T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı alacaklı ile davalı borçlu şirket arasında davalı borçlunun ----- caddesi 675 ada 50 parsel mevkinindeki inşaatının kazı ve hafriyat işlerinin müvekkil tarafından yapımı hususunda sözleşme imzalanmış olduğunu, bu sözleşme kapsamındaki edimler müvekkili tarafından tam ve gereği gibi yerine getirildiğini, sunulan iş ve hizmetin karşılığında müvekkili tarafından davalı borçluya fatura kesildiğini, davalı yanca bu faturalara herhangi bir itiraz edilmediğini, İşin tamamlanması ve faturanın da kesilmesine rağmen davalı borçlu yan bakiye alacağı ödeyeceğini şifahen aktarmış ancak aradan günler, haftalar ve hatta aylar geçmesine rağmen herhangi bir ödeme yapmamış olduğunu, Bunun üzerine nihayetinde haklı alacağın tahsili amacıyla tarafımızca T.C. ----- İcra Müdürlüğü ------ Esas numaralı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı yan, takip konusu meblağı gayet iyi bir şekilde bilinmesine ve alacağın likid bir alacak olmasına rağmen tamamen kötü niyetli bir şekilde itiraz etmiş ve takibin durdurulmasına neden olduğunu, İlgili kanunlarda ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup, bu doğrultuda davamız açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurmuş olduklarını, Arabuluculuk görüşmelerinde ise anlaşma sağlanamamış olduğunu, Davalı borçlunun T.C. ------. İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, Davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlu aleyhine müvekkil davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, Yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalı borçlu yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 02.06.2025 tarihli cevap dilekçesinden özetle; Davacı Tarafın, Kazı Ruhsatı Almaksızın Faaliyet Gerçekleştirdiğini, ------ gibi altyapı, arkeolojik ve tarihi koruma alanı yoğun şehirlerde, -- Büyükşehir Belediyesi (-----) tarafından verilen açık kazı ruhsatı olmaksızın herhangi bir hafriyat işlemi yapılması yasak olduğunu, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca: “Yapı ruhsatiyesine tâbi inşaat ve kazı işleri, belediye veya valilikten izin alınmadan yapılamaz.” Ayrıca, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 4 ve 9. maddeleri uyarınca, kültürel varlıkların bulunduğu bölgelerde her türlü kazı faaliyetinin koruma kurulu iznine tabi olduğu düzenlendiğini, Davacı, hiçbir yasal izin almaksızın söz konusu kazıyı gerçekleştirmiş olduğunu; sözleşmede üstlendiği yasal yükümlülükleri ihlal ettiğini, Bu sebeple yapılan iş baştan itibaren hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, Hukuka Aykırı Bir İfaya Dayalı Alacak Talebi Geçersiz olduğunu, hukuka aykırı şekilde gerçekleştirdiği kazı işlemini gerekçe göstererek alacak talebinde bulunmakta olduğunu, Oysa ki, Türk Borçlar Kanunu m. 27 açıkça şunu düzenlemektedir: “Kanuna, ahlaka, kamu düzenine aykırı sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.” Yargıtay ------ sayılı kararında da açıkça şu ilkeye yer verildiğini, “İlgili idareden ruhsat alınmadan yapılan hafriyat işleri hukuka aykırıdır. Bu tür işlerden doğan alacaklar, TBK m. 27 uyarınca hükümsüzdür ve talep konusu yapılamaz.” şeklinde olduğunu, Davacı Tacirdir – TTK m.18/1’e Aykırı Davrandığını, Taraflar arasında imzalanan sözleşme ticari nitelikte olduğunu, Her iki taraf da 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında tacir sıfatına haizdir. TTK m. 18/1’e göre:“Tacir, bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorundadır.” Davacı şirket, ------ faaliyet gösteren ve bu alanda uzmanlaşmış profesyonel bir hafriyat firması olduğunu, Kazı işlemi için gerekli izinleri almanın zorunlu olduğunu bilmesi beklendiğini, Bu yükümlülüklerine aykırı davranması, mesleki ihmalin ötesinde sözleşmeye ve ticaret etiğine açık aykırılık teşkil edeceğini, Taraflar Arasında Sözleşme Vardır Ancak Uygulama Sözleşmeye Aykırı olduğunu, Taraflar arasında yazılı hizmet sözleşmesi bulunduğu doğru olduğunu, Ancak sözleşmede davacının işin gereği olan izin ve ruhsatları alması gerektiği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, davacı bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, Bu nedenle borcun doğumu söz konusu olmadığını, Sözleşmenin temel yükümlülüklerine aykırı ifa, alacağın doğmasını engeller şeklinde olduğunu, Müvekkilinin Davacıya 2.772.000 TL Ödeme Yaptığını – Dosyaya sunulan dekontlara ve el yazılı ödeme çizelgesine göre müvekkilinin davacıya işin ifası sırasında toplam 2.772.000 TL ödeme yapmış olduğunu, Bu miktar, yapılan işin gerçek değeriyle karşılaştırıldığında çok yüksek olduğunu Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin 04.05.2021 tarihli ------ sayılı ilamı aynen şöyledir: “Fazla ödeme yapılan borç ilişkilerinde, fazlasıyla alınan meblağlar karşılığında yeniden alacak iddiasında bulunulamaz. Aksi takdirde hakkın kötüye kullanımı söz konusu olur.” şeklinde olduğunu, Davacı, hem sözleşmeye hem mevzuata aykırı bir işlem yapmış olduğunu, üstüne fazladan bedel tahsil etmiş ve tüm bunlara rağmen yeniden alacak istemektedir. Bu davranış, TMK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, Davacının Alacak Talebi Yerine, Bedel İadesi Gündeme Gelmeli, Davacının hukuka aykırı şekilde gerçekleştirdiği faaliyet nedeniyle müvekkilinin tarafından ödenmiş olan tutarın, herhangi bir geçerli borç ilişkisi doğurmadığını Bu durumda Türk Borçlar Kanunu m. 77 “Bir kimse, hukuken geçerli bir sebep olmadan diğerine bir şey kazandırırsa, kazanç geri verilmelidir. Dolayısıyla davacı alacaklı değil; aksine sebepsiz zenginleşen konumunda ve müvekkiline iade yükümlülüğü altında olduğu arz ve izah olunan nedenlerle; Davanın Reddine, Davacının talep ettiği %20 oranındaki icra inkar tazminatının Reddine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talepli cevap dilekçesi sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, -----.İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasından girişilen icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.Davada taraf teşkili sağlanmış, dava yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde de açılmıştır. Taraflar tacir olduğundan ticari kayıtları üzerinde inceleme yapılmıştır. Davalının ticari kayıtlarının incelenmesi için talimat yazılmıştır. Talimat bilirkişi raporu ; ------Esas Dosyasının İncelenmesi; Alacaklı ... (... Vergi Nolu)'nin Borçlu ..., (... Vergi Nolu) ne 25/12/2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı ve takibin dayanağının, 520.000,00 TL Bakiye asıl alacak( (05.12.2024 tarihli,------ nolu. 3.120.000,00 TL Bedelli fatura, İstenen: Aylık TTK.1530. Madde Temerrüt Faizi)
13.676,13 TL (Asıl Alacağın faiz alacağı)
533.676,13 TL Toplam Alacak, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar Türk Ticaret Kanunu m.1530 uyarınca faizi masraf ve vekalet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerde BK.100 e göre yapılmasını talep edildiği (TBK 100. Md., ) Borçlar Kanununun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsili istemli olduğu, borçlunun yasal süresi içerinde itirazda bulunduğu ve takibin durduğu şeklindedir.
Davalı Tarafa Ait Ticari Defter ve Belgelerin İncelenmesi; Davalının ticari defterlerini incelemek üzere Mali Müşaviri iletişimkurulmuşolup,02.10.2025tarihinde muhasebe ofisinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Davalı ...’nin 2024 ve 2025 yılında Yevmiye Defterleri ve Kebir Defterleri e-defter olarak elektronik ortamda tutulmakta olup, 6102 sayılı kanunun 64/3. maddesine göre bu defterlerin açılış ve kapanışlarında noter onayı aranmamaktadır. Yevmiye Defterleri ve Kebir Defterlerinin E-Defter Beratları ibraz edilmiştir. Ticari defterlerin kayıt nizamının Vergi Usul Kanunu’nun 215-219 maddeler ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği hükümlerine uygun olduğu, ticari defterlerin içerdiği kayıtların birbirini Davalı Ticari Defterinde Tespit Edilenler; Davalıya ait 2024 ve 2025 yıllarına ait defterleri incelenmiş olup, davacı ile aralarında ticari ilişkiye ait bilgiler aşağıda verilmiştir. 2024 yılı; Davalının yevmiye defterinde davacıyı ---- Satıcılar Hesabının alt kırılımı olan ------ olarak takip ettiği, aralarında ticari ilişki kapsamında 1 adet 05.12.2024 tarihli ------ numaralı 3.120.000,00 TL tutarlı fatura kaydının yapıldığı görülmüştür. Davalı 2024 yılı kapanış yevmiye maddesinde davacının hesap bakiyesinin aynı tutarla 2025 yılına devrettiği, 2024 yılında ödemeye ilişkin bir yevmiye kaydına rastlanmamıştır. 2025 yılı: 2025 yılında muavin defter görseli, e-defter görüntüleyici ile yevmiye kayıtları kontrol edilmiş olup, davalının davacıya ticari defteri kapsamında takip tarihi olan 25/12/2024 itibariyle 3.120.000,00 TL tutarında borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalının Dava dosyasına sunmuş olduğu ödeme dekontlarının incelenmesi; Davalının davacıya 8 adet banka dekontu ile farklı tarihlerde toplamda 2.772.000,00 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Değerlendirmeler; Davalının 2024 ve 2025 yılları ticari defter ve belgeleri incelenmiş olup, takibe konu olan, 1 adet 05.12.2024 tarihli ------ numaralı 3.120.000,00 TL tutarlı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalının dava dosyasına sunmuş olduğu banka dekontları incelenmiş olup, davacıya; 8 adet banka dekontu ile farklı tarihlerde toplamda 2.772.000,00 TL ödeme yaptığı görülmüştür;
Takip tarihi olan 25/12/2024 itibariyle; 3.120.000,00 -2.772.000,00 = 348.000,00 TL tutarında davalının davacıya borcu olduğu tespit edildiğine dair kanaat belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ olmuş davalı vekilince davanın reddi talepli itiraz dilekçesi davacı vekilince rapordaki hesap hatasının düzeltilmesi ve sonucunda davacının davalıdan 520.000,00 TL alacaklı olduğuna dair davanın kabulü talepli beyan ve itiraz dilekçesi sunulduğu görüldü.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe; Dava fatura alacağından kaynaklı yapılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporunda, davalı ----- ait 2024 ve 2025 yıllarına ait defterleri incelenmiş olup, Davalı şirketin ticari defterleri; TTK. Mad. 85 ve HMK’nın 222/2 maddesine göre ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu belirlenmiştir.
Davacının davalıya hafriyat işi yaptığı, Davalının 2024 ve 2025 yıllarına ait defterlerinde, takibe konu olan, 1 adet 05.12.2024 tarihli ------ numaralı 3.120.000,00 TL tutarlı faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının hizmeti davalıya verdiği, davalının dava dosyasına sunmuş olduğu banka dekontları incelenmiş olup, davacıya; 8 adet banka dekontu ile farklı tarihlerde toplamda2.772.000,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Takip tarihi olan 25/12/2024 itibariyle,348.000,00 TL tutarında davalının davacıya borcu olduğu, hesap hatası bulunmadığı, tespit edilmiş olup iş bu borcun ödendiğine dair bir belgenin dosyaya sunulmadığı görülmekle, davacının davalıdan alacağının tahsil şartlarının oluştuğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne ve şartları oluşan icra inkar tazminat talebinin kabulüne, şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1.---- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 348.000,00 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya dair istemin reddine
2.348.000,00 TL nin %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3.Şartları oluşmayan kötüniyet tazminat talebinin reddine
4.Harçlar Kanunu Uyarınca alınması gereken 23.771,88 TL'nin başlangıçta alınan 7.060,88 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 16.711,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye Gelir Kaydına,
5.Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu 6.445,48 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, olmak üzere bakiye toplam 7.060,88 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafça yapılan 8.280,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret yargılama giderinin kabul/dava değeri oranına (348.000,00/533.676,13) göre 5.399,22 TL' sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 55.680,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 4.600,00 TL'nin davanın red-kabul oranına göre hesaplanan 2.999,57 TL'sinin davalıdan tahsili ile bakiye kalan 1.600,43 TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.