Esas No
E. 2024/429
Karar No
K. 2024/3604
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/429 E.  ,  2024/3604 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2024/429
Karar No: 2024/3604
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ... Sosyal Güvenlik Merkezinde memur olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;

Davalı idare tarafından bazı iş yerleri ile ilgili iş yeri tescil kayıtlarında yapılan değişliklere ilişkin log kayıtları incelenip iş yeri dosyası memurlarının belirlendiği, ... sicil numaralı iş yerinin 16/06/2015 tarihinde saat 11:27'de ... sicil numaralı (E.K.) kullanıcı tarafından, iş yeri için kanun kapsamından çıkış işlemi yapıldığı, söz konusu kanun kapsamından çıkış işleminin ... tarihinde ... sicil numaralı kullanıcı davacı tarafından yapılan işlemle kaldırılarak dosyanın işveren sistemde aktif hale getirildiği, Alanya Sosyal Güvenlik Merkezinden iş yeri dosyası talep edildiğinde ... sicil numaralı iş yeri dosyasının kayıp olduğunun anlaşıldığı, servis şefinin ifadesinde, bahsi geçen kayıp dosyanın 11/07/2017 tarihine kadar davacının zimmetinde bulunduğu ve o tarihten sonra kayıp olduğunun belirtildiği, davacının izinli olduğu 20/03/2017 tarihinde saat 18:31 ile 20:26 arasında kendisine ait ... kullanıcı adı ve kodu ... olan girişlerin İstanbul Bağcılar SGM de bulunan ... numaralı bilgisayardan yapıldığı, hizmet girişleri yapılan iş yerlerinin faal olmadığı, her ne kadar davacı şifresini kimseye vermediğini iddia etse de tüm sahte girişlerin davacıya ait olan ... kullanıcı adı altında yapıldığı ve şifrenin davacı tarafından kimseye verilmeden kullanılamayacağının anlaşıldığı, davacının eşi F.Ö.'nün sahte hizmet girişlerinin yapıldığı 20/03/2017 tarihinden sonraki hesap hareketlerinde yapılan incelemede E.B. ve A.Ç. adlı kişilerden para transferlerinin olduğunun görüldüğü, E.B. ve A.Ç'nin ifadeleri ile F.Ö. ve davacının ifadeleri değerlendirildiğinde, aralarında hiçbir arkadaşlık ve akrabalık veya ticari ilişki olmadan para transferi yapıldığı, ifadelerin de birbiriyle çeliştiğinin görüldüğü, ayrıca yapılan soruşturma sonucunda, E.B.'nin Bağcılar SGM de görev yapan S.B.'nin kardeşi olduğu tespit edilmekle birlikte, her ne kadar davacı tarafından, soruşturma raporunda tespit edildiği iddia edilen herhangi bir suça esas olacak şekilde Ceza Mahkemesi tarafından kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmadığı için dava konusu işlemin hukuku aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi” başlıklı 131. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında; “Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” hükmü uyarınca disiplin cezası verilmesi için ceza mahkemesindeki yargılamanın sonucunun beklenmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti :...(Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 20/06/2022 tarih ve E:2019/7931, K:2022/3929 sayılı kararıyla;

Kanun koyucunun, kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla, bu hizmeti sunan kamu görevlileri için bazı kurallar öngörebildiği ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları da belirleyebildiği, memurlara disiplin cezası verilmesindeki amaç, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde, mevzuat ile belirlenen kuralları eksiksiz bir şekilde yerine getirmekle yükümlü ve yine mevzuat ile getirilen yasaklı davranışları yapmakla yasaklı kamu görevlilerinin hizmeti aksatan veya disiplin düzenini bozan davranışları cezalandırılarak, bozulan kamu hizmeti düzeninin sağlanması ve kamu personelini disiplini bozacak davranışlardan caydırmak olduğu, Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezalarının, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulduğu, "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerektiği, sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulmasının da zorunlu olduğu, söz konusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı,

Uyuşmazlığa konu olayda, dosya kapsamı ve soruşturma raporu içeriğinden; ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararıyla, ''Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan, Özel Belgede Sahtecilik'' iddialarıyla yürütülen soruşturmada kovuşturma yapılmasına yer olmadığı yolunda karar verildiği ve bu karara karşı yapılan itirazın ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve Değişik İş No:... sayılı kararı ile reddedilerek kesinleştiği anlaşıldığından, davacının fiilinin "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'" fiili kapsamında olmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği, Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu, ...(Kapatılan) Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle anılan kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;

Kanun koyucunun, kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla, bu hizmeti sunan kamu görevlileri için bazı kurallar öngördüğü ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları belirlediği, memurlara disiplin cezası verilmesindeki amacın, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde, mevzuat ile belirlenen kuralları eksiksiz bir şekilde yerine getirmekle yükümlü ve yine mevzuat ile getirilen yasaklı davranışları yapmakla yasaklı kamu görevlilerinin hizmeti aksatan veya disiplin düzenini bozan davranışları cezalandırılarak, bozulan kamu hizmeti düzeninin sağlanması ve kamu personelini disiplini bozacak davranışlardan caydırmak olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesi kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesinin gerekiği, disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışların, aynı zamanda Ceza Kanunu'nda da suç sayılabildiği, bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabildiği, bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçlarının birbirlerinden farklı olduğu, ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesinin, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, soruşturma sonucu kovuşturmaya yer olmadığı ile ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği,

Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 12/11/2014 tarih ve 2013/1728 başvuru numaralı kararında; ceza ve ceza muhakemesi hukuku ile disiplin hukukunun farklı kural ve ilkelere tabi disiplinler olduğu; buna göre, kamu görevlisinin davranışının, suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin sorumluluğunu da gerektirebileceği, böyle durumlarda ceza muhakemesi ve disiplin soruşturmasının ayrı ayrı yürütüleceği ve ceza yargılaması sonucunda kişinin isnat edilen eylemi işlemediğine dair hükümler dışında, ceza mahkemesi kararının disiplin makamları açısından doğrudan bağlayıcı olmayacağının açıkça ifade edildiği,

Uyuşmazlığa konu olayda, dosya kapsamı ve soruşturma raporu içeriğinden; davalı idare tarafından bazı iş yerleri ile ilgili iş yeri tescil kayıtlarında yapılan değişliklere ilişkin log kayıtları incelenip iş yeri dosyası memurlarının belirlendiği,... Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinin 16/06/2015 tarihinde, ... unvanlı iş yerinin 30/11/2015 tarihinde, ... unvanlı iş yerinin 03/08/2016 tarihinde işverenlerin verdiği dilekçelere istinaden kanun kapsamından çıktığı, söz konusu iş yerlerinin tescil bilgilerinde davacıya ait kullanıcı adı ve şifresi ile dayanak herhangi bir belge olmadan ve gerçeğe aykırı olarak değişiklik yapılarak iş yerlerinin sistem üzerinden sanal olarak aktif hale getirildiği; sahte hizmet girişlerine istinaden, hizmetlerin girildiği tarihler ile silindiği tarihler arasında birçok bankadan tüketici kredisi kullanıldığı, krediler kullanıldıktan sonra ise sahte hizmet girişlerinin sistemden silindiği, 04/07/2017 tarihinde ... sicil numaralı iş yerinden sahte hizmet girişi yapılan (...) kişilere ait hizmet girişlerinin ise silinemediği, bunun sebebinin ise ... Sosyal Güvenlik Merkezinde olayın ortaya çıkması üzerine, davacının şifrelerinin iptal edilmesi olduğu; davacının şifresiyle ... tarihi haricinde yapılan işlemlerden, saat 17.00 dan sonra yapılan işlemlerin saatleri ile davacının üniteye giriş ve çıkış saatlerini gösteren turnike bilgileri karşılaştırıldığında, davacının sahte giriş işleminin yapılmasından sonra üniteden ayrıldığı ve davacının üniteden ayrılmasından sonra sisteme sisteme hizmet girişi yapılan işlem bulunmadığı; Alanya Sosyal Güvenlik Merkezinde bulunması gereken ... sicil numaralı iş yeri dosyasının kayıp olduğunun anlaşıldığı, servis şefinin ifadesinde, bahsi geçen kayıp dosyanın 11/07/2017 tarihine kadar davacının zimmetinde bulunduğu ve o tarihten sonra kayıp olduğunun belirtildiği, davacının 20/03/2017 - 25/03/2017 tarihleri arasında izinli olduğu, davacının izinli olduğu 20/03/2017 tarihinde saat 18.31 ile 20.26 arasında ... kullanıcı adı davacıya ait olan ve ... kullanıcı kodu ... olan girişlerin İstanbul Bağcılar SGM de bulunan bilgisayardan yapıldığı, hizmet girişleri yapılan iş yerlerinin faal olmadığı, her ne kadar davacı şifresini kimseye vermediğini iddia etse de tüm sahte girişlerin davacıya ait olan ... kullanıcı adı altında yapıldığı ve şifrenin davacı tarafından kimseye verilmeden kullanılamayacağı, kurum personeli tarafından kullanılan şifrelerin aylık olarak değiştirildiği, davacının şifresi ile sahte hizmet girişi yapılan 27/03/2017 ila 04/07/2017 tarihleri arası süreçte şifrelerinin en az 3 veya 4 defa değişmesinin gerektiği; davacının ve eşinin banka hesaplarına Ertan B. ve ... tarafından gönderilen paralar ile ilgili olarak ilgili kişilerin ifadeleri değerlendirildiğinde, aralarında hiçbir arkadaşlık ve akrabalık ve ticari ilişki olmadan para transferi yapıldığı ve de ifadelerin birbiriyle çeliştiğinin (örneğin; ... 10.000 TL elden nakit olarak aldığını beyan etmesine rağmen, davacının ... askerdeyken parça parça 9.000 TL - 10.000 TL para gönderdiğini ve bu paraları banka kanalıyla gönderdiğini beyan ettiği, ...'nin davacı ve eşinin hesaplarına gönderdiği para tutarının ise 15.600 TL olduğu) görüldüğü; her ne kadar, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararıyla, davacı yönünden ''Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan, Özel Belgede Sahtecilik'' iddialarıyla yürütülen soruşturmada; "... Şüphelilerin kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli hareketlerinin bulunmadığı, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, ilgili sigorta primlerinin kuruma yatırılmış olması, hizmetlerin iptali halinde yatırılan primlerin kuruma irat olarak kaydedilebileceği, tüm bu nedenlerle şüpheliler aleyhine müsnet suçların unsurları yönüyle oluşmadığı..." gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığı yolunda karar verildiği ve bu karara karşı yapılan itiraz ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve Değişik İş No:... sayılı kararı ile reddedilerek kesinleşmiş ise de anılan kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararda, davacı açısından isnat edilen fiillerin işlenmediğine ilişkin bir saptama yapılmadığı, müsnet suçların oluşmadığı yönünde değerlendirme yapıldığının anlaşıldığı,

Bu itibarla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesi uyarınca disiplin hukuku açısından ve disiplin yaptırımına bağlanan fiil bakımından yapılan inceleme ile dosyadaki bilgi, belge ve soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden; yukarıda açıklanan saptamalar ışığında, davacının üzerine atılı fiillerin sübuta erdiği ve davacının fiillerinin "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'" fiili kapsamında olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde ve istinafa konu mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı,

Diğer taraftan; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, sözü edilen işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı belirtilen özlük haklarının iadesi ve zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, söz konusu olay nedeniyle başlatılan ceza soruşturması neticesinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, görevi süresince herhangi bir kimseden maddi menfaat temin etmediği, soruşturma sürecinde yeterince tahkikat yapılmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek ısrar kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,

3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY

X- Dava; ... Sosyal Güvenlik Merkezinde memur olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı belirtilen özlük haklarının iadesine ve zararlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararıyla, davacı yönünden “Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum ve Kuruluşları vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık, Resmi Belgelerin Düzenlenmesinde Yalan Beyan, Özel Belgede Sahtecilik” iddialarıyla yürütülen soruşturmada; “... Şüphelilerin kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli hareketlerinin bulunmadığı, kurumun kendisine bildirilen iş yerlerini ve işe giriş bildirgelerini denetleme yetkisinin her zaman bulunması, ilgili sigorta primlerinin kuruma yatırılmış olması, hizmetlerin iptali halinde yatırılan primlerin kuruma irat kaydedilebileceği, tüm bu nedenlerle şüpheliler aleyhine müsnet suçların unsurlar yönüyle oluşmadığı...” gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan itiraz ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve Değişik İş No:... sayılı kararıyla reddedilerek, karar kesinleşmiştir.

Öte yandan, davacının 27/03/2017 ile 04/07/2017 tarihleri arasında, Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinde görev yapan kurum çalışanına ... kullanıcı adı ve şifresini vererek kurumu zarara uğrattığı, bu işlemler karşılığı ... ve ...’dan maddi menfaat temin ettiği ileri sürülmüş; buna karşılık davacı ise, eşi ...’e düğünde takılan altın ve bileziklerin ...’a 25.000-TL senet karşılığı borç verdiğini ve ...’ın senet bedelini banka üzerinden kısmi aralıklarla ödemesini yaptığını, gerekli mal bildirimlerinde bulunduğunu, geçmişte takside birlikte çalıştığı eski arkadaşı olan ...’e borç verdiğini ve kendisinin bu borcunu kısımlar halinde ödediğini beyan etmiş, ifadesine başvurulan ... ve ... davacı ile olan bu borç ilişkisini doğrulamışlardır. Dolayısıyla davacının iş sahiplerinden menfaat temin ettiği iddiası, her türlü şüpheden uzak somut deliller ile ortaya koyulmamış, bazı varsayımlara dayanan soyut iddia düzeyinde kalmıştır.

Disiplin cezasına konu fiilleri nedeniyle adli merciler tarafından yapılan kovuşturmada davacının hileli hareketlerinin bulunmadığının ve kamunun zararına yol açan bir işlem olmadığının saptanmış olması karşısında, aynı fiillerin disiplin hukuku açısından “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili kapsamında nitelendirilemeyeceği, davacının fiil ve davranışları resmi ya da özel belgede sahtecilik, dolandırıcılık, yalan beyan kapsamında nitelendirilmemişken yüz kızartıcı ve utanç verici davranış olarak nitelendirilmesinin davacının ölçülülük ilkesi ile bağdaşmayan orantısız bir disiplin yaptırımı ile cezalandırılmasına neden olacağı, zira davacının fiil ve davranışları kurumca belirlenen usul ve esaslara aykırı nitelikte kabul edilirse daha alt derecede bir disiplin cezasının uygulanabileceği, davacının adli mercilerce kovuşturulan ve yüz kızartıcı bulunmayan fiillerinin, disiplin yönünden yüz kızartıcı ve utanç verici olarak nitelendirilerek devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının, masumiyet ilkesinin ihlal edilmesine yol açacağı, bir başka deyişle davacının isnat edilen aynı fiiller yüz kızartıcı olmadığı için kovuşturmaya değer görülmeyerek adli mercilerce verilen kesin karar ile gerçekleşen masumiyetinin verilen disiplin cezası ile ortadan kalkacağı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, temyize konu ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu ısrar kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog