Esas No
E. 2025/414
Karar No
K. 2026/124
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/414 Esas
KARAR NO: 2026/124
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/05/2025
KARAR TARİHİ: 02/02/2026
KARARIN YAZILMA TARİHİ: 05/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerinin davalıya ayakkabı tabanı sattığını davalının bakiye borcunu ödemediğini açılan icra takibenede haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Davacıya borçları bulunmadığını , davacının alacak iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmazlığın davacının mal satışına ilişkin muavin defterinde kayıtlı faturaları kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı, söz konusu malların davalıya teslim edilip edilmediği, taraflar arasında faturalar kaynaklı ticari ilişki bulunup bulunmadığı ile icra takibinde mevcut itirazın iptaline ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

İİK'nın 67. Maddesinde itirazın iptali davası düzenlenmiş olup maddede takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde borçlunun takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlenmiştir.

Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 983.436,39 TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.

Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (4721 sayılı TMK m. 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (6100 sayılı HMK m.

190.olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir.

HMK'nın 222/1 inci maddesi gereğince; mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Yasa koyucu bu madde ile tacirlerin ticari işletmeleriyle ilgili işlemlerinden kaynaklanan davalarda tarafların delilleri arasında açıkça ticari defterlere dayanılmamış olsa dahi hakimin re'sen ticari defterleri inceleyebileceği ilkesini kabul etmiştir. Aynı ilke TTK'nın 85 inci maddesinde; "Malvarlığı Hukukuna ilişkin olan özellikle de mirasa, mal ortaklığına ve şirket tasfiyesine ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme ticari defterlerin teslimine ve bütün içeriklerinin incelenmesine karar verebilir." denilmek suretiyle,

HMK 222 inci madde hükümlerine paralel olacak şekilde teyit edilmiştir.

TTK'nın 83/2 inci maddesinde ticari defterlerin ibrazı hakkında HMK'ya atıf yapılmış ancak defterlerin ibrazından kaçınmanın yaptırımı düzenlenmemiştir. Yine HMK'nın 222/3 üncü maddesinde tarafların ticari defterlerini mahkemeye biraz usulü düzenlenmiş ancak ibraz edilmemesinin yaptırımı gösterilmemiştir. Bu nedenle doktrinde bu durumda belgelerin ibraz mecburiyetine ilişkin HMK 219 ve 220 inci maddelerinin uygulanacağı kabul edilmektedir. (Hakan Pekcanıtez Medeni Usul Hukuku 15. Bası 2. Cilt s.

1826.TTK'nın 222/4 üncü maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Bu kapsamda taraflara ticari defterlerini sunması ve defterlerde mevcut kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına yönelik ara karar kurulmuştur.

Somut olayda, davacı tarafça ödenmeyen alacaklar nedeniyle başlattığı takibe borçlu davalının itirazının iptali talep edilmiş olduğu, dosyada mübrez 18/11/2025 tairhli bilirkişi raporunda taraf ticari defterlerinin usule uygun tutulup tutulmadığına ilişkin "Davalı .... AYAKKABI SAN. AŞ. Defterlerinin 6102 sayılı TTK. m 64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, Davalı .... AYAKKABI SAN. AŞ.' nin 2024,2025 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-Defter sisteminde yalnızca Envanter Defterinin noter tasdikine tabi olduğu, Davalı ... AYAKKABI SAN. AŞ.' nin 2024 yılı Envanter defteri tasdikinin yasal süresi içinde yaptırılmış olduğu, 2025 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin üresi içinde yaptırılmamış olduğu, bu itibarla HMK 222 md.ve 6102 sayılı TTK 64/3 md gereğince mevcut haliyle Davalı ... AYAKKABI SAN. AŞ. 'nin 2024,2025 ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı tarafımca değerlendirilmiştir" şeklinde tespitin bulunduğu, raporda ayrıca davalı tarafından defterlere ilişkin ilgili kayıtların da sunulmadığı dikkate alınarak usulüne uygun açılış ve kapanışları yapılmayan ticari defterlerin davalı aleyhine delil olabileceğinin anlaşıldığı, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın iade faturalardan kaynaklı olduğu belirlenmiş ise de iade faturaların davacı defterlerinde bulunmadığı, bu doğrultuda davacı tarafından usule uygun şekilde tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil olması nedeniyle işbu defter kayıtları kapsamında raporda da belirtildiği üzere 31.12.2024 tarihi itibariyle Davacının davalıdan 948.914,54 TL TL Alacağı olacağı, Takip tarihi 10.03.2025 tarihi itibariyle Davacının davalıdan 989.016,97 TL Alacağı olacağı, işbu alacağın ispat edildiği kanaatine ulaşılmış olmakla birlikte taleple bağlılık ilkesi gereğince talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının takip talebinde TTK 1530 gereğince faiz talebinde bulunulmuş ise de TTK'nın 1530.maddesi; yalnızca mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşmelerde, mal veya hizmet karşılığı ödenecek bedelde temerrüde düşüldüğü durumda ve iki ticari işletme arasında akdedilen sözleşmeler bakımından uygulanır. TTK. m. 1530 borcunu zamanında ödemeyen borçlunun ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmesi ve faize hak kazanmasını öngörür. Ancak;

TTK'nın 1530. maddesi mal tedarik sözleşmesine ilişkin olup, satış sözleşmelerine uygulanmaz. İcra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerekir. Temerrüt, en kısa tanımıyla, alacaklı tarafından talep edilebilir (muaccel) hale gelmiş bir borcun ifasındaki gecikmedir ve kural olarak, bu tür (muaccel) bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Temerrüt için aranan ihtar hukuki işlem benzeri fiil mahiyetinde olup, alacaklının alacak miktarını belirterek borçludan borcun ifasını istemesi, ifayı kabule hazır olduğunu bildirmesi anlamına gelir. İhtar kural olarak şekle tabi olmayıp, yapılmadığı itirazı vaki olursa aksinin ispatı, niteliği gereği alacaklıdan beklenir. Nihayetinde bir ihtar da yoksa temerrüt icra takibi ya da dava açılmasıyla gerçekleşir. (Yargıtay 19 HD. 2017/3266-2018/4228 E-K sayılı ilamı). Bu bilgiler ışığında TTK 1530 kaspamında faiz talebinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Dosyada mübrez bilgi ve belgeler kapsamında davalının takip öncesi temerrüde düşürülmediği anlaşılmış ise de davacı tarafından yalnızca asıl alacağa ilişkin talebin bulunduğu değerlendirilmekle davanın kabulü takip tarihinden itibaren davacının talebinin aşmamak kaydıyla değişen oranlarda ticari avans faizinin işletilmesine ve alacağın likit olması davalı tarafından da icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiği değerlendirilmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın Kabulüne

Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 983.436,39 TL alacak yönünden iptali ile takibin işbu bedel üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE

Devamına karar verilen 983.436,39 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak kaydı ile değişen oranlarda ticari avans faizinin işletilmesine Davalı itirazında haksız çıktığından ve alacağın likit olması sebebiyle İCRA İNKAR TAZMİNATI TALEBİNİN KABULÜ ile 983.436,39 TL toplam alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 196.687,28 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

2.492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 67.178,54.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 11.877,46.-TL peşin harcın ve icra veznesine yatan 4.917,18 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 50.383,90.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ve 11.877,46.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

4.Davacı tarafından dosyada yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti 875,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.875,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5.Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 153.515,46.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

7.Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/02/2026 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog