T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/12/2024
NUMARAS: 2024/642 E - 2024/850 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; taraflar arasında ...... Hizmet numaralı abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafça abonelik sözleşmesine uygun olarak tahakkuk ettirilen hizmet bedellerinin sözleşmeye aykırı şekilde ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından ilgili bedellere ilişkin icra takibi başlatıldığını, Merkezi Takip Sistemi... E. sayılı dosya üzerinden ödenmeyen fatura bedelleri ve bu bedellere işlemiş gecikme faizleri talep edildiğini, başlatılan bu takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve bu itiraz neticesinde söz konusu takibin durdurulduğunu, davalı tarafından borca itiraz dilekçesinde yetkiye de itiraz edildiğinden ilgili dosyanın Diyarbakır İcra Dairesi'ne gönderilmiş olup ...
E. Sayılı dosya üzerinden devam etttiğini, ancak davalı tarafından haksız şekilde ilgili icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, her ne kadar arabuluculuk başvurusu yapılmışsa da arabuluculuk süreci anlaşmama olarak sonlandığını beyanla , itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden davamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ; davacı tarafın dava dilekçesinde beyan etmiş olduğu abonelik sözleşmelerinin müvekkil şirkete ait olmadığını, sözleşmelerdeki imzaların kesinlikle müvekkili şirket yetkilisi olan .........'a ait olmadığını beyanla , tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemecc; 04.02.2023 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi Merkezi takip sistemi... dosya numarası ile ilamsız icra takibinin yapıldığı, ödeme emrinin davalıya 23.02.2023 tarihinde tebliğ ediliği, davalı tarafından 01.03.2023 tarihinde takibe itiraz edildiği, icra müdürlüğü tarafından , borca ve yetkiye itirazın kabulüne takibin durdurulmasına karar verildiği, akabinde davacı tarafından yetki itirazı kabul edilerek dosyanın Diyarbakır İcra Müdürlüğüne gönderildiği, Diyarbakır İcra Müdürlüğü dosyası uyap üzerinden entegre edilip incelendiğinde bu dosyadan yeniden ödeme emri düzenlenerek davalıya tebligat yapıldığına dair bir kayda rastlanılmadığı, bunun üzerine Diyarbakır icra Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, Diyarbakır İcra Müdürlüğü tarafından İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi tarafından gönderilen ödeme emri ve yine bu dosyaya yapılan itiraz dilekçesinin gönderildiği, MTS takiplerinde sadece yetkiye itiraz halinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi halinde yeni bir ödeme emri düzenlenmeyeceği ve takip işlemlerine devam edileceği, itirazın borca itirazı da içermesi halinde yetkili icra dairesince yeni bir ödeme emrinin gönderilmesi gerektiği, esasen yetkisiz icra müdürlüğü tarafından düzenlenen MTS ödeme emrinde de açıkça belirtilerek yetki itirazı halinde yeni bir ödeme emri düzenlenmeyeceğinin belirtildiği, davalı tarafından yetki itirazı dışında borca da itiraz edildiği, fakat dosyanın yetkisizlikle geldiği Diyarbakır İcra Müdürlüğünden davalıya ödeme emri tebliğ edilmesinin birden çok kez istendiğini fakat yeni bir ödeme emri tebliğe çıkarılmadığı, davacının icra müdürlüğü işlemlerini şikayet etmek ve ödeme emrinin tebliğini sağladıktan sonra borca itiraz olması halinde itirazın iptalini istemesi gerektiği, dava tarihi itibariyle davalı borçluya usulüne uygun düzenlenmiş ve tebliğ edilmiş bir ödeme emri bulunmadığı, itirazın iptali davasının ön koşulu olan geçerli bir ödeme emri olması dava şartı olduğundan ( Bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8624 Esas, 2023/2855 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/1183 Esas, 2024/4858 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/701 Esas, 2024/3879 Karar sayılı ilamı,) davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde; " Diyarbakır İcra Müdürlüğü ...
E. Sayılı dosyada İcra Müdür Yardımcısı ...tarafından 20/03/2024 tarihinde tutulan Karar Tensip Tutanağı incelendiğinde;
"... Alacaklı vekili müdürlüğümüze gönderilen talep ile borçlunun yetkiiye iitirazı nedeniyle dosyanın yetkili olan müdürlüğümüze gönderilmiş olduğu ve bu nedenle borçluya ödeme emri gönderilmesini talep etmişse de , Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 5/c maddesinde "Sadece yetkiye itiraz hâlinde yeniden ödeme emri tebliğ edilmeksizin alacaklının talebi üzerine, yetki itirazında gösterilen veya mahkemece yetkili görülen icra dairesinden haciz işlemlerinin başlatılacağı" yine Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmelik'in 11/7 maddesinde "sadece yetkiye itiraz hâlinde, alacaklı avukatı MTS üzerinden yetki itirazının kabulü seçeneğini seçerek, UYAP üzerinden entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağı olup olmadığını sorgulayabilir veya yetki itirazında gösterilen icra dairesinde haciz işlemlerini başlatabilir." hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere yetkiye itiraz halinde borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesine gerek olmadığı gibi alacaklı vekilinin haciz işlemlerini yetki itirazı olduğu halde yapabileceği göz önünde bulundurulduğunda alacaklı vekilinin ödeme emri gönderilmesi talebinin reddine şikayet yolu açık olmak üzere karar verildi..." şeklinde karar verdiği anlaşılacaktır. Her ne kadar tarafımızca İcra Müdürlüğünden ısrarlı şekilde talepte bulunulmuşsa da İcra Müdürlüğü tarafından işbu talepler reddedilerek işlem gerçekleştirilmemiştir. Dolayısıyla Yerel Mahkeme tarafından işbu husus dikkate alınmaksızın verilen hüküm hukuka aykırıdır. Bununla birlikte Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 5/c Maddesinde "...Sadece yetkiye itiraz halinde yeniden ödeme emri tebliğ edilmeksizin alacaklının talebi üzerine yetki itirazında gösterilen veya mahkemece yetkili görülen icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılacağı..." ve Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Yönetmelik 11/7 maddesinde; "...Sadece yetkiye itiraz hâlinde, alacaklı avukatı MTS üzerinden yetki itirazının kabulü seçeneğini seçerek, UYAP üzerinden entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağı olup olmadığını sorgulayabilir veya yetki itirazında gösterilen icra dairesinde haciz işlemlerini başlatabilir...." şeklinde düzenlemeler mevcuttur. Dolayısıyla Yerel Mahkeme tarafından tesis edilen hüküm hukuka, kanuna ve hakkaniyete aykırı olup kaldırılması gerekmektedir.Davalı abonelik sözleşmesi uyarınca ödemesi gereken hizmet bedellerini ödememiştir. Söz konusu bedellere ilişkin müvekkil şirket tarafından takip başlatılmışsa da davalı haksız olarak takibe itiraz etmiştir." şeklindeki istinaf sebepleri ile kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca,kamu düzeni ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda; İstanbul Anadolu Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi Merkezi takip sistemi...... dosya numarası ile başlatılan icra takibinde ödeme emrinin davalıya 23.02.2023 tarihinde tebliğ ediliği, davalı tarafından 01.03.2023 tarihinde takibe itiraz edildiği, icra müdürlüğü tarafından , borca ve yetkiye itirazın kabulüne takibin durdurulmasına karar verildiği, akabinde davacı tarafından yetki itirazı kabul edilerek dosyanın Diyarbakır İcra Müdürlüğüne gönderildiği görülmektedir.MTS üzerinden başlatılan icra takibinde sadece yetkiye itiraz edilmiş olması halinde, yetkili icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılabilmesi için yeniden ödeme emri tebliği gerekmediği hususu düzenlenmiş olup, borca ve yetkiye birlikte itiraz edilmiş olması halinde yeniden ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesine gerek olmadığı hususunda kanunda ve yönetmelikte herhangi bir düzenleme yer almadığı, 2004 sayılı Kanunun yetkiye ve borca itiraz haline ilişkin düzenlemeleri doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, bu işlemler yapılmaksızın, dosyanın, MTS takip dosyasına yönelik itirazda yetkili olduğu belirtilen Diyarbakır Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesine gönderilmesi ve anılan icra dairesince MTS üzerinden başlatılmış olan icra takibi ve takibe yapılmış olan itiraz esas alınmak suretiyle, ödeme emri düzenlenmeksizin ve borçluya tebliğ edilmeksizin önceki takibin devam ettirilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un ilgili maddelerinde açıklandığı üzere, davacı tarafından yapılan geçerli bir takip dosyası bulunmadığı anlaşılmaktadır.Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10/02/2026