Esas No
E. 2024/443
Karar No
K. 2026/134
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İSTANBUL

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/443 Esas
KARAR NO: 2026/134
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 19/07/2024
KARAR TARİHİ: 17/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan müvekkili ... Bankasına ait olan kredi kartlarını ... ve ... poliçe ile ... Bankasının ... şubesinde sigorta ettirdiğini, sigorta şirketi tarafından müvekkiline poliçe evraklarının verilmediğini, işsizlik veya geçici malululiyet veya hastaneye yatırılması halinde, sigortalı tarafından banka ile imzalanmış kredi kartı sözleşmesi ödemeleri için sigorta tazminatı ödemesi hususunda sözleşme imzalandığını, teminat tutarı olarak her bir kart için 10.000,0-TL olduğunu, müvekkilinin, işten çıkarıldığını, işten çıkarılması sonucunda kredi kartı borçlarının ödenmesi için sigortaya şirketine başvuru yapılmış ancak işlem tesis edilmediğini, sigorta şirketi tarafından müvekkilinin değer kaybı tazminat miktarı ödenmediğini, davalı sigorta şirketi sigorta poliçelerindeki tutarların tamamını ödemesi gerekirken, poliçe teminat tutarlarının hiçbirini ödemediğini, müvekkilinin uğradığı zarara ilişkin tazminatın karşılanmadığından, sigorta poliçesinde yazılı teminat kapsamında ödeme yapılması için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve arada geçen yazışmalar neticesinde sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını, taraflar arasında arabuluculuğa gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, kredi kartı işsizlik sigortası sebebiyle davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmayan sigorta poliçeleri teminatlarının hasar dosya tarihinden itibaren işleyecek banklarca uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, dava değeri itibariyle davanın, dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, Poliçe teminat limitine ilişkin davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi hukuken doğru olmadığı gibi somut durum açısından da yerinde olmadığını, hiçbir şekilde davanın esasına dair kabul anlamına gelmemek ve aleyhe kabul sayılmamak kaydı ile uyuşmazlık konusu poliçelerde hangi durumlar için, hangi şartlar dahilinde, hangi tutar karşılığında ve ne miktarda hangi kriterler ile teminat verildiği düzenlenmiş olup; iddia konusu işsizlik tazminatı belirli ve belirlenebilir nitelikte olduğunu, davanın kısmi alacak davası olarak ikame edilmesi hukuken doğru olmadığı gibi somut durum açısından da yerinde olmadığını, bu sebeple kısmi alacak davası açılamaz ve davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemesi’ne gönderilmesine, dava değeri itibariyle davanın, dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, davanın hukuki yarar şartı yokluğundan reddine, davacının talep dayanağı ve talep miktarının açık ve net olmadığı görülmekle talep sonucu, içerik ve miktarının açıklattırılmasına, davacı delillerinin ve talep dayanağı ve miktarına ilişkin açıklamasının taraflarına tebliğine kadar esasa ilişkin cevap ve karşı delil sunma haklarının saklı tutulmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava, kredi kartı işsizlik sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.

Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.

Kanunun Geçici-1/1. maddesinde ise "bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan" davaların "açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam" edeceği belirtilmiştir.

Somut olayda uyuşmazlık, bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; dava, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 19.07.2024 tarihinde açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. (Yargıtay 11.H.D., 10.10.2016 T., ... E., ... K.)

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1.Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,

2.HMK'nın 20.maddesi gereğince; dosyanın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememizden talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,

3.Süresi içerisinde ilgili mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde HMK'nın 331/2. maddesi gereğince talep halinde dosya üzerinden bu durumun tespiti ile, HMK'nın 20. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4.Süresi içerisinde ilgili mahkemeye gönderilmesi talep edildiği takdirde HMK'nın 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100.

HMK'nın 345/1 maddesi gereğince 2 hafta zarfında mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/02/2026

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog