2. Ceza Dairesi 2023/18509 E. , 2025/20561 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, “ eksik araştırma yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına' ilişkin olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin ise, "dosya kapsamına göre sanığın ikinci suçu işlediğine dair mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına ve kabule göre de iki eylem arasındaki zaman aralığı dikkate alındığında sanık hakkında iki ayrı hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın ilk olarak 30.04.2019 tarihinde katılanın iş yerine gece sayılan zaman diliminde girerek hırsızlık yaptıktan sonra 26.07.2019 tarihinde Dairemizin istikrar bulmuş uygulamaları çerçevesinde araya giren zaman itibarıyla müstakilen ikinci bir suçun oluştuğu kabul edilecek şekilde aynı iş yerine yine gece sayılan zaman diliminde girerek hırsızlık suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, iki ayrı hırsızlık suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması gerektiği gözetilmeden mahkemece her iki eylemin TCK 142/2-h, 143, 43/1 ve 62. maddeleri gereğince 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ayrı ayrı suç kabul edilerek ulaşılacak toplam ceza miktarının 5271 sayılı CMK'un 307/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek inceleme konusu kararla verilen 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezasından fazla olamayacağı ilkesi de gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Kırşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.