7. Ceza Dairesi 2022/17273 E. , 2025/14069 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanığın temyiz isteği yönünden; sanığa usulüne uygun olarak 02.06.2021 tarihinde tebliğ edilen kararı, yasal süreden sonra 11.06.2021 tarihinde temyiz etmesi karşısında temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin münhasıran nakil aracının müsaderesine ilişkin olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
I. Sanığın
Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Sanığa gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligat zarfına göre kararın, sanığın işte olması nedeniyle aynı konutta birlikte oturduğunu beyan eden 18 yaşını bitirmiş ve ehil olduğu anlaşılan abisi "..." imzasına usûlüne uygun şekilde 02.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve sanığın nüfus aile kayıt örneğinden ....'in soyadının Cizre 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli kararına istinaden "...." iken "..." olarak değiştiği anlaşıldığından Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmeyerek, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.06.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Nakilde
Kullanılan Aracın İadesine İlişkin Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının suçta kullanılan nakil aracına yönelik temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanık
Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanığın 24.03.2021 tarihli duruşmada etkin pişmanlık ihtarına cevaben "Benim ne gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek ne de kurum zararını ödeyecek maddi durumum yoktur, bu hususta tarafıma süre de verilse ödeyemem, bana bildirilen meblağlar 10.000 TL civarında olsaydı ödeyebilirdim," beyanına istinaden ödeme iradesinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereği kazanılmış hak nedeniyle netice ceza belirlendikten sonra sanığın cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın doğrudan 04.05.2016 tarihli hükümde belirlenen netice ceza ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün kazanılmış hakka ilişkin bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Sanığın 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca cezada kazanılmış hakkı olduğundan, cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası üzerinden İNFAZINA," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.