2. Ceza Dairesi 2024/5753 E. , 2025/20131 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.06.2020 tarihli ve 2019/2898 Esas, 2020/1273 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyet kararlarına yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği, bahsi geçen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/5567 Esas, 2020/4785 Karar sayılı ilâmı ile; sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin reddine, hırsızlık suçundan kurulan hükmün ise bozulmasına karar verildiği, dosya kapsamı, kurulan hükümlerin niteliği ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen Tebliğname içeriğine göre; bahsi geçen ilâmda sanık adının "..." yerine; sehven hakkında ilk derece mahkemesince hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen beraat kararı istinaf edilmeden kesinleşen "..." olarak hatalı yazıldığı belirlenerek yapılan incelemede; I) Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesinden önce, dava konusu suçla ilgili olarak sanıklar hakkında Yargıtay tarafından hiç bir karar verilmediği gibi, 5235 sayılı Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin, 07.11.2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlayan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başlaması, ilk derece mahkemesi kararının da 23.05.2023 tarihinde verilmesi karşısında, anılan hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 272. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, istinaf talebinin görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenmesinin gerektiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında hırsızlık suçuna yönelik istinaf talebi ile ilgili karar verilmek üzere görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için, Tebliğname'ye uygun olarak dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin; diğer sanıkları tanımadığına, kamera kayıtları ile sinyal bilgileri incelenmeden eksik araştırma sonucu karar verildiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırma sonucu verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılıp sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h ve 143. maddelerine göre belirlenen 9 yıl hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Sanığın adli sicil kaydına göre, Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2014/314 Esas, 2015/420 Karar sayılı ilâmına konu tehdit suçundan verilmiş 2 yıl hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2017 tarihli ve 2017/538 Esas, 2017/436 Karar sayılı kararına konu hırsızlık suçundan verilmiş 10 ay hapis cezasına dair ilâmın tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, "5271 sayılı Kanun'un 307/son. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına" karar verilmek ve hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “ Bakırköy 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2014/314 Esas, 2015/420 Karar sayılı ilâmına konu tehdit suçundan verilmiş 2 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 307/son. maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek sürenin Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2017 tarihli ve 2017/538 Esas, 2017/436 Karar sayılı ilâmında yer alan 10 ay hapis cezasına göre belirlenmesine," ibaresi eklenmek suretiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.