TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın yakalama üzerine Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesince 19.01.2024 tarihinde alınan savunmasında sanığa Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 19.02.2014 tarih ve 2011/18387 Esas ile 2014/2465 Karar numaralı bozma ilâmının okunduğu ve diyecekleri sorulduğu, sanığın: "Yargıtay bozma ilamına karşı diyeceğim bir husus yoktur. Mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasını talep ederim. " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma isteyen (2) no.lu düşünceye iştirak edilmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykrı olarak ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Basavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.