Esas No
E. 2026/172
Karar No
K. 2026/172
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.

HUKUK DAİRESİ 2023/976 Esas 2026/172 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/976
KARAR NO: 2026/172

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 24/10/2022

NUMARASI : 2020/606 Esas 2022/685 Karar

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ: 12/11/2020
KARAR TARİHİ: 26/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 26/02/2026

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın temlik cirosu ile kredi teminatı olarak aldığı 59433 seri numaralı 15.000,00 TL bedelli, 59437 seri numaralı 17.500,00 TL bedelli ve 59438 seri numaralı 17.500,00 TL bedelli çekteki imzaların kendisine ait olmadığını, 59433 seri numaralı 15.000,00 TL bedelli, 59437 seri numaralı 17.500,00 TL bedelli çeklere dayalı Ankara 13. İcra Dairesi'nin 2017/15950 E, yine 59438 seri numaralı 17.500,00 TL bedelli çeke dayalı Ankara 27. İcra Dairesi'nin 2019/10425 esas sayılı dosyalarında, davalıya borçlu olmadığını bildirerek, davacının söz konusu icra takipleri nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve alacaklı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeni ile takip konusu toplam alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı asıl kredi borçlusu ... Toptan Teks....Ltd. Şti arasında imzalanmış Genel Kredi sözleşmesine istinaden ... Toptan Teks...Ltd. Şti 'ye muhtelif krediler açıldığını ve kullandırıldığını, söz konusu kredilerin garantisini oluşturmak üzere ... Toptan Teks...Ltd. Şti alacaklısı olduğu davaya konu çekleri müvekkili bankaya temlik cirosu ile devrettiğini, çeklerin müvekkili banka tarafından çek takas merkezinde ibraz edildiğini ancak karşılığının çıkmadığını, çeklerin arkasına şerh düşüldüğünü, söz konusu kredi borcunun garantisi olarak alınmış olan çeklerin ödenmemesi üzerine garanti olarak alınmış çek borçluları hakkında icra takibine başlandığını, bu çeklerin cirantalarının imzalarının borçluya ait olup olmadığı hususunun müvekkilince bilinemeyeceğini bildirerek davanın reddi ile kötü niyetli olan davacı aleyhine davaya konu icra takip tutarının %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının imza itirazına esas olmak üzere aldırılan 07/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda "söz konusu imzaların davacı ... elinden çıkıp çıkmadığı hususunda herhangi bir kanaat beyanında bulunabilmesinin mümkün bulunmadığı " rapor edildiği söz konusu rapora yapılan itirazları değerlendirmek üzere dosyanın imza incelemesi yapılması için İstanbul ATK'ya gönderildiği, İstanbul ATK'dan gelen 09/03/2022 tarihli raporda, inceleme konusu her üç çekte arka yüzde "... Tekstil Toptan-..." kaşe izleri üzerine atılı birinci ciranta imzalarının, teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeni ile söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'un eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin rapor edildiği, bu durumda icra takibine konu çeklerdeki imzaların ...'a ait olup olmadığının tespit edilememesi hususunun davacı lehine yorumlanması gerektiğinden söz konusu çeklere dayalı olarak davacının borçlu olduğunun söylenemeyeceği, buna göre de çekler dayanak gösterilerek yapılan icra takiplerinin yerinde olmadığı ve davacının borçlu olmadığının tespitinin gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile, Ankara 13 İcra Müdürlüğü'nün 2017/15950 Esas sayılı icra takibine konu TC. ... Bankası A.Ş'ye ait 059433 ve 0059437 seri numaralı 30/10/2016 ve 30/11/2016 düzenleme tarihli 15.000,00 TL ve 17.500,00 TL bedelli çekler yönünden sadece davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Ankara 27 İcra Müdürlüğünün 2019/10425 Esas sayılı icra takibine konu TC. ... Bankasına ait 0059438 seri numaralı 30/12/2016 düzenleme tarihli 17.500,00 TL bedelli çekten dolayı sadece davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, istirdat talebi yönünden; Ankara 13 İcra Müdürlüğünün 2017/15950 Esas no'lu icra takibine 20/04/2022 tarihi itibari ile ödenen 7.243,62 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece menfi tespit davasının kabul edilmesinin icra takibini kendiliğinden durdurması gerekirken ilgili icra daireleri takipleri durdurmayıp takiplere devam ettiklerine, Ankara 27. İcra Dairesinde davacıdan tahsilatlar yapılmaya devam edilerek yalnızca dairenin hesabında depo edilip alacaklıya ödenmediğini, böylelikle istirdat edilecek miktarın değiştiğini bu nedenle mahkemece hükümde istirdat bakımından " kararın kesinleşeceği ve hemen ardından ödenen kısmın borçlu tarafından hükmün kesinleşmesine dayanılarak alacaklıdan istirdadının talep edileceği tarihte borcun ne kadarı ödenmişse aynen o kadarının borçluya istirdadına" şeklinde hüküm kurulması gerektiğini bildirerek, ilk derece mahkemesince davanın kabulü yönündeki kararın onanmasına fakat yalnızca hükmün istirdat ile ilgili kısmın muayyen bir meblağ gösterilerek değil de davanın kesinleşeceği tarihte borçtan o vakte kadar toplamda alacaklıya verilmek üzere kaç TL tahsil edilmiş ise aynen o kadar miktar paranın müvekkil borçlu lehine istirdat edilmesi şeklinde karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin davalı bankaya kullanılan kredilerin teminatı olarak temlik cirosu ile dava dışı ... Toptan Teks....Ltd. Şti tarafından devredildiğini, iş bu çeklerin krediye karşılık teminat olarak alındığına dair banka kayıtları mevcut olduğunun kredi borcunun teminatı olarak alınmış bu çeklerde davalı bankanın iyi niyetli hamil olup, cirantaların imzalarının cirantalara ait olup olmadığının davalı banka tarafından bilinme imkanı olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalı banka tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takipleri ve söz konusu takiplerin dayanağı çeklerden dolayı davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davaya konu Ankara 13.İcra Müdürlüğü'nün 2017/15950 Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklı banka tarafından davacı ... ile dava dışı ... aleyhine, 30/10/2016 günlü 59433 seri numaralı 15.000,00 TL bedelli, 59437 seri numaralı 17.500,00 TL çeklere dayanarak 29.920,00 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 35.593,96 TL'nin tahsili talebiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı, ödeme emrinin TK'nun 21. maddesine göre tebliği ile takibin davacı yönünden kesinleştiği görülmüştür.

Yine davaya konu Ankara 27.İcra Müdürlüğü'nün 2019/10425 Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklı banka tarafından davacı ... ile dava dışı ..., ... Toptan Teks....Ltd. Şti aleyhine, 30/10/2016 günlü 59438 seri numaralı 17.500,00 TL çeke dayanarak 16.210,00 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 24.269,50 TL'nin tahsili talebiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapıldığı, ödeme emrinin "muhattap görevde olduğundan daimi evrak memuru ...'a tebliğ edildi." şerhi ile tebliğ edilerek takibin davacı yönünden kesinleştiği görülmüştür.

Davacı tarafça takibe dayanak çeklerdeki imzaların davacıya ait olmadığını, ilgili icra takiplerinden süresinde haberdar olamadığını, ödeme emirlerinin kendisine ulaşmadığını, bu nedenle takiplere itirazda bulunamadıklarını bildirerek eldeki menfi tespit davası açılmıştır.

Yargılama aşamasında mahkemece tatbike medar imza örnekleri celp edildikten sonra dava konusu çeklerdeki imzaların ciranta konumunda olan davacıya ait olup olmadığının tespiti için grafoloğ bilirkişi ve ATK'dan alınan raporlarda ayrı ayrı takibe konu çeklerdeki ciranta altına davacı adına atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin davacının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği görülmüştür.

Hal böyle olunca , Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2022 tarih, 2020/6799 E., 2022/1648 K., sayılı ilamınında da vurgulandığı üzere , bu durumun borçlu lehine yorumlanması gerektiği, takip konusu çeklerdeki imzanın borçluya ait olduğunun ispat yükünün alacaklıda olduğu, davalı alacaklı tarafından takibe dayanak çekteki imzaların davacıya ait olduğunun ispat edilemediği, bu bağlamda mahkemece , davacıya ait olduğu ispatlanamayan imza ile ciro edilen çeklerden ve bu çeklere dayanak yapılarak başlatılan icra takiplerinden kaynaklı davacının borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

Davacı tarafça menfi tespit talepli eldeki dava açıldıktan sonra mahkemece dava açıldıktan sonra ancak karar verilmeden önce 20/04/2022 tarihi itibariyle 7.243,62 TL'nin Ankara 13.İcra Müdürlüğü'nün 2017/15950 Esas sayılı dosyasına davacı tarafça yatırıldığı, bu bağlamda icra tehdidi altında ödenen bu miktar yönünden menfi tespit davası istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmakla mahkemece dava tarihinden sonra ödenerek (karar tarihine kadar) istirdada dönen 7.243,62 TL yönünden istirdat hükmü kurulması usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

Ayrıca 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" başlıklı 72/ (V) maddesinde;" Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." hükmü düzenlenmiştir.

Hal böyle olunca, istinaf incelemesine konu menfi tespit davasının borçlu lehine hükme bağlandığı göz önünde bulundurularak, İ.İ.K 72/V madde birinci cümle gereğince Ankara 13.İcra Müdürlüğü'nün 2017/15950 Esas, Ankara 27.İcra Müdürlüğü'nün 2019/10425 Esas sayılı icra takiplerinin derhal olduğu yerde duracağı; İ.İ.K 72/V maddenin V. fıkrasının ikinci cümlesine göre ilamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icranın kısmen veya tamamen eski hale iadesine yasa gereği icra müdürlüğünce karar verileceği anlaşılmakla, hukuki yararın kanun yolu aşamasında da gözetileceği kuralına göre yasa hükmünün sonuçlarına ilişkin istinaf sebebinde hukuk yararı bulunmadığından davacı vekilinin karar tarihinden sonra tahsil edilecek kısma ilişkin de mahkemece miktar belirtmeksizin istirdat hükmü kurulmasına yönelik istinaf itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2.Davacı tarafından alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından alınması gerekli olan 3.747,72 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.567,82 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

5.Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 26/02/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog