Esas No
E. 2023/138
Karar No
K. 2026/112
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/138 Esas
KARAR NO: 2026/112
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 24/02/2023
KARAR TARİHİ: 05/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: 07.12.2022 tarihinde, davalıların sürücüsü, sahibi ve KZMS Sigortacısı oldukları --------- plakalı tankere, davacıların müşterek oğulları --------- idaresindeki ---------- plakalı motosiklet ile çarparak EX olduğu; sürücü ---------- kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu; --------E sayılı ceza yargılamasında düzenlenen 12.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında sürücü --------- asli kusurlu ve maktül ---------- kusursuz olduğunun tespit edildiği; Davacıların 22 yaşındaki oğullarının desteğinden yoksun kaldıkları; davalı sigorta şirketine tazminat taleplerinin 11.01.2023 tarihinde tebliğ edildiği ancak ödeme yapılmadığı; arabuluculuk görüşmelerinin uyuşmazlıkla sonuçlandığı açıklanarak; Fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, 1.000.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi 07.12.2022 ariyle avans faizi ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.

Davalılar -------- ve ----------- vekili cevap dilekçesinde özetle: Trafik levha çapının standartlara göre en düşük 45 cm olması gerekirken kaza mahallindeki sola dönülmez levha çapının 40 cm olduğu; sola dönülmez levhasının trafik ışıkları altına konulmasının da standartlara aykırı olduğu; sola dönülmez levhasının en az 5 m önde olması gerektiği, bu nedenle ------- (------- Büyükşehir Belediye Başkanlığı kusurlu olduğu; Talebin fahiş olduğu; kusur ve zararı bilirkişinin belirlemesi gerektiği açıklanarak davanın reddi talep etmiştir.

GEREKÇE VE SONUÇ:Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Ayrıntıları ----------Sayılı ilamında belirtildiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. maddesinde de benzer bir düzenlemeye gidilerek kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Gerek BK’nın 41. maddesi gerekse TBK’nın 49. maddesi, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimsenin bu zararı tazmine mecbur olduğunu belirtmektedir. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. BK’nın 41. maddesi (TBK’nın 49. maddesi) uyarınca haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için hukuka aykırı bir fiilin bulunması, kusurun bulunması, hukuka aykırı fiille zarar verilmesi ve hukuka aykırı fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Böylelikle haksız fiilin; hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağından ibaret olmak üzere dört unsuru bulunduğu söylenebilir. Bu unsurların tümünün bir arada bulunmadığı, bir veya birkaç unsurun eksik olduğu durumlarda, haksız fiilin varlığından söz edilemeyecektir. Haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncellikle sorumlu tutulacak kişinin işlediği bir fiilin bulunması gerekmektedir. Kendisinden tazminat istenen şahsın bir fiili yoksa sorumluluğu da söz konusu olmaz. Bununla birlikte haksız fiil sorumluğunun doğabilmesi için sadece fiilin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda fiilin hukuka aykırı olması gerekmektedir. Kanunlarımız bir fiilin nasıl ve hangi niteliklere sahip olduğu takdirde hukuka aykırı sayılacağını açıklamamıştır. Genel bir ifadeyle denilebilir ki hukuka aykırılık, kişilerin mal ve şahıs varlıklarını doğrudan doğruya koruyan emredici bir hareket tarzı kuralına aykırılık hâlinde ortaya çıkmaktadır . Kusura dayanan haksız fiil sorumluluğu için aranan diğer ve en önemli şartlarından biri de hukuka aykırı fiili işleyen kişinin kusurlu olmasıdır. Hukuka aykırılık, fiilin bir hukuk kuralına aykırı olduğunu, kusur ise bu hukuk kuralına aykırı fiile ilişkin iradesi sebebiyle fiili işleyen kişinin davranışının kınanan bir davranış olmasını ifade eder. Haksız fiil sorumluluğundan söz edebilmek için gereken diğer bir şart ise zararın ortaya çıkmasıdır. BK'nın 41 (TBK'nın 49.) maddesi zarardan bahsetmekle beraber kanunda zarar tanımı yapılmamıştır. Doktrin ve yargısal içtihatlarda zarar “geniş anlamda zarar” ve “dar anlamda zarar” olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Hukuka aykırı bir fiil işleyen kimse ancak bu fiilinin sebep olduğu zararları tazminle yükümlüdür. Fiil ile arasında uygun illiyet bulunmayan bir zararın tazmini istenemez. Fakat fiille uygun illiyet bağı bulunan bütün zararlardan faili sorumlu tutmak da adil olmayabilir. Hayat tecrübelerine göre, bir fiilin, olayların normal akışında meydana getirebileceği zararlarla olan mantıki illiyet bağına uygun illiyet bağı denilmektedir. Uygun illiyet zinciri içinde bir sebebin zararı meydana getirmeye uygun bir sebep olup olmadığı araştırılacaktır. Önemle belirtilmelidir ki hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz. Zarar miktarı tazminatın azami sınırını teşkil eder . Bir başka ifadeyle, tazminat miktarı hiçbir zaman gerçek zararı aşmamalıdır. Nitekim aynı hususlar -------- E., --------- K.; 19.02.2019 tarihli ve -------- E., --------- K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Eş söyleyişle, tazminat miktarının belirlenmesinde zarar görenin gerçek zararının esas alınması zorunlu olup; burada ilke, zarar doğurucu eylem, zarar görenin malvarlığında gerçekten ne miktarda bir azalmaya neden olmuş ise, zarar verenin tazminat borcu da, o miktarda olmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi) uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 50 ve 51. maddelerinde haksız eylemin ve bunun sonucunda doğan zararın birden fazla kişi tarafından meydana getirilmesi durumunda zarar görenin dilediği takdirde eyleme katılanların birisinden, birkaçından veya tamamından zincirleme olarak sorumlu tutulmalarını isteme hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Aynı hüküm 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanununun 61. maddesinde de tekrar edilmiştir .

Mahkememizce alınan 08/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davalı sürücü --------- idaresindeki-------- plakalı tanker ile trafik levhalarına uymadığı; doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaptığı, sola dönmenin yasak olduğu kavşakta sola dönerek ---------- plakalı motosiklet ile kazaya karıştığı ve sürücüsü --------- EX olmasına neden olduğu için KTK 47l/c Bâlt ve KTY 95/c- 157/a/6 maddesinde açıklanan kusurları işlediği; ölümlü, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu; Maktül sürücü ------- idaresindeki -------- plakalı motosikleti ile seyrederken trafik levhalarına uymayan ve doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapan ---------- plakalı tanker ile kazaya karıştığı ve EX olduğu için ölümlü, maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı; Davalı --------- sahibi olduğu --------- plakalı tankerin süri ---------- kusurundan KTK 85/1-5 gereğince kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilsen sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememize sunulan 25/12/2024 tarihli ön raporda özetle: Dava dilekçesinde ekli olduğu bildirilen ancak sunulmayan müteveffaya ilişkin kaza tarihini kapsayan ücret bordrosunun sunulması ve müteveffanın kazancının asgari ücretten yüksek olduğu iddiası bağlamında aynı işyerinde müteveffa emsali personelinin asıl raporun tanziminin daha sağlıklı olacağı sonucuna varıldığına ilişkin kanaatlerimi bildirdiği görüldü.

Mahkememizce alınan 16/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: 07.12.2022 günü meydana gelen trafik kazasında davalı sebep sorumlusunun tam kusurlu olmasına nazaran: Anılan kazaya bağıl olarak davacıların murisi ---------- ölümü sebebiyle annesinin 2.618.631,68 TL, babasının 1.744.345,97 TL destekten yoksun kalma zararı oluştuğu; (5/F) sayılı bentte açıklanan nedenlerle, tazminat ile mükerrerlik teşkil eden indirim nedeni varlığının bulunmadığı, Hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatı, kaza tarihinde cari zorunlu trafik sigortası teminat limiti olan 1.000.000,00 TL'yi aştığından, zararların teminat limitine oranlanması sonucu, teminattan davacı anneye 600.183,40 TL, davacı babaya 399.816,60 TL isabet etmekle, davalı Sigorta Şirket'inin diğer davalılar yanında, yöntemince yapılan başvuruyu takip eden 8 iş günü sonrasında itibaren işleyecek faiz ile birlikte müteselsil sorumlu olduğu; İşaret edilen hususlar, tüm delillerin takdir ve münakaşası ile hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere hesaplamaya dayalı görüş ve kanaatine varılmıştır.

Mahkememizce alınan 14/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: Davalıların itirazının yukarıda (1/2) sayılı bentte incelendiği; mevcut delil durumuna nazaran, iştirak edilmediği; Davacının kök rapordan sonra sunduğu ibraname ve ödeme makbuzunun yukarıda (1/3) sayılı bentte tanıtıldığı; (4) sayılı bentte tazmin borcuna etkisine ilişkin özel durum nedeniyle yüksek yargı uygulamasının tanıtıldığı; buna göre: Davalı ----------Ş'nin vaki harici feragat sebebiyle sorumluluğu kalmadığı, Davanın ikamesinden sonra 18.09.2023 tarihinde düzenlenen ibraname tarihindeki ücret verilerine göre yukarıda (1) sayılı bentte yapılan hesaplama ödenen tutar ve kalan teminat limitinden yapılan feragatte dikkate alındığında, müteselsil sorumlulardan ----------Ş:'nin teminat limiti tamamı yönünden ibra edilmesi ve bu tutar ile ibra tarihindeki tutar arasında aşırı farklılık bulunduğundan, sigortacı dışındaki diğer davalılar açısına vaki ödemenin kısım ifayı içeren makbuz sayıldığı; Kök raporda hesaplanan destekten yoksun kalma zarardan davanın ikamesinden sonra ödenen tutar ve kalan ve feragat edilen teminat limitini mahsubu sonrasında davacıların murisi ---------- ölümü sebebiyle annesinin 2.053.925,80 TL, babasının 1.309.051,85 TL karşılanmamış destekten yoksun kalma zararı oluştuğu görüş ve kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; iddia, savunma, bilirkişi raporu,

Mahkememizce alınan 08/04/2024 tarihli bilirkişi raporu, 14/07/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, ---------- esas sayılı dosyası, kazanın oluş şekli ve kusur durumu, davanın ikamesinden sonra 18.09.2023 tarihinde düzenlenen ibraname, davanın ikamesinden sonra ödenen tutar ve kalan ve feragat edilen teminat limitini mahsubu sonrasında davacıların murisi --------- ölümü sebebiyle annesinin 2.053.925,80 TL, babasının 1.309.051,85 TL karşılanmamış destekten yoksun kalma zararı, zarar ve fiil arasında illiyet bağı bulunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında davanın sigorta şirketi yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

1.Davalı sigorta yönünden davanın feragat nedeniyle davanın REDDİNE,

2.Davacı --------- yönünden davanın kabulüne; 2.053.925,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 07/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar -------- ve -------- müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

3.Davacı ---------yönünden davanın kabulüne; 1.309.051,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 07/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar -------- ve --------- müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine

4.Alınması gerekli 229.725,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.415,00 TL ve 8.100,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 218.210 TL harcın davalılar ------- ve ---------- müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

5.Davacı tarafından yatırılan 3.415,00 TL peşin harcın, 8.100,00 ıslah harcın, 179,90 TL başvuru harcın ve 25,60 TL vekalet harcın davalılar -------- ve ---------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

6.Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 479.187,09 TL vekalet ücretinin davalılar -------- ve ---------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

7.Red edilen miktar üzerinden davalı -------- Şirketi kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'since hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

8.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9.Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sisteminde gösterilen toplamda 27.620,25 TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre oranlayarak 26.440,89 TL' nin davalılar -------- ve ----------- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine; bakiye bölüm davacı üzerinde bırakılmasına,

10.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 05/02/2026

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog