T. C. ANKARA 12.
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/522 Esas - 2026/150
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
...
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı arasında yaklaşık üç yıldır devam eden ticari ilişki kapsamında çeşitli cam, ayna ve profil gibi mobilya malzemeleri satıldığını, davalının bir döneme kadar ödemelerini yapmış olmasına rağmen dava konusu olan 08/10/2024 tarihli ve 305.302,50 TL bedelli (59.543,74 TL'lik önceki bakiye düşüldükten sonra 245.838,76 TL'si talep edilen), 10/10/2024 tarihli ve 42.148,60 TL bedelli, 23/12/2024 tarihli ve 123.885,40 TL bedelli ve 30/12/2024 tarihli ve 8.667,37 TL bedelli olmak üzere toplam dört adet faturaya konu ürünlerin bedellerini ödemediğini, ürünlerin teslim edilmesine ve faturaların davalının ticari defterlerine işlenmesine rağmen ödeme yapılmadığını, davalının önce ödeme vaadiyle müvekkilini oyaladığını, sonrasında ise iletişimi kestiğini, bu sebeple toplam 420.540,13 TL alacağın tahsili amacıyla ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın 420.540,13 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, her bir fatura alacağı için kendi temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, usule ilişkin olarak davacının taleplerini kabul etmemek kaydıyla zamanaşımı def'inde bulunduklarını ve dava dilekçesinin HMK'nın 119. maddesindeki zorunlu unsurları taşımadığını, esasa ilişkin olarak ise davacı tarafça iddia edilen hizmetin müvekkiline hiçbir zaman verilmediğini ve dava konusu malların kesinlikle satın alınmadığını, bu nedenle davacı tarafından düzenlenen faturaların müvekkili tarafından reddedilerek iade edildiğini ve bu durumu gösterir e-fatura belgelerini dilekçe ekinde sunduklarını, davacının haksız çıkar sağlamak amacıyla kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ve bu davayı açtığını, müvekkilinin takibe konu borçtan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanağı, ... Esas sayılı takip dosyası, davaya konu 08/10/2024, 10/10/2024, 23/12/2024 ve 30/12/2024 tarihli faturalar, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairelerinden gelen Ba-Bs formları, 09/12/2025 tarihli ... bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin, müvekkili şirket tarafından davalıya satılan ürünlere ilişkin dört adet faturanın bedelinin ödenmediğini, bu alacağın tahsili için başlatılan ... Esas sayılı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin dava konusu malların teslim alınmadığını, faturaların reddedilerek iade edildiğini ve müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur..." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu... red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 420.540,13 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük yasal süresi içerisinde 22/04/2025 tarihinde icra dairesine başvurarak borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği,
İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 20/06/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü amirdir. ... yerleşik içtihatlarına göre, faturanın ticari defterlere kaydedilmesi, faturaya konu mal veya hizmetin teslim alındığına ve fatura içeriğinin kabul edildiğine dair güçlü bir karine teşkil eder. Faturayı süresinde iade etmeyen ve ticari defterlerine kaydeden taraf, artık mal veya hizmeti teslim almadığını veya bedelini ödediğini kesin delillerle ispat etmekle yükümlüdür.
SMMM bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/12/2025 tarihli raporda, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı defterlerine göre davalıdan 2024 yılı sonu itibarıyla 420.540,13 TL alacaklı olduğunun ve bu tutarın icra takibiyle uyumlu olduğunun tespit edildiği, davalı tarafın da 2024 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalının ticari defterlerinde, davacı tarafından düzenlenen ve davaya konu olan dört adet faturanın tamamının usulüne uygun olarak kayda alındığının görüldüğü, davalı defterlerine göre 2024 yılı sonu itibarıyla davacının, davalıdan 618.896,33 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalının icra takibinden sonra, Nisan 2025'te düzenlediği üç adet iade faturasının bulunduğu, ancak bu iade faturalarının davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı ve içerik olarak dava konusu faturalarla birebir eşleştirilemediğinin belirlendiği, her iki tarafın vergi dairesi kayıtlarındaki Ba-Bs formlarının da taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve faturaları teyit ettiği belirtilmiştir.
Davacı vekili 22/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, raporun lehe olan kısımlarını kabul ettiklerini, raporun müvekkilinin alacaklı olduğunu ve icra takibinin haklılığını ortaya koyduğunu, davalının kendi ticari defterlerine dahi faturaları işlemiş olmasının malların teslim edildiğinin açık ispatı olduğunu, davalının takipten aylar sonra düzenlediği iade faturalarının TTK'nın 21/2. maddesindeki sekiz günlük süreye aykırı ve hukuken geçersiz olduğunu, bu hususların ... kararlarıyla da sabit olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili 30/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, rapordaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, müvekkiline hiçbir zaman mal teslimi yapılmadığını ve faturaların süresinde reddedilerek iade edildiğini, bilirkişinin bu hususları göz ardı ederek eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yaptığını, raporun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını ileri sürerek yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını, aksi halde ek rapor alınmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde,... Esas sayılı takip dosyası, davaya konu faturalar, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairelerinden gelen Ba-Bs formları, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 09/12/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Davanın ticari satımdan kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının davalıya mal sattığını ve karşılığında dört adet fatura düzenlediğini iddia ettiği, davalının ise mal teslimi olmadığını ve faturaları iade ettiğini savunduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla, davalının, davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaların tamamını kendi usulüne uygun ticari defterlerine kaydettiğinin belirlendiği,
HMK'nın 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin sahibi aleyhine delil teşkil edeceği, davalının kendi defterlerine kaydettiği faturalara konu malları teslim almadığı yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere aykırı olduğu, ... yerleşik içtihatları uyarınca da faturanın ticari defterlere kaydedilmesinin, malın teslim alındığına ve fatura içeriğinin kabul edildiğine dair güçlü bir karine oluşturduğu, davalının bu karinenin aksini kesin delillerle ispatlayamadığı, davalının dayandığı iade faturalarının ise TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal süreden aylar sonra ve icra takibinin başlatılmasından sonra düzenlenmiş olması nedeniyle hukuki bir sonuç doğurmayacağı, bu durumda davacının, davalının kendi ticari defter kayıtları ile de sabit olan 420.540,13 TL tutarındaki alacağını ispatladığı, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı, belirli ve hesaplanabilir (likit) nitelikte olması nedeniyle davacı yararına İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... esas sayılı icra takibine yaptığı 22/04/2025 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 420.540,13 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
2.İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 420.540,13 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 84.108,02 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Kabul edilen 420.540,13 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 28.727,10 TL karar ve ilam harcından 4.721,90 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 24.005,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.721,90 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.424,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacının karşıladığı 102,50 TL yazışma gideri, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.102,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 420.540,13 TL üzerinden takdir edilen 67.286,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer ...Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde .... dilekçe verilmesi sureti ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026 ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır