Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA

5. Hukuk Dairesi         2025/5356 E.  ,  2025/15434 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1454 Esas, 2025/191 Karar
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/188 Esas, 2023/80 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile ecrimisil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ecrimisil yönünden feragat nedeniyle reddine, tazminat yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekillinin Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 71... parsel (eski 9 45... parsel) sayılı taşınmazda paylı olarak malik olduğunu, davalı kurumun taşınmaza fiili olarak el attığını, halihazırda yol olarak kullandığını, müvekkilinin taşınmazı kullanmasının mümkün olmadığını, davalı kuruma uzlaşma başvurusunda bulunduklarını, davalı kurumun aynı yola ilişkin gayrimenkuller için de uzlaşmadığını, Mahkeme kararının sonucunu beklediğini, davalının müvekkiline ait gayrimenkulü kısmen kamulaştırmasız olarak uzun yıllardan beri kullandığını, Kanun gereğince ecrimisil talep etme hakkı geriye dönük 5 yıl ile sınırlandırıldığından 5 yıl geriye dönük ecrimisil talepleri olduğunu belirterek davalının taşınmaza kamulaştırmasız olarak el atması nedeniyle şimdilik 1.500,00 TL el atma tazminatının ve 500,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Yönetici A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Bilişim Vadisi ( ... Geliştirme Bölgesi) sınırları içerisinde kaldığını, ... Geliştirme Bölgesi'nin 4691 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda 2011/1813 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 11.06.2011 tarihli ve 27961 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yürürlüğe girdiğini, bölgeye ait 1/5000 ölçekli ... Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının ... ve ...Bakanlığınca onaylandığını, ... Belediye Başkanlığı ve ... Belediye Başkanlığınca bir ay süreyle askıya çıkarıldığını, itiraz bulunmaması sebebiyle planların kesinleştiğini, bu durumda herhangi bir hukuki tasarruf gerçekleştirmeyen müvekkilinin el atmadan sorumlu tutulamayacağını, 4691 sayılı Kanun ve Yönetmelik çerçevesinde müvekkili şirkete kamulaştırma yetkisi verilmemiş olup, Bakanlıkça herhangi bir kamulaştırma kararı verilmediğinden müvekkilinin yasal yükümlülüğünü satın alma yoluyla gidermeyi amaçladığını, bu kapsamda Gebze 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/807 Esas sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, dava konusu taşınmazın hissedarlarından olan müvekkili şirketin taşınmaza kamulaştırmasız el atmasından bahsedilemeyeceğini belirterek davanın öncelikle husumet yokluğu sebebiyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ecrimisil yönünden feragat nedeniyle reddine, tazminat yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu hükümleri doğrultusunda Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuş olup, kamuoyunda ... olarak bilinen ... Bölgesi projesinin yasal yönetici şirketi olduğunu, dava konusu 4 71... parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından herhangi bir şekilde kullanılmadığını, parselin bir bölümü " ... Geliştirme Bölgesi 1. Etap Çevresi ve Anayol Güzergahı Altyapı ve Yol Projesi" kapsamında 2015 yılında inşasına başlanan yolda kalmaktaysa da, müvekkili şirketin de hissedar olduğu ve davacının tasarruf hakkını tümüyle kısıtlayan bir hukuki müdahalede bulunmadığı gerçeği karşısında dava konusu tazmin talebinin hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirket dava konusu parsele el atmadığı gibi taşınmazı kamulaştırmasının da mümkün olmadığını, dava konusu parsele ilişkin açılan izale-i şuyu davasının derdest olduğunu, davacı tarafın uzlaşmama konulu dilekçesinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi kapsamında geçerli bir başvuru olmadığını, karara esas alınan kıymet takdirinin de hatalı yapıldığını, dava konusu parselde müvekkilinin de hissedar olduğu ve davacının ecrimisil talebini mümkün kılan şartların da mevcut olmadığı göz önüne alındığında davacı lehine ecrimisil bedeli hesaplanmasının da doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı madde hükmüne göre; 09.10.1956-04.11.1983 tarihleri arasındaki el atmalarda taraflara öncelikle uzlaşma şartı getirildiği, 04.11.1983 sonrası el atmalarda ise uzlaşma şartı aranmaksızın el atılan taşınmaz bedeli 16.05.19 56... -6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca davacıya ödenmesi gerektiği (Emsal Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/17462E- 2018/18695K sayılı ilamı) davalı şirketçe 22.10.2021 tarihli yazı ile taşınmazın bir bölümünün ... ve ... Bakanlığı tarafından onaylanan "... Geliştirme Bölgesi 1. Etap Çevresi ve Anayol Güzergahı Altyapı ve Yol Projesi" kapsamında 2015 yılında inşasına başlanan yolda kaldığı bildirilmiş olup, el atma tarihinin 1983 tarihinden sonra olduğu yönünde yapılan değerlendirmede herhangi bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar davalı idare tarafından husumet itirazında bulunulmuşsa da dava konusu taşınmazın imar planında ... Geliştirme Bölgesi uygulama imar planına alındığı ve bizzat ... Geliştirme Bölgesi Yönetici A.Ş'nin 23.02.2015 tarihli yazısına istinaden dava konusu taşınmazın tapuda bu şirket lehine süresiz tahsis şerhi konulduğu, dolayısıyla dava tarihi itibarıyla el atan idarenin ... Geliştirme Bölgesi A.Ş olduğu anlaşılmakla, davalının husumet itirazının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı dahilinde, arsa niteliğinde olması nedeniyle emsal karşılaştırma yöntemi ile değer belirlenmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı kalsın vekili temyiz dilekçesinde özetle;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir. C. Gerekçe

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 28.03.2016 tarihli ve 1357 sayılı oluru ile onaylanan 1/1000 ölçekli ... Geliştirme Bölgesi Uygulama imar planı içinde teknoloji geliştirme bölgesi alanında bir kısmının “... Geliştirme Bölgesi 1. Etap Çevresi ve Anayol Güzergahı Altyapı ve Yol Projesi” kapsamında 2015 yılında inşasına başlanan yolda kaldığı dava tarihi itibarıyla imar uygulaması görmediği anlaşılmıştır.

4.4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu'nun 4 üncü maddesinde " Bölgelerde ihtiyaç duyulacak araziler 4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre sağlanabilir." hükmünü düzenlediği, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin Arazi temini başlıklı 19 uncu maddesinin ise dördüncü fıkrasında "Yönetici şirketin, ihtiyaç duyması halinde, Bölge olarak ilan edilen alan içerisinde kalan özel mülkiyete konu gerçek kişilere ya da özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazlara değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde 4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun'unda belirtilen esaslar dâhilinde Bakanlıkça kamulaştırılarak tapuda Hazine adına tescil edilir. Kamu yararı kararı alınması dışındaki kamulaştırma işlemleri, Bakanlığın uygun görmesi halinde yetki devri yoluyla Bakanlık il müdürlüklerince yürütülebilir. Kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan yönetici şirket tarafından ödenir. Bu şekilde tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar üzerinde (Değişik ibare:RG-10/2/2022-31746)(2) ..., ... ve ... Bakanlığınca kamulaştırma bedelini ödeyen yönetici şirket lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir." beşinci bendinde de Kamulaştırmaya ilişkin kamu yararı kararı, yönetici şirketin başvurusu üzerine Bakanlıkça verilir." hükmünün yer aldığı dikkate alındığında davalı ... A.Ş.'nin kamulaştırma yetkisinin olmadığı talebi halinde...ve ... Bakanlığınca arazi temin edileceği gözetilerek davalı ... A.Ş. vekilinin husumet itirazının kabulü ile yerinde husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden Kararın bozulması gerekir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan İlk Derece Mahkemesi Kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog