Karar No
K. 2026/26
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/1545

KARAR NO: 2026/26

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 16/11/2021

NUMARASI : 2019/120 Esas - 2021/849 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 15/01/2026

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların desteği ...'ye, davalı ... A.Ş'nin ZMMS poliçesiyle sigortacısı olduğu aracın çarptığını ve ölümüne sebebiyet verdiğini belirterek, davacılar için ayrı ayrı HMK'nin 107. maddesine göre 1.000 'er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacılar vekili 21/06/2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davada bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkili davacı ... için 1,000 TL alacak taleplerinin 36.718.33 TL daha arttırılarak 37.718.33 TL’ye çıkarılmasına ve müvekkili davacı ... için alacak taleplerinin 244.90 TL daha artırılarak 1.244.90 TL'sına çıkarılmasına bu talepleri yönünden haksız fiil tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikten davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakta İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, birleştirme talebinin bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; davacı ...'ün davasının kabulü ile toplam 1.244,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının 22/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davacı ...'ün destekten yoksun kalma tazminatına dair davasının reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili, dosyada bulunan tanık beyanları ile müvekkilinin destek ... ile beraber yaşadığı ve çocuğu olduğu, destek ...'ın emekli olmak için İstanbul'a gidiş geliş yaptığını, desteğin, müvekkili ile aynı çatı altında yaşadığını ve müvekkiline düzenli ve eylemli olarak destek olduğu, evinin kirası ve faturalarını paylaştığı, fiili ve düzenli bir şekilde destek olduğunun hayatın akışına uygun olduğunu ve manevi tazminat talepleri yönünden karar verilmediğini belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Davacıların, açtıkları maddi ve manevi tazminat davalarının davalı ... A.Ş yönünden tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verildiği ve yetkisizlik kararı sonucunda iş bu esası alan davada davalıya karşı manevi tazminat talebi olmadığından mahkemenin hükmünde bu açıdan eksiklik bulunmamaktadır.Haksız bir eylem sonucu ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 53'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasına dayanarak bu sebeple uğradıkları kayıpların ödettirilmesini isteyebilir.Öğretide destek, "bir kimseye fiilen sürekli ve düzenli bir şekilde bakan ve olayların olağan akışına göre ona bu tarzda ilerine bakması kuvvetle tahmin edilen (büyük olasılık olan) kimse o kişinin desteğidir. Destekle ölenin baktığı kişinin, aynı ailenin bireyleri, kan hısmı veya birinin diğerinin mirasçısı olması şart değildir." biçiminde tanımlanmakta, desteğin yardımı da "... Desteğin geçimini sağlama veya geçimine katkıda bulunma yardımı, para verme tarzında olabileceği gibi bir kimseye hizmet görme tarzında da olabilir. Keza bunların dışında bir fayda sağlama da destek olma durumu yaratabilir..." olarak açıklanmaktadır. (Prof. Dr.

M. Kemal Oğuzman, Prof.

Dr.

M. Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Genişletilmiş 11.bası, 2.cilt, sayfa 120) Diğer bir anlatımla destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Bununla birlikte hemen belirtmek gerekir ki destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığının ortaya konulması zorunludur.

Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler arasında, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği konusunda da herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bununla birlikte hemen belirtmek gerekir ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/6/2011 gün ve 2011/17-142 (E) - 2011/411 (K) sayılı kararında açıklandığı gibi, miras bırakanın trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir.Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdiği zarar, desteğin ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Desteğin ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte, zarar doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur.Eldeki davada, davacı ...'ün 05/03/1991 tarihinden bu yana dava dışı 3.kişi ile evli olduğunun nüfus kaydından anlaşılmıştır. Bununla beraber Ladik İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından hazırlanan tutanaklardan; kazadan önce müteveffanın Çadırkaya Mahallesinde davacılarla birlikte yaşadığı ancak kaza tarihinden bir buçuk yıl önce müteveffa veya davacı İrşad'ın İstanbul'a çalışmak üzere gittiği (tutanakların kimin İstanbul'a gittiği hususunda çelişkili olduğu) ve bu süre içinde birlikte yaşamadıkları anlaşılmıştır. Bu itibarla müteveffa ...'nin, davacı ...'e eylemli ve düzenli olarak destekte bulunduğu olgusu kanıtlanamadığından, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,

2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 732 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3.Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026

Karar Etiketleri
YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog