2. Ceza Dairesi 2024/15912 E. , 2025/17729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
I-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
14.04.2011 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000.00 TL. dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.03.2015 tarihi itibarîyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 22.10.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/1. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/4. maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıl olağan dava zamanaşımının, ilk karar tarihi olan 24.05.2016 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye değişik gerekçeyle uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.