Esas No
E. 2025/101
Karar No
K. 2026/288
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/150

KARAR NO: 2026/288

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04.02.2025

NUMARASI : 2024/804 Esas 2025/101 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 20.02.2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 20.02.2026

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.02.2025 tarih 2024/804 Esas 2025/101 Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davalılar .... A.Ş. vekili ve ....A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili, davalıların makili, yüklenicisi ve Mali Mesuliyet sigortacısı olduğu binanın zemin katındaki dairede meydana gelen doğalgaz patlaması sonucu davacının taşınmazının hasar gördüğünü, daire içindeki bir kısım eşyanın kullanılamaz hale geldiğini, patlama sırasında evde olan davacının ve ailesinin hafif derecede yaralandığını, olay nedeni ile davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların oluşan zararı kraşılaması gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.900,00-TL maddi 10.000,00 TL manevi tazminatın toplamı olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı .... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğunu, patlanın gerçekleştiği taşınmazın davalıya ait olduğunu, olayın oluşumunda davalının kusuru bulunmadığını, taşınmazdaki doğalgaz emniyet alarm cihazının sürekli öterek uyarı vermesi sebebiyle olası bir doğalgaz kaçağını önlemek üzere davalının kendisinden beklenen tüm özeni göstererek gerekli yerlere önlem alınması için diğer davalılara bir çok kez başvuru yaptığını, olaya ilişkin ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... AŞ vekili; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davalılar .... ile ..... Şti. arasında düzenlenen sigorta poliçeleri kapsamında davalıların kusuru ile üçün kişilere verecekleri maddi zararların teminat altına alındığını, manevi tazminatın işbu poliçe kapsamında teminat dışında kaldığını, davacının maddi zararının sebebi olan patlamanın nedeni ve sorumlularının belirli olmadığını, öncelikle davalı sigorta şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi için anılan davalıların meydana gelen patlamada sorumluluğunun tespit edilmesi gerektiğini, davalıların meydana gelen patlamada kusurlu olmaması halinde, davalı sigorta şirketin de poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmayacağını, davacının faiz talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunulabileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ....A.Ş. vekili, dava konusu patlamada davalı sigorta şirketine sigortalı .... A.Ş.'nin kusuru olmadığını, kaçağın daire vanasından sonra kombi ve iç tesisattan kaynaklandığını, ... yetkililerince gaz kapatılmasına rağmen davalı ....'a gaz kombi firması ve iç tesisat firması ile yapılan görüşmelerden sonra gaz açıldığını, iç tesisat ve kombi arızası yüzünden patlama meydana geldiğini, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatının dışında oluğunu davalı şirketin dava tarihi itibarıyla temerrüde düşürüldüğünü, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... A.Ş vekili, tespit dosyası ile yapılan keşif ve sonrasında tanzim edilen raporun kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin, meydana geldiği iddia edilen zararla ilgisi bulunmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, ceza davası kapsamında meydana gelen doğalgaz patlamasının nedenleri konusunda gerekli teknik incelemelerin yapıldığını, ....'ın ocağı kullanmak için diğer ocak vanasını çevirdiği, ocağın ateşlendiği ve patlamanın bu şekilde gerçekleştiğini, davalı şirketin uymakla yükümlü olduğu mevzuat hükümleri gereği tüm edimlerini yerine getirdiğini meydana gelen olaya ilişkin herhangi bir kusuru bulunmadığını, tazminat miktarının da fahiş olduğunu, belirtilerek; davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .... Şti. vekili, patlamanın .... A.Ş.'nin ihmali/kusuru sonucu meydana geldiğini, kendisine gelen arıza bildirimi üzerine, patlamanın gerçekleşmesinden kısa bir süre önce yetkilisini, davacılardan ...'ın evine yönlendirdiğini ancak yetkili, evde gaz kaçağı olmadığını ve sorunun tesisatla ilgili olduğunu tespit ederek, doğalgaz vanasını mühürlemeden kapattığını, alarm sisteminin ötmesine ve bir sorun olduğunu tespit etmesine rağmen, gazı kesmek için gerekli önlemleri almadığını bu nedenle olayın meydana gelmesindeki en önemli sorumlulardan birinin ....A.Ş. olduğunu, şirket yetkilisinin gaz kaçağı olmadığı, sorunun tesisattaki bir problemden ileri geldiği yönündeki tespitlerinin doğru olmadığının, gerek kombiyle ilgili gerekse çağrı merkezi aracılığıyla verilen hizmetle ilgili müvekkili şirketin kusura ya da kusursuz sorumluluğa dayanan hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAİREMİZ KALDIRMA KARARI ÖNCESİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; patlamanın meydana gelmesinde davalı ...

. A.Ş.'nin %100 kusurlu olduğu, diğer davalıların kusurunun bulunmadığı, meydana gelen doğal gaz patlaması nedeniyle davacıya ait ikamette meydana gelen hasarın 5.900,00-TL olduğu, davalı .... A.Ş.'nin 20/01/2013- 20/01/2014 dönemini kapsayan 1272693122 poliçe nolu tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin davalı ... Şirketi tarafından düzenlendiği, söz konusu poliçeye göre tüzel kişinin mesleki faaliyetlerinin icrasında meydana gelecek kazalar sonucu kusurları olsun veya olmasın 3.kişilerin uğrayacakları maddi ve bedeni zararların poliçede yazılı limit dahilinde temin edildiği, rizikonun sigorta kapsamı ve süresi içerisinde meydana geldiği,davacının yaralanması nedeni ile oluşan manevi zararına karşılık 10.000,00-TL manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI ÖZETİ; Dairemizce, UYAP üzerinden alınan nüfus aile kayıt tablosuna göre davacı asil ...'in karar tarihinde önce 29.01.2022 tarihinde vefat etmiş olmasına rağmen müteveffa davacının karar başlığında davacı olarak gösterildiği ve taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamaya devam edilerek hakkında hüküm kurulduğu, ölüm ile kişilik hakları ve vekillik ilişkisi son bulduğundan karar tarihinden önce öldüğü anlaşılan davacının mirasçılarının davaya dahil edilmesi veya mirasçılarından alınan vekaletname ibraz edilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek dosya kapsamına uyğun düşecek şekilde davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf teşkili sağlandıktan sonra yapılan inceleme sonucu dava konusu patlamanın meydana gelmesinde davalı ... A.Ş.'nin %100 kusurlu olduğu, diğer davalıların kusurunun bulunmadığı, meydana gelen doğal gaz patlaması nedeniyle davacıya ait ikamette meydana gelen hasarın 5.900,00-TL olduğu, davalı .... A.Ş.'nin 20/01/2013- 20/01/2014 dönemini kapsayan 1272693122 poliçe nolu tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin davalı ....Şirketi tarafından düzenlendiği, söz konusu poliçeye göre tüzel kişinin mesleki faaliyetlerinin icrasında meydana gelecek kazalar sonucu kusurları olsun veya olmasın 3.kişilerin uğrayacakları maddi ve bedeni zararların poliçede yazılı limit dahilinde temin edildiği, rizikonun sigorta kapsamı ve süresi içerisinde meydana geldiği,davacının yaralanması nedeni ile oluşan manevi zararına karşılık 10.000,00-TL manevi tazminatın takdir edilmesi gerektiği, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar ....A.Ş. ve ... A.Ş tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı .... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;

Bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, rapordaki tespitlerin varsayımsal olduğunu, kombi üreticisi ve tesisatı yapan firmanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda da yeterli araştırma ve inceleme de yapılmadığını, dava dışı .... tarafından vana hiçbir görevli çağırılmaksızın veya açıldıktan sonra da haber verilmeksizin açılmış, kullanılmaya devam edildiğini, ortamda gaz ölçümü yapılmamış olması ve doğal gaz saatini mühürlenmemiş olması patlamanın nedeni sayılamayacağını, doğalgaz alarmının kablosunu kesen ve aynı şekilde vanayı yetkisi dışında tesisata müdahale ederek açan .... ve onu vanayı açmaya yönlendiren ... çağrı merkezi görevlisi ....’in bu eylemlerinin ağır kusur olarak nitelendirilmesi gerektiğini,....A.Ş. çalışanlarının patlamanın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığını, hükmedilen hasar tutarlarının fahiş olduğunu, rapora itirazların dikkate alınmadığını, belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ..... A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, rapordaki tespitlerin varsayımsal olduğunu, kombi üreticisi ve tesisatı yapan firmanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda da yeterli araştırma ve inceleme de yapılmadığını, bilirkişi raporuna karşı ileri sürülen itirazların karşılanmadığını, ....ın yetkisi dışında tesisata müdahalede bulunması nedeniyle patlamanın meydana geldiğini, doğal gaz vanasına .....tarafından yetkisiz olarak müdahale edilerek daire içerisine doğal gaz arzının sağlandığı ve ocak beklerinin açık bırakılmak suretiyle mutfak alanına doğal gazın dolduğu anda ocağı ateşlemesi ile patlamanın meydana geldiğini, doğal gaz vanasının Çağrı Merkezi .....'in yönlendirmesi ile .... tarafından açıldığını, bilirkişi raporunda patlamanın iç tesisattaki sızıntıdan meydana geldiği hususunu göz ardı ederek hatalı değerlendirme ve tespitlerde bulunulduğunu, davacının tazminat isteyebilmesinin hukuki şartlarının gerçekleşmediğini, gerçek zararın belirlendiği yönündeki değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığnı, bilirkişi tarafından davalının yokluğunda yapılan delil tespitinde yer alan kalemlerin üzerinden değerlendirme yapıldığını, manevi tazminat koşulların bulunmadığını, davacı yararına fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, tazminata ticari faiz yürütülemeyeceğini, belirtilerek; kararın kaldırılması talep edilmiştir.

GEREKÇE

Dava, 06.12.2013 tarihinde komşu dairede gerçekleşen doğalgaz patlaması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalılar ... ., ... AŞ, .... AŞ, .... Şti’ye karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, davalılar.....Şirketi'ne karşı açılan davanın maddi tazminat talebi yönünden kabulü ile, 5.900,00-TL maddi tazminatın davalı ... Şirketi olay tarihi olan 06.12.2013 tarihinden, davalı .... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ....'ya karşı açılan davanın manevi tazminat talebi yönünden reddine, davalı ... ... Şirketi'ne karşı açılan davanın manevi tazminat talebi yönünden kabulü ile, 10.000,00TL manevi tazminatın davalı .... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporları uyarınca, dava konusu patlamanın gerçekleştiği dairede sokak altından geçen borulardan kaynaklı sızıntı olduğu, olayın sonrasında kazı çalışmaları ile tesisatın yapıldığının anlaşıldığı, davalı......AŞ'nin ekibince ihbar üzerine patlamadan önce inceleme yapıldığı halde kaçak olup olmadığının net olarak belirlenemediği, tüm bina içerisinde gaz ölçümü yapılmaksızın gaz alarm dedektöründen kaynaklanan sorun olduğunun bildirildiği, gerek kaza öncesi bakım yükümlülüğü gerekse ihbar sonrasında gerekli tedbirlerin alınmadığının anlaşıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda yer alan kusur dağılımı ile dava konusu olayla ilgili olarak İzmir 31.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/667 Esas sayılı dava dosyasına sunulan bilirkişi raporlarının uyumlu oldukları, bilirkişi raporlarının denetime elverişli, dosya kapsamı ve kaza oluş şeklinde uygun olduğu, davalı .... Şirketi'nin olayın meydana gelmesindeki kusurlu davranışları karşısında diğer davalılara kusur atfedilmesini gerektirir itirazların yerinde olmadığı, hükme esas alınan raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, kusura dair yapılan tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.

Davalı ... Şirketi vekilinin manevi tazminata yönelik istemlerinin incelenmesinde;

TBK'nın 74. maddesinde "Hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz" hükmü öngörülmüştür. Bu madde hükmüne göre, ceza mahkemesince verilen karar, kusur ve derecesi, alınan kusur raporları, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esaslar hukuk hakimini bağlamayacak ise de, bir ceza mahkemesinin uyuşmazlık konusu olayın tespitine, diğer bir söyleyişle maddi olgulara ilişkin kesinleşmiş saptaması aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin delil oluşturacaktır. Bu nedenle davacı taraflarca talep edilen manevi tazminat isteminin davalı .... Şirketi yönünden kabulünün yerinde olduğu değerlendirildiğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TTK.'nın 3. maddesi uyarınca, bu Kanun'da tanzim olunan hususlarla bir ticarethane veya fabrika yahut ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işler ticari iş olarak nitelendirilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre haksız fiillerde zarar görenin kişiliği önemli değildir. Zarar veren veya zarardan sorumlu olan tacir ise reeskont/avans faizi yürütülür. Çünkü zarar, zarar verenin veya zarardan sorumlu olanın ticari işletmesiyle ilgili bir ticari işten doğmuştur ve bu eylem kendisi yönünden ticari bir borçtur. TTK.'nın 3. maddesi ticari işletmenin ika ettiği her türlü fiilden (eylemden) söz etmiştir. Aksine tacir olmayan kişinin bir ticari işletmesi bulunmadığından onun işletmesi ile ilgili bir haksız fiilinden söz edilemeyecektir. Ticari borcun para niteliğinde olması ve geç ödenmesi halinde ticari türden temerrüt faizi istenebileceği açıktır. Tacirin borcunun ticari olması için sözleşmeden doğması zorunluluğu getirilmediği gibi, karşı tarafın tacir olması şartı da yasada öngörülmüş değildir. Haksız fiil tacir tarafından ticari işletmesiyle ilgili olarak meydana getirilmiş ise bu eylemden zarar gören tacir olmasa bile, TTK.'nın 3. maddesi uyarınca tacirden reeskont/avans oranında temerrüt faizi isteyebilecektir. (Y.H.G.K. 08.03.1995 tarih, E:1995/11-61 K:1995/141, 23.1.2002 gün, E:2002/4-12 K:2002/6, 03.04.2002 tarih E:2002/4-174 K:2002/259, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.06.2014 tarih 2013/14986 Esas 2014/11236 Karar sayılı ilamları)

Somut uyuşmazlıkta dava konusu patlamanın ....Şirketi'nin kusuruyla meydana geldiği, davalının doğalgaz tesisat ve dağıtım sistemleri üzerindeki faaliyetlerinin ticari işletmesiyle ilgili olduğu ve kusurlu eylem sonucunda zarar görenlerin ticari faiz talep edebileceği dikkate alındığında ilk derece mahkemesince hükmedilen tazminatlara ticari faiz işletilmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde değildir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran taraf vekillerinin dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davalılar .... Şirketi vekili ve ....A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Davalı ... Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 1.086,12-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 470,72-TL harcın davalı .... Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davalı .... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 1.086,12-TL'den peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 470,72-TL harcın davalı .... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,

4.İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar .... A.Ş. ve ....A.Ş tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 20.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog