2. Ceza Dairesi 2025/6151 E. , 2025/20598 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
I-Sanık ... hakkındaki 17.06.2021 tarihli hükmün incelenmesinde
Sanık ... hakkındaki 01.12.2015 tarihli hükme karşı o yer Cumhuriyet savcısının 23.12.2015 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuş olmasına rağmen, anılan hükmün sadece suça sürüklenen çocuk yönünden temyiz incelemesi yapılarak Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 16.12.2020 tarih ve 2020/3080 Esas, 2020/15519 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk yönünden bozulmasına karar verilmesinden sonra suça sürüklenen çocuk ile birlikte sanığın da yargılamaya dahil edilerek sanık hakkında kurulan 17.06.2021 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan hükmün temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından, sanığın bu suçlara yönelik temyiz istemi nedeniyle dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II- Suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki 17.06.2021 tarihli hükmün incelenmesinde
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Suça sürüklenen çocuk hakkında, 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmedildikten sonra " sanığa verilen 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASININ TCK'NIN 51/1 MADDESİ UYARINCA ERTELENMESİNE," şeklinde karışıklığa neden olacak şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 1 yıl 4 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine ve suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 51/3. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkındaki 01.12.2015 tarihli hükmün incelenmesinde
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, temel cezanın alt sınırdan tayin edildiği de gözetilerek, teşebbüs aşamasında kalan eylem nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nın 35. maddesi gereğince sanığa cezasından hakkaniyete uygun makul bir indirim yapılması gerekirken gerekçesi de gösterilmeden 1/4 (alt sınırdan) oranında indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.