4. Hukuk Dairesi 2025/2456 E. , 2026/1304 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.07.2007 tarihinde davalılardan ...'ın sürücüsü ve davalı ....'nin maliki olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacı yayanın yaralandığını ve malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini, maddi tazminat talebi yönünden 194.358,09 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 194.358,09 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı şirket vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2022 tarihli ve 2022/1325 Esas, 2022/1718 Karar sayılı kararı ile davalı şirket vekili ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne, 194.358,09 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 05.10.2023 tarihli ve 2023/1068 Esas, 2023/10332 sayılı kararı ile, davalı ...'ın tüm, davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile "...Somut olayda; davacının, davasını 6100 sayılı Kanun'un 109. maddesinde düzenlenen kısmi dava olarak açtığı, talebini ıslah yoluyla artırdığı görülmekle ıslah edilen kısım bakımından zamanaşımının kesilmeyeceğinin kabulü gerekmektedir.Bu durumda; Bölge Adliye Mahkemesince olay tarihi (02.07.2007) ve ıslah tarihi (18.09.2020) dikkate alındığında KTK'nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresinin de dolduğu gözetilerek ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı def'inde bulunan davalı .... hakkındaki maddi tazminat talebinin ıslah edilen kısım bakımından zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davacının davasının kabulü ile, 194.358,09 TL iş göremezlik maddi tazminatının (25.000,00 TL'sinin tüm davalılardan, bakiye 169.358,09 TL'sinin ise davalı ...'dan olmak üzere) ve 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 02.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza mahkemesi dosyasından alınan bilirkişi heyet raporunda davalıların asli kusurlu bulunduğu, bundan sonra tazminat davasının açıldığını, bu davada da 5 adet Adli Tıp Kurumu (ATK) ve bilirkişi heyet raporu alındığını, ilk derece yargılamasının 10 yıl sürdüğünü, istinaf ve temyiz aşamalarının da 3 yıldır devam ettiğini, yargılamanın gecikmesinde davacının ya da vekilinin kusuru bulunmadığını, zamanaşımının maluliyeti kesin olarak belirlendiği tarihten itibaren işlemeye başlaması gerektiğini, maluliyetinin ancak ATK 3. İhtisas Kurulunun 27.04.2020 tarih ve 5760 sayılı raporu ile belirlenebildiğini ve davayı ıslah etmelerine dayanak ve mahkemecede hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun ise 24.08.2020 tarihli olduğunu, bu tarih itibariyle davacının maddi zararına vakıf olduğunun kabulü gerektiğini, nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesinin birçok kararında zamanaşımına ilişkin kuralların katı ve şekilci bir yorumla uygulanmasının mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğini kabul ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, bu hususun kendisi içinde de değerlendirilmesi gerektiğini, kusur bilirkişi raporu, aktüer bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle süresinde ıslah zamanaşımı defini ileri süremediğini, kusur oranını kabul etmediğini, yayanın kusurunun daha fazla olduğunu, davacının güncel mauayenesi yapılmadan karar verilemeyeceğini, manevi tazminatın fahiş belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekili ve davalı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.