2. Ceza Dairesi 2025/1 E. , 2025/17853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen 07.04.2023 tarihli kararın tebliği için adı geçenin bilinen en son adresi esas alınarak Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması gerektiği, somut olayda sanığın duruşmada bildirdiği adrese Tebligat Kanunu 21/1. maddesi gereği gönderilen davetiyenin bila tebliğ iade edildiği MERNİS adresi bulunmadığı için Tebligat Kanunu 21/2. maddesi gereği tebligat yapılamadığı, Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat çıkarılan duruşmada bildirdiği adresine ise yargılama sürecinde usulünce yapılmış bir tebligat bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanık müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı 28.02.2024 tarihli eski hale getirme ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihi olan 2012 yılından, inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.