T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlattığı icra takibine, davalı tarafın yapmış olduğu itirazının haksız ve mesnetsiz olduğu, edimini ifa etmeyen davalı borçlunun bilinçli olarak davacının haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığı ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz ettiği, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacının alacağının haklılığının ortaya çıkacağı, davalı borçluya ait BA-BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilerek, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için inceleme günü verilmesi gerektiği, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının 249.770,71TL üzerinden iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın icra takibine konu etmiş olduğu fatura konusu malın, davalı tarafından satın alınmadığı, davacı tarafından da mal tesliminin yapılmadığı, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davalı tarafın davacı tarafa icra takibinde talep edilen şekilde borcunun bulunmadığının ortaya çıkacağı, borcu kabul etmemekle birlikte davacı tarafın takip öncesi faiz talebinin de yersiz olduğunu belirterek davacının haksız olan davasının reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesinin talep etmiştir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ... Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi, borçlunun ... Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibe konu alacağın 278.359,19 TL olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi tarafından sunulan 09/01/2026 tarihli raporda özetle, davacı ... SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş.'nin 2024 Kasım ayında davalı şirket adına düzenlediği, toplam bedelleri 249.770,71TL olan 9 adet satış faturasından kaynaklı olarak 2024 Aralık sonu itibariyle davalı şirketten 249.770,71TL bakiye alacağının olduğu, davalı ... SAN. VE DIŞ TİC.LTD. ŞTİ.'nin Ocak ayında davacı şirket adına düzenlediği, toplam bedelleri 276.175,02TL olan 7 adet “Satış” faturası sebebiyle takip tarihi (13.02.2025) itibariyle davacı şirketin davalı şirkete 26.404,31TL borçlu durumda olduğu, (249.770,71TL alacak - 276.175,02TL borç - 26.404,31TL borç) fakat sonrasında tarafların karşılıklı düzenlediği iade faturalaşmaları sonrası 2025 Şubat sonu ve T.C. Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin ödeme emri tarihi (03.03.2025) itibariyle davacı şirketin davalı şirketten tekrar 249.770,71TL alacaklı konuma geldiği, tarafların 2025 yılı Eylül ayına kadar karşılıklı bu iade faturalaşmalarına devam ettiği, dolayısıyla taraflar arasındaki borç/alacak bakiyesinin hiçbir zaman sabit kalamadığı, iade faturalaşmalarının bugüne kadar halen devam edip etmediğinin bilinmediği, davacı şirketin takibe ilişkin bakiye alacağına konu 9 adet faturanın hem davacı şirketin hem davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların BS-BA formlarında bulunduğu, yasal süresi içerisinde bu faturalara davalı şirketin itiraz etmediği ve/veya iade faturası düzenlemediği, davalı şirketin Ocak ayında düzenlediği 7 adet faturanın da tarafların her il defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara davacı tarafın yasal süre içerisinde ve/veya yasal süresi içerisinde iade faturası düzenlemediği, her ne kadar davacının ticari defterlerinde davalının düzenlediği 7 adet satış faturası “satıştan iadeler" yani davalının düzenlediği iade faturasıymış gibi kayıtlara işlense de, davacının 2024 yılında düzenlediği 9 adet fatura içeriği ile, davalının düzenlediği 7 adet fatura içeriğinin birebir örtüşmemesi, fatura sayısı ve fatura tutarlarının da birbirleriyle eşleşmemesi, ayrıca 7 faturadaki Fatura Tipi açıklamasında iade değil; SATIŞ faturası yazılmış olması sebebiyle davalının düzenlediği 7 adet faturanın, 2024 yılında davacı tarafça kesilmiş 9 adet faturaya karşı düzenlenmiş iade faturaları olduğuna dair net bir kanıya varılamadığı, davalının düzenlediği faturaların, takip konusu faturalardan bağımsız düzenlenmiş mal satış faturaları şeklinde kabul edilmesi durumunda davacı şirketin bakiye alacağı olan 249.770,71TL'den bu 7 faturanın toplam bedeli olan 276.175,02TL'nin mahsup edilip edilmeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemenizde olduğu, 7 faturanın mahsup edilmesi durumunda davacının davalıdan herhangi bir bakiye alacağının olmayacağı, davacının davasında haklı görülmesi durumunda, 249.770,71TL bakiye (asıl) alacağına işlemiş avans faizi tutarının takip tarihi itibariyle 19.284,47TL olarak hesaplandığı, (sadece asıl alacağın dava esas değerine konu edildiği) yönünde görüş bildirilmiştir. Deliller Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, bilirkişi raporu, Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava,2024 -2025 yıllarına ait bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar istemine ilişkindir.
HMK 190 gereğince bir satış/hizmet ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini/hizmet verdiği, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla ara karar tesis edilmiş olup taraf defterleri incelenerek düzenlenen 09/01/2026 tarihli rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
Somut olayda; davacı tarafça fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının iptali talep edilmiş olup mahkememizce bilirkişi marifeti ile yapılan inceleme neticesinde tarafların ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfının bulunduğu,2024 yılı Kasım ayında davacı tarafça davalıya 9 adet toplam 249.770,71-TL tutarlı fatura düzenlendiği, bu faturaların her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu,2025 yılı Ocak ayında davalı tarafça 7 adet satış faturası düzenlediği ve faturaların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu,bu faturalardan sonra davalının davacıdan alacaklı konumuna geçtiği,düzenlenen 7 adet faturanın satış faturası olması nedeniyle 2024 yılı Kasım ayında davacı tarafça düzenlenen faturalara karşı düzenlenen iade faturası olmadığı, davalının düzenlediği 7 adet satış faturasına karşı yasal süreden sonra davacının iade faturası düzenlediği,sonrasında karşılıklı olarak iade faturası düzenlenerek davacının takibe konu miktarda alacaklı konumuna geldiği anlaşılmış olup davacı tarafça 2025 yılı Ocak ayında davalı tarafça düzenlenen 7 adet satış faturasına yasal sürede itiraz edilmeyerek defterine işlediğinden davalının alacaklı olduğu, davacının iade faturası düzenleyerek alacaklı konumuna geçmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından davanın reddine ,takibin kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın Reddine
2.Kötü niyet tazminatı talebinin reddine
3.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 2.873,66.-TL peşin harcından mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 2.141,66.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
4.Davacı tarafından yapılan 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 110,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 7.610,00 TL yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına
6.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.00,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
7.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 03/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)