Esas No
E. 2026/171
Karar No
K. 2026/171
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
T. C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/805 Esas 2026/171 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/805
KARAR NO: 2026/171

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08/03/2023

NUMARASI : 2021/559 Esas 2023/156 Karar

DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 17/09/2021
KARAR TARİHİ: 26/02/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 03/03/2026

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankada yatırım hesabının bulunduğunu, bankanın ... adıyla anılan yatırım hesabını kullanmak amacıyla TL ve Usd cinsinden hesap açtığını, müvekkilinin hesaptan yatırım işlemleri için yararlanmaktayken altın, döviz ve diğer emtialarda ani fiyat değişikliklerinin meydana geldiği, 21/03/2021 tarihinde saat 23:00 ve 24:00 sularında sistemde kilitlenme meydana geldiğini, bu artış sırasında müvekkilinin 22/03/2021 tarihinde saat 01:00 gibi açılması gereken ... hesabının davalının blokajı nedeniyle açamadığını, müvekkilinin 3 veya 4 saat bu hesaba girebilmek için uğraştığını, tüm uğraşlarına rağmen sisteme giremediğini, davalının müvekkiline müşteri menfaatine uygun olan fiyatlardan varlıklarını sattırmadığını, fiyatlar düştükten sonra sisteme girilmesine izin verildiğini, sistemin bloke edilmesinden dolayı müvekkilinin yaklaşık 35.000,00 ile 40.000,00 arasında kaybı ve zararı olduğunu, davalının bankacılık faaliyeti dolayısıyla işleten konumunda bulunduğunu, sistemin işletimi sırasındaki aşırı yoğunluk gibi sebeplerin davalıyı sorumluluktan kurtarmayacağını, bu ödevleri gereği gibi yerine getirmeyen davalının müşterilerinin bundan kaynaklanan zararlarını karşılaması gerekeceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL'nin 22/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği saat aralığında ... uygulamasına girmek istemesine rağmen giremediğini somut delillerle ispatlaması gerektiğini, banka kayıtlarında buna ilişkin bir kayda rastlanmadığını, müvekkilinin yaşanan fiyat dalgalanmalarından ve olaşabilecek zararlardan sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının davalı banka müşterisi olduğu ve 21-22 Mart 2021 gecesi dövizdeki dalgalanmalar sebebiyle yatırım hesabında işlem yapmaya çalıştığı ancak almış olduğu ekran görüntülerinden ... sistemine bağlantının gerçekleştirilemediği sürelere denk gelen bazı (saat:dakika)'larda davacının banka hesabına bağlanarak bakiyesini görüntüleyebilmesi neticesinde davalı banka vekilinin sorunun davacının internet bağlantısından kaynaklandığına yönelik savunmalarının yerinde olmadığı, ayrıca davalı banka tarafından sunulan LOG kayıtlarından da davacının sisteme girdiği saatlerde işlem adımlarının gerçekleştirilebildiğine ilişkin verilerin bulunmadığı, taraflar arasında ... Platformu sözleşmesinin hükümlerine göre davalı banka söz konusu sistemin gereklerine uygun şekilde davacı yana hizmet sunamamış olduğu, sözleşmenin "3.11.Müşteri, banka tarafından sunulan hizmetlerin, internet sunucusu, telefon, data hatları, gibi bankanın dışındaki nedenlerle veya bankaya kusur isnat edilemeyecek teknik arıza vb. sebeplerle verilememesinden veya gecikilerek verilmesinden bankanın sorumlu olmayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklindeki maddesi kapsamında kusurun bankadan kaynaklandığı ve yine sözleşmenin (3.6.) nolu maddesine göre davacının platforma girip işlem yapabilmesi için maddede "yukarıda belirtilen şartlar" olarak belirtilen şartların sağlanmadığının anlaşıldığı, davacının platforma girip (4.1.) maddede belirtildiği üzere, döviz ve kıymetli maden alım satımı konusunda platformdan emir verebilmeye, verilen emirleri iptal edebilmeye re’sen yetkili olup davacı bu işlemleri davalının sistemlerinde meydana gelen arıza sebebiyle gerçekleştiremediğinden zarara uğradığı, davacının zararı belirlenirken davacının söz konusu saatlerde hangi döviz cinsinden ne kadar satım yapacağı belli olmadığı için davacının daha sonra işlem yaptığı döviz cinsleri dikkate alınarak ve davacının sunduğu ekran görüntülerine göre sisteme girmeye çalıştığı anlardaki kur ortalamaları alınarak yapılan hesaplama ile ortaya çıkan miktarın davacının zararını oluşturacağı, yapılan hesaplama ile davacının ortalama 27.470,54 TL zararının oluştuğunun kabul edildiği, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, davalının temerrüte düşürüldüğüne dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, davacının zararına dava tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.470,54 TL'nin 17/09/2021 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada hükme esas alınan ekran görüntülerinin davacının telefonundan alınıp alınmadığına ilişkin hiçbir inceleme, araştırma, değerlendirme yapılmamasının hatalı olduğunu, itirazlarını mahkeme dosyasına sunmuş olmalarına rağmen söz konusu hususun gerekçeli kararda hiçbir şekilde göz önünde tutulmadığını, bilirkişi kök ve ek raporlarına esas alınan hangi telefondan çekildiği belli olmayan ve tarih bilgisi de içermeyen ekran görüntülerinin hükme esas oluşturabilmesi için teknik bir inceleme yapılmış olması gerekmesine rağmen, mahkeme tarafından hiçbir inceleme yapılmamış olmasının hatalı olduğunu, hangi telefondan çekildiği belli olmayan, tarih bilgisi içermeyen söz konusu ekran görüntüleri üzerinden hiçbir inceleme, değerlendirme ve tespit yapılmamış olması bakımından söz konusu belgelerin delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi kök ve ek raporlarında adeta müvekkilinin mobil bankacılık uygulaması ile ... uygulaması aynı uygulamaymış gibi belirtilmiş olsa da dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği tarih itibariyle türkiye finans mobil şube ile ... ayrı uygulamalar olduğunu, ancak sonraki tarih itibariyle bankacılık düzenlemelerinde yapılan değişiklik ile ... uygulaması kapatılarak müvekkilinin bünyesinde bulunan hesaplar ile ... hesapları ile entegre edildiğini, bilirkişi heyeti tarafından 01:31 itibariyle girildiği ve kur bilgisi görüntülenmiş olduğu yönündeki tespitin gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan 01:31 ekran görüntüsünün müvekkilinin mobil bankacılık sistemi üzerinden alınmış bir ekran görüntüsü olup, ... uygulaması üzerinden alınan bir ekran görüntüsü olmadığını, söz konusu döviz kurları işbu dosyadaki hangi belge ve bilgiye dayanmadığını, taraflarınca anlaşılamadığını, bilirkişiler tarafından kök ve ek raporda olduğu şekliyle, 15.12.2022 tarihli bilirkişi ek-2 raporunda yer verilen ve hiçbir somut belge ve bilgiye dayanmayan "davacının 22.03.2021 tarihinde 01:12 - 01:25 - 01:32 saatlerinde platforma girip döviz kurlarını görüntülemiş olduğu ve fakat herhangi bir işlem gerçekleştirmediği / gerçekleştiremediğine" yönelik tespitine itirazlarının mahkeme tarafından hiçbir şekilde göz önüne alınmadığını, kök ve ek raporlarda davacının 01:12 itibariyle giriş yapamadığı kabul edilmekte ve fakat her nasılsa 01:12 itibariyle sisteme girip temin ettiği kurlar üzerinden hesaplama yapıldığını, 01:12 itibariyle davacının sisteme girememiş olduğu değerlendirmesine rağmen 01:12 itibariyle sisteme girip temin ettiği kur üzerinden yapılan 27.470,54 TL ve 38.202,84 TL zarar hesaplamaların kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu hesaplamayı kabul eden mahkemenin gerekçeli kararının hatalı olduğunu, 01:25 ve 01:32 itibariyle belirlenen kurların esas alındığı ek rapor alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; bankadaki yatırım hesabına sistem kilitlendiğinden girilememesi nedeniyle döviz kurundaki dalgalanma sonucu yüksek kurdan dövizin bozdurulamayarak uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davacı yan, davalı bankada bulunan ... isimli yatırım hesabını kullandığını, 21/03/2021 tarihinde saat 23:00-24:00 ile 22/03/2021 tarihinde saat 01:00'de sistemde kilitlenme yaşandığını, yatırım hesabına giremediğini, döviz kurlarındaki dalgalanma nedeniyle yüksek kurdan hesabındaki dövizi bozduramadığını, zarara uğradığını, davalının yoğunluk nedeniyle sisteme girilememesinden kaynaklı kusuru bulunduğunu, zararından davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı ile davalı banka arasında bila tarihli ... Platformu sözleşmesi imzalanmıştır. Anılan sözleşmenin, sözleşmenin konusu başlıklı 1.maddesinde müşterinin ... platformundan yapacağı döviz ve kıymetli maden alım satım işlemlerine ilişkin usul ve esaslar ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğu hükme bağlanmış, sözleşmenin ticari amaç ile akdedildiğine ilişkin herhangi bir hükme ise sözleşmede yer verilmemiştir. 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun Tanımlar başlıklı 3/k.maddesine göre; Tüketicinin ticari ve mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişiyi ifade ettiği, Kanunun m. 3/l. bendine göre tüketici işleminin mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık, vb. sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi kapsayacağı, temel ilkeler başlıklı 4/5 maddesinde ise tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebileceği, bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetlerin tüketici yönünden geçersiz olacağı, diğer tüketici sözleşmeleri başlıklı 49/1. maddesinde; finansal hizmetlerin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri ifade ettiği, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmenin ise finansal hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde sağlayıcı ile tüketici arasında uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler olduğu, Kanunun 83/2. maddesine göre; taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer konularda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, 73/1. maddesinde ise; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu, Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği'nin 4.maddesinin "a" bendinde; finansal hizmetin her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetleri, aynı yönetmeliğin 8.maddesinde; cayma hakkının kullanımı ve tarafların yükümlülüklerinin ilişkin düzenlendiği, aynı yönetmeliğin 13. maddesinde ise; cayma hakkının istisnaları hükme bağlanmıştır.

Bu durumda davaya bakmakla görevli mahkeme, davaya dayanak ... Platformu sözleşmesinin niteliğine göre belirlenecektir. Yukarıda açıklandığı üzere davacının davalı banka ile akdettiği anılan sözleşmede ticari amaca ilişkin herhangi bir hükme açıkça yer verilmediği gibi, davacının da tacir olmadığı dosya içeriğiyle sabittir. Nitekim Yargıtay HGK'nun 2017/11-2348 Esas 2019/82 Karar sayılı ilamında açıkça taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanma amacının hukuki işlemin niteliğini belirleyeceği kabul edilmiştir. Mahkemenin görevli olması,

HMK'nun 114/1.c maddesi uyarınca dava şartlarından olup, anılan kanunun 115. maddesi uyarınca davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılır.

Hal böyle olunca, mahkemece, davacının tüketici olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede ticari amaca ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği, yapılan işlemin tüketici işlemi olup, 6502 Sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince açılan davada tüketici mahkemesi görevli olduğundan göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık yönünden kabulü ile HMK'nun 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

HMK'nun 353(1)-a.3 maddesinin hükmü özel düzenleme içerdiğinden HMK'nun 360. maddesinin atfı ile HMK'nun 20. maddesinin hükmü uygulanmaksızın ve talebe bağlı olmaksızın dosyanın Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜNE,

2.Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2023 tarih 2021/559 Esas 2023/156 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2.HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli ve yetkili Ankara Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere Ankara Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine,

3.Bir karar örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,

4.Davalı tarafından yatırılan toplam 469,90 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

5.Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinin yargılaması sonunda verilecek karardaki yargılama giderlerinde dikkate alınmasına,

6.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/02/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
KABULÜNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog