, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemin müvekkil şirketçe onanmadığını ve bağlayıcılığı olmadığını savunarak davanın öncelikle yetkisizlikten, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanağı, 27/03/2019 tarihli "Geçmiş Dönem Teşvik Hizmet Alım Sözleşmesi", 18/04/2019 tarihli "Cari Dönem Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi", davalı tarafından yapılan 19/09/2019 ve 14/11/2019 tarihli ödeme dekontları, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... kayıtları, 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, 26/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ... teşvik danışmanlığı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hizmet bedeli alacağı ile sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şart alacağının faizleriyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Dosyada ... Laboratuvarı tarafından düzenlenen imza inceleme raporu ile ... Başmüfettişi ... tarafından düzenlenen 31/07/2025 tarihli kök rapor ve 26/11/2025 tarihli ek rapor bulunmaktadır.
Jandarma Kriminal Laboratuvarı tarafından düzenlenen 26/02/2024 tarihli uzmanlık raporunda, 27/03/2019 tarihli "Geçmiş Dönem Teşvik Hizmet Alım Sözleşmesi"ndeki imzanın davalı şirket yetkilisi ...nun eli ürünü olduğu, 18/04/2019 tarihli "Cari Dönem Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi"ndeki imzanın ise ... ...'nun eli ürünü olmadığı, ... ...'un imzasına benzediği bildirilmiştir. ... Başmüfettişi ...tarafından düzenlenen 31/07/2025 tarihli kök raporda, davalının ... ile 2023/2 dönemleri arasında toplam 1.488.796,35 TL tutarında teşvikten faydalandığı, sözleşme uyarınca davacının hak edişinin 148.879,64 TL olduğu, davalı tarafından yapılan 40.292,76 TL ödeme mahsup edildiğinde davacının 108.586,88 TL bakiye alacağı bulunduğu; alternatif olarak, fiili hizmetin verildiği 2019/3-2019/8 dönemleri için ise davacının 978,41 TL bakiye alacağı bulunduğu, sözleşmenin haksız feshedildiğinin kabulü halinde ise ilk ay olan 2019/3. aydaki hak ediş olan 5.241,31 TL'nin 3 katı olan 15.723,93 TL cezai şart talep edilebileceği belirtilmiştir.
Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 26/11/2025 tarihli ek raporda ise, cezai şarta ilişkin hesaplamanın düzeltildiği, sözleşme uyarınca cezanın ilk aydaki hak edişin değil, ilk ayda faydalanılan toplam teşvik tutarının 3 katı olması gerektiği, 2019/3. ayda faydalanılan toplam teşvik tutarının 52.413,05 TL olduğu, bu nedenle talep edilebilecek cezai şart miktarının 157.239,15 TL olduğu,... dönemine ilişkin bakiye alacağın ise 978,41 TL olduğu tekrar edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 27/03/2019 tarihli "Geçmiş Dönem Teşvik Hizmet Alım Sözleşmesi", 18/04/2019 tarihli "Cari Dönem Danışmanlık Hizmet Alım Sözleşmesi", davalı tarafından yapılan 19/09/2019 ve 14/11/2019 tarihli ödeme dekontları, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, ... kayıtları, mahkememizce hükme esas alınan 31/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ve 26/11/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ... teşvikleri konusunda bir danışmanlık hizmet ilişkisi kurulduğu, davalının ... şifrelerini davacıya vererek hizmet alımına başladığı, davacının Mart 2019 - Ağustos 2019 döneminde hizmet verdiği ve bu hizmet karşılığında davalının, sözleşmede kararlaştırılan %10'luk komisyon oranına uygun bedelleri içeren faturalar karşılığında davacıya ödemeler yaptığı, ancak Eylül 2019'da şifreleri değiştirerek davacının hizmet vermesini tek taraflı olarak sonlandırdığı sabit olduğu; davalı taraf her ne kadar 18/04/2019 tarihli cari dönem sözleşmesindeki imzanın yetkili temsilcisine ait olmadığını ve sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia etmiş ise de, sözleşmenin imzalanmasından sonra davalının bu sözleşme uyarınca hizmet almayı sürdürmesi ve sözleşmedeki oran üzerinden hesaplanan hizmet bedellerini ödemesi karşısında,
TBK'nın 46. maddesi uyarınca yetkisiz temsilcinin yaptığı bu işleme zımnen icazet verdiği, bu aşamadan sonra sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesinin TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmelerin geçerli ve bağlayıcı olduğu; davalının, herhangi bir haklı gerekçe göstermeksizin ... şifrelerini değiştirerek davacının edimini ifa etmesini engellemesinin sözleşmenin haksız feshi niteliğinde olduğu; Bakiye hizmet bedeli alacağı talebi yönünden yapılan incelemede, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının fiilen hizmet verdiği Mart 2019 - Ağustos 2019 dönemi için 978,41 TL bakiye hizmet alacağı kaldığının hesaplandığı, ancak davacının bu alacak kalemine yönelik talebini artırmadığı ve dava dilekçesindeki 100,00 TL'lik taleple bağlı kalındığı anlaşıldığından,
HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereği bu kalem için 100,00 TL'ye hükmedilmesi gerektiği; Cezai şart alacağı talebi yönünden yapılan incelemede, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği sabit olduğundan, geçerli kabul edilen 18/04/2019 tarihli sözleşmenin 7.2. maddesinde kararlaştırılan cezai şart koşulunun uygulanması gerektiği, hükme esas alınan 26/11/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda cezai şart miktarının, sözleşmenin ilk ayı olan Mart 2019'da sağlanan toplam teşvik tutarı olan 52.413,05 TL'nin üç katı olarak, 157.239,15 TL şeklinde doğru olarak hesaplandığı ve davacının da talebini bu miktar üzerinden artırdığı anlaşıldığından, cezai şart talebinin de kabulüne karar vermek gerektiği; davacının, hizmetin kesilmesinden sonraki döneme ilişkin hak ediş ve 7166 sayılı yasadan kaynaklanan teşvik alacağı taleplerinin ise bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davacının bu dönemde fiili bir hizmetinin ve nedensellik bağının bulunmaması ve ilgili teşvikten yararlanıldığının ispatlanamaması nedenleriyle reddi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile,
a)100,00 TL geçmiş dönem bakiye hakediş bedelinin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. Maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
b)157.239,15 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. Maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
c)Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2.Kabul edilen 157.339,15 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 10.747,84 TL karar ve ilam harcından 179,90 TL peşin harç, 2.685,00 TL ıslah harcı toplamı olan 2.864,90 TL harcın düşümü ile eksik kalan 7.882,94 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç, 76,80 TL vekalet harcı, 2.685,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.121,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacının karşıladığı 991,50 TL tebligat gideri, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.991,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 9.966,16 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 25,34 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 7,91 TL'sinin davacıdan, 3.112,09 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 157.339,15 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 400,00 TL üzerinden takdir edilen 400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/02/2026 ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır