T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1110 Esas
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2021/1134 Esas - 2023/291 Karar
TARİH: 03/04/2023
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından, davalı ...'ye dava konusunu oluşturan sipariş formunun 07.09.2020 tarihinde e-posta yoluyla gönderildiğini, aynı gün içerisinde sipariş mektubunun davalı tarafından müvekkil şirkete iletildiğini satış bedelinin müvekkili tarafından 17.09.2020 tarihinde ödendiğini, sipariş konusu malların 21.09.2020 ve 25.09.2020 tarihlerinde müvekkili şirkete iki farklı sevkiyatla teslim edildiğini, davalı firmadan alınan 4 adet - ... – Çoklu Ateş Ölçer / Termal Kameralardan 1 tanesinin Çerkezköy fabrika ön güvenliğe, 1 tanesinin ... Fabrika arka güvenliğe, 1 tanesinin İstinye Ofise ve 1 tanesinin Gebze depoya kurulmak için alındığını, ... fabrikaya 2 adet ve İstinye Ofise 1 adet takıldığını; ancak ölçüm hatalarının farkedilmesinden dolayı Gebze depodaki hiç kurulmadığını, davalı satıcıya haber verildiğini ileri sürerek; 16.500 USD bedelli 4 adet termal kamera cihazının iadesi ile 1.000 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 21/09/2020 tarihinde ...,... ile birlikte 4 adet termal kameranın davacı ... firmasına ait ...fabrikasında teker teker çalıştırılıp testleri yapılarak 25/09/2020 tarihinde üretici firma olan ... Teknik servis personeli ... eşliğinde ... cihazları teker teker çalıştırılarak ... ... Bey'e çalışır şekilde teslim edildiğini, termal kameraların 2 si ofis binası içinde (yemekhane ve soyunma odaları koridorları) 2 tanesi Güvenlik 1 ve 2 alanlarına montaj kararı alındığını, açık alan kurulum yerlerinin cihazların teknik çalışma koşullarına uygun olarak düzenlenmesi gerektiği konusunda bilgilendirme yapıldığını, Güvenlik 1 için gerekli cam izolasyonu ve tam açık olan Güvenlik 2 cam çerçeveli ve izolasyonlu bir ortam hazırlanarak cihaz çalışma koşullarının sağlanması için haber vereceklerinin belirtildiği, ... Fabrikadaki Güvenlik 1 ve Güvenlik 2 cam alanlarındaki kameraların başarıyla gerçekleştirildiğini ve ölçüm kayıtlarının uzaktan izlenerek takip edildiğini, testlerde çıkan sorunlar giderildikten ve ...'den onay alındıktan sonra İstinye Merkez Güvenlik Girişine kamera kurulduğunu, testlerin başarı ile tamamlandığını ve kurulum sonrası ölçüm kayıtlarının uzaktan izlenerek takip edildiğini, cihaz noktalarında yerinde servise gidildiğini tüm problemlerin eksiksiz ve hatasız düzeltilerek tüm noktalarda en üst performans sağlandığını, davacı tarafın kurulum yapılacağı yerleri satın alma süreci tamamlanmadan gösterilmediğini, dış saha izolasyonu çalışmaları ile tüm noktalardaki cihazların düzgün ve %100’e yakın bir performansla çalıştırıldığını, düzgün çalışan noktalardaki düzenlemelerin davacı firma tarafından tüm cihaz izolasyonları sökülmesinin cihazların çalışma performanslarını ve hata oranlarını etkilediğini, kullanıcı hatasının ortaya çıkmasına neden olduğunu, sonrasında normal olmayan şartlardaki açık alanda dava konusu cihazların çalıştırılmasının talep edildiğini, davacı tarafın teklifte belirtilen teknik altyapıyı sağlamadığını, davacı tarafla yapılan görüşmelerde iç ve dış mekan olarak cihaz tercihi yapılmadığını, tek tek sabit noktalarda ölçüm yapabilen veya kalabalık ortamlarda çoklu ortam ölçümü yapmak için görüşüldüğünü, her iki cihazın da teknik koşullar sağlandığı takdirde iç ve dış mekanlarda çalıştığını, alternatif çözüm önerilerinin de güvenlik girişlerinde kullanıcıların yönetemediklerinin (kişilerin yüzlerini eğmesi, alnına bere, atkı ile kapatmamaları gerektiği) hatalı kullanıcılar nedeniyle ölçüm hataları alındığının kendilerine belirtildiğini, cihazın ... deki fabrikada doğru yere konumlandırılmadığını, ... firmasının hiçbir zaman üretici firmanın paylaştığı dökümanları dışında herhangi bir pazarlama materyali kullanmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde gündeme gelen termal kameranın üst çalışma aralığının +150 0 C olduğu ... Genel Md.lüğü tarafından broşürdeki matbaa hatası olduğunun izah edildiğini belirterek, davanın reddine, ... davaya dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 03/04/2023 tarih ve 2021/1134 Esas - 2023/291 Karar sayılı kararında; "Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de belirtildiği üzere, dava konusu termal kameralar için davacı ve davalı arasında imzalanmış sözleşme ve teknik şartname bulunmadığı, kullanım kılavuzu sunulmadığı, aynı zamanda bu cihazların teknik özellikleri ve ölçüm hassasiyetlerinin davalı tarafından düzenlenen fatura ve diğer belgelerde belirli olmadığının anlaşıldığı, dava konusu cihazların çalışma ortamları ve gerekli verimleri için yeterli tecrübelere haiz olması gerekirken davalı firmanın gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek yapmış olduğu satış hizmeti ile satılan termal kameraların ayıplı olarak değerlendirilmesi gerektiği ve belirli bir kullanım süresi ile ortaya çıkabilecek bu ayıbın çok kısa sürede ortaya çıkması ile kullanıcı kaynaklı olmayan üretim kaynaklı gizli ayıplı mal olarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının kendisine tanınan seçimlik haklardan satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının davasının kabulü ile ödemiş olduğu 16.500,00 USD bedelin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa m. 4/a'ya göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-)Davanın KABULÜ ile; 16.500,00 USD bedelin dava tarihi olan 24/12/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa m. 4/a'ya göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemede ikame edilen iş bu davanın her aşamasında Feri müdahil olarak ...
.... A.Ş. nin davaya dahil edilmesinin talep edildiğini, mahkemenin bu taleplerini son duruşma öncesinde kabul edip anılan firmaya feri müdahil ihbarında bulunduğunu, feri müdahillik ihbarında bulunulan ... .... A.Ş'nin dava ihbarını almasına rağmen müspet menfi herhangi bir beyanda bulunmadığını ve bu şekilde gerekçeli karar yazılarak taraflarına tebliğ edildiğini; davada hukuki yararı bulunan ve davanın kendisine rücu edilebileceği gerçeği ortada iken mahkemece feri müdahilin beyanının alınmamasının, görüşünün dahi sorulmamasının, bu şekilde davaya feri müdahil olarak eklenmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,Yerel mahkemede görülen davada, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, kararın görev yönünden hatalı olduğunu,Müvekkilinin ikametgah ve iş adresinin İstanbul Esenyurt ilçesi olup söz konusu ilçenin yargı çevresinin Büyükçekmece Adliyesi sınırlarında olduğunu; davacı tarafın Bakırköy Adliyesi yargı çevresinde olmayan adrese dayalı iş bu davayı açması nedeniyle davanın yargı yeri nedeniyle reddi gerektiğini, genel yetki kuralı çerçevesinde de davalının yerleşim yeri itibariyle Büyükçekmece mahkemelerinin yetkili olduğunu,Yerel mahkeme dosyasında mevcut bilirkişilerin sunmuş oldukları raporda dava dosyasında sunulan belgeler üzerinde yapılan incelemeler başlığı altında izah edilen hususlarda bile sadece davacı tarafın iddia ve belgelerinin incelenerek taraflı bir rapor düzenlendiğini; dava dosyasına taraflarınca, kamera kayıtları, vtr ler ve ölçümlere ait tüm verilerin CD ortamına kaydedilerek ilk cevap dilekçesi ekinde delil olarak sunulduğunu; bilirkişilerin söz konusu bu delillerin hiç birisini incelemeden rapor düzenleyerek tarafsız olmadıklarını gösterdiklerini; mahkeme heyeti tarafından dosya üzerinde değerlendirilmesi gereken hususlar dışında bilirkişilerce farklı bir izah ve rapor düzenlenmediğini; iddia olunan ayıp bakımından malların yerinde çalıştırılması, teste tabi tutulması, davacı tarafın dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların ve buna karşın taraflarınca sunulan delillerin birlikte ve yerinde fiziki olarak değerlendirilmesi gerekirken dosya üzerinden ve tek taraflı rapor düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişilerin sadece davacı tarafın iddiaları doğrultusunda dosya üzerinden inceleme yaparak dava konusu malların gizli ayıplı mal olduğuna karar verdiklerini, mahkemeye buna yönelik itirazlarını sunmalarına rağmen, bu itirazlarının dikkate alınmadığını, rapor 6754 sayılı bilirkişi kanunu 3.maddesine açıkça aykırılık teşkil etmekte olup, raporun objektif kriterler çerçevesinde değerlendirildiğinde hükme esas tutulması ve kabulünün mümkün olmadığını; taraflarınca delil olarak sunulan CD de cihazların sorunsuz çalıştığına ilişkin tüm görüntü verileri, kayıtlar, ortam ve cihaz görüntüleri, cihaz çalışma performanslarının mevcut olduğunu; bilirkişilerin delilleri incelemediklerini ve izah edildiği gibi kesin kanaat ve hükme varılabilecek tek çıkar yolun cihazların fiziki ve yerinde inceleme iş ve işlemlerini yerine getirmedikleri rapor beyanlarından anlaşılmakta olduğunu; bu şekliyle raporun hükme esas tutulması ve kabulü mümkün olmamakla beraber mahkemece izah edilen hususun da gözetilerek davanın reddi gerektiğini,Bilirkişilerin gizli ayıplı mal kanaatine vardıkları cihazları fiziki olarak hiçbir şekilde incelemediklerinin, yeterli ve gerekli çalışma ortamını sağlamadıklarının davacı tarafın yerel mahkemeye sunmuş olduğu 13.05.2022 tarihli bilirkişilere muhtıra talepli beyan dilekçesinden de anlaşıldığını; davacı taraf bile yerinde ve fiziki ortamda inceleme talep etmiş olmasına rağmen, bu hususun bilirkişilerce yerine getirilmediğini, bu eksikliğin yerel mahkemece dikkate alınmayıp raporun hükme esas tutularak karar verilmesinin eksik hüküm olarak değerlendirilmesi ve kararın bozulması gerektiğini, İleri sürerek, yukarıda arz ve izah olunan ve mahkemece resen araştıracağı sair sebepler doğrultusunda istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkındaki talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; taraflar arasındaki termal kamera satış sözleşmesine konu dört adet termal kameranın gizli ayıplı olduğundan bahisle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu ihtilafın, davalı tarafından davacıya satılıp teslim edilen ve işyeri girişlerine montajı yapılan termal kameraların hatalı ölçüm yapıp yapmadıkları, bu hatalı ölçümün gizli ayıptan mı, kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı yönünde olduğu, davacının termal kameraların açık alanda hatasız ölçüm yaptıkları vaadi ile satıldıklarını, kullanım sırasında ortaya çıkan sorunların davalıya bildirildiğini, sorun çözülmeye çalışılmış ise de, başarılı olunamadığını, davalı internet sitesinde termal kameraların açık alanda ölçüme uygun olduklarının belirtildiğini ileri sürdüğü; davalının ise davacının kameraları satın alırken hangi noktalara monte edileceklerine dair bir yer gösterimi yapmadığını, davacıya anılan kameraların açık alanda kullanımı için gereken izolasyon koşullarının hazırlanması gerektiğinin bildirildiğini, satış sonrası davacının gösterdiği yerlere montajı yapılan kameraların kurulum ve kurulum sonrası testlerinin sorunsuz tamamlandığını, ayrıca kameraların çalışır ve hatasız ölçüm yapar vaziyette teslim edildiğini, kurulum sonrası uzaktan ölçümlerin de yapıldığını ve kameraların sorunsuz çalıştığının kayıt altına alındığını, tüm bunlara ilişkin kayıtların cevap dilekçesi ekindeki CD içerisinde dosyaya sunulduğunu, davacının sorunsuz çalışan kameraların izolasyonlarını sökmesi nedeniyle hatalı ölçüm ve performans sorunları ortaya çıktığını savunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece dosya; bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisi, bir mali müşavir ve bir hukukçu bilirkişiye tevdii edilerek dosya üzerinden rapor tanzimi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; dava konusu termal kameraların satışına ilişkin yazılı bir sözleşme, teknik şartname veya kullanım klavuzunun mevcut olmadığı, cihazların tesliminde yapılacak testlerin mahiyetlerinin taraflarca belirlenmediği, davalı tarafından kameraların dış ortamda çalışıp çalışmayacağına dair davacının uyarılıp uyarılmadığının anlaşılamadığı, ancak davalının montaj sırasında kameraların izolasyon olmaksızın çalışmayacağının davalı tarafından bilinmesi gerektiği, satış sonrası sistemde sorun çıkması üzerine davacıdan satış öncesi belirtilmeyen çeşitli izolasyon önlemlerinin alınmasının istendiği, dava konusu cihazların beraberinde kalibrasyon veya termal kamera ölçüm kontrolü için sıcaklığı belirli olan objelerin sunularak kontrol şartlarının sabitlenmesi ve objektif hale getirmesi gerektiği, davalının gerekli özeni göstermeden yaptığı satış işlemi nedeniyle cihazların gizli ayıplı kabul edilmesi gerektiği, çok kısa sürede ortaya çıkan bu ayıbın kullanıcı hatası olarak değerlendirilmeyeceği kanaatinin bildirildiği, mahkemece de rapordaki bu tespitler tekrar edilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Somut olayda uyuşmazlık tacirler arası ticari satış ilişkisine dayalı olup, görevli mahkeme ticaret mahkemesi olduğundan davalının göreve yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.6100 Sayılı HMK'nun 19/2 fıkrası uyarınca yetki kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi zorunlu olup, aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Davalı yanın süresinde sunduğu 14/01/2022 tarihli cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunmadığı, cevap süresinden sonra sunulan 10/06/2022 tarihli beyan dilekçesinde ilk kez ileri sürülen yetki itirazının dikkate alınamayacağı, öte yandan davalı şirketin yerleşim yeri Esenyurt ilçesi sınırları içerisinde bulunup,
HMK'nun 6 maddesi uyarınca yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, yetkiye yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Fer'i müdahale HMK'nun 66 maddesinde düzenlenmiş olup, davalı yanın davanın ihbarını talep ettiği ... Şirketi'nin herhangi bir fer'i müdahale talebi bulunmadığı, davalı istinafının aksine anılan şirketin fer'i müdahil sıfatının bulunmadığı,
HMK'nun 62/2 fıkrası uyarınca davanın ihbarı sebebiyle yargılamanın bir başka güne bırakılamayacağı ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemeyeceği, ihbar olunanın beyanının alınmasına yönelik yasal zorunluluk da bulunmadığı, davalının aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı tarafından bilirkişi heyet raporuna itiraz dilekçesi ile süresinde sunulan cevap dilekçesi ekinde yer alan CD de cihazların sorunsuz çalıştığına ilişkin tüm görüntü verileri, kayıtlar, ortam ve cihaz görüntüleri ile cihaz çalışma performanslarının mevcut olduğu, bilirkişiler tarafından bu veriler incelenmediği gibi, savunmaları çerçevesinde kameraların fiziken yerinde incelemelerinin de yapılmadığı ileri sürülerek, yeni bir heyetten rapor alınması talep edilmiş olup, mahkemece satış konusu termal kameraların fiziken yerinde incelenmeleri yönünde bir görevlendirme yapılmadığı, bilirkişi raporu incelendiğinde cevap dilekçesi ekinde yer alan CD içerisindeki kayıtların teknik bilirkişilerce incelenmedikleri dairemizce de tespit edilmiş olup, mahkeme gerekçesinde de davalı itirazlarının karşılanmadığı anlaşılmış, davalı yanın bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur. Bu durumda mahkemece; taraflara cihazların halen montajlarının yapıldıkları yerde kurulu olup olmadıkları da açıklattırılarak gerekli görülmesi halinde cihazlar üzerinde keşfen inceleme yaptırılması, dosyadaki tüm mail yazışmaları ile davalı tarafından sunulan CD içerisindeki kayıtlar da incelenerek, ayıplı olduğu iddia olunan cihazlardaki hatalı ölçüm sorununun kullanıcı hatasından mı, gizli ayıptan mı kaynaklandığı hususunda, davacı itirazlarını da karşılar şekilde, mahkeme ve kanun yolu denetimine açık ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Kabule göre de; davacı yan ayıp nedeniyle sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanmış olduğuna göre, ayıp nedeniyle sözleşmeden dönmenin sonuçlarını düzenleyen TBK'nun 229/1 fıkrası uyarınca, sözleşmeden dönen alıcının, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya iade yükümlülüğü bulunduğu nazara alınmaksızın, yalnızca satış bedelinin iadesine karar verilmesi ve fakat satışa konu termal kameraların da davacı tarafından aynı anda davalıya iadesinin hüküm altına alınmaması yerinde olmamıştır. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
1.Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/04/2023 tarih ve 2021/1134 Esas ve 2023/291 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3.İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde davalıya iadesine,
4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5.Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
6.Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.