DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/85 E. , 2024/3466 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2023 tarih ve E:2019/12197, K:2023/2908 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/09/2019 tarih ve 30902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile değiştirilen asıl Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (5) numaralı alt bendi ile 7.maddesi ile değiştirilen ek 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/05/2023 tarih ve E:2019/12197, K:2023/2908 sayılı kararıyla; 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1., 2. ve 3. maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. ve 508. maddelerine atıfta bulunularak, Yönetmeliğin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (5) numaralı alt bendi yönünden; Özel Hastaneler Yönetmeliği uyarınca, Sağlık Bakanlığının mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamaya ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini sağlamaya ve bunu denetlemeye yetkili olduğu,
Dava konusu bentte, planlamadan istisna olarak izin verilecek hususların düzenlendiği, anılan bendin (1) numaralı alt bendinde, özel hastanelerde çalışan tabip ve diş tabiplerinin, planlama kapsamındaki birden daha fazla özel sağlık kuruluşunda çalışabileceği kuralı belirtildikten sonra, (5) numaralı alt bendinde, birden fazla özel sağlık kuruluşlarında yapılacak çalışmanın şartlarına/detaylarına yer verildiği, bu kapsamda muayenehaneler hariç planlama kapsamındaki bir özel sağlık kuruluşunda kadrolu çalışan tabibe, (Bakanlığın istihdam planlamaları gereğince ve 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesine uygun olmak kaydıyla) kadrolu çalıştığı özel sağlık kuruluşu dışında planlama kapsamındaki iki özel sağlık kuruluşunda daha çalışma imkânı sağlandığı, ayrıca özel sağlık kuruluşlarında çalışan tabiplere çalıştıkları sağlık kuruluşundaki çalışma saatleri dışında bir özel hastanenin acil servis, klinik servis ve ünitelerinde nöbet tutabilme imkânı getirildiği, dava konusu değişiklik ile planlama kapsamındaki kısıtlı tabip insan gücünün kaliteli ve verimli kullanılabilmesinin, hastaların sağlık hizmetine yeterli ve nitelikli düzeyde erişebilmesinin amaçlandığı, 1219 sayılı Kanun'a uygun olduğu anlaşılan dava konusu düzenlemede kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık görülmediği,
Öte yandan, davacı tarafından, özel sağlık kuruluşlarında kadro dışı geçici çalışan hekimlerin bir özel sağlık kuruluşunda nöbetçi hekim biçiminde istihdam edilemeyeceği iddia edilmekte ise de; Yönetmeliğin ilgili düzenlemesinin lafzında, kadrolu veya kadro dışı geçici çalışmaya ilişkin herhangi bir kısıtlamaya yer verilmediği görülmekle bu iddiaya itibar edilmediği, Yönetmeliğin ek 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yönünden;
Yönetmeliğin ek 9. maddesinde, hastaların tedavi sonrası kontrol ve yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesi veya risk grubu kişilere ulaşım zorlukları gibi nedenlerle hastane hizmeti alacakları döneme kadar daha az yoğunluktaki bakım hizmetleri ile hastanede günübirlik tedavi (ayaktan kemoterapi tedavisi ve diyaliz gibi) alan kişilere daha az yoğunlukta bakım ve sağlık hizmetlerinin sunulduğu, sadece hasta ve/veya refakatçilerinin kalabildiği sağlık kuruluşları olan klinik konukevlerinin, fiziki bina şartları ve sağlaması gereken asgari nitelikler ile tabi olduğu kuralların düzenlendiği ,
Dava konusu düzenleme ile, daha önce hastanelerin fiziki bina şartlarına atıf yapılan hususların tek tek belirtildiği, klinik konukevlerinin asgari olarak hastaların ulaşımına ve acil durumda hasta nakline uygunluğu sağlamaları, hastalık gruplarına göre eğitim, tedavi ve sosyal alanları bulundurmaları gerektiğinin düzenlendiği, klinik konukevi yatak sayısının bağlı olduğu hastanenin yatak sayısının %30'undan fazla olamayacağı, günübirlik tedavi kapsamında klinik konukevinde kalan hastaların günübirlik hastanede verilmesi gereken tedavilerinin klinik konukevinde verilemeyeceği hususlarının kurala bağlandığı, ayrıca ne kadar süre ile tedavi gören hastaların bu bent kapsamında klinik konukevine kabul edilebileceği hususunun Sağlık Uygulama Tebliğinde tanımlanan tanıya dayalı işlemler esas alınarak açıklığa kavuşturulduğu,
Bu haliyle, Sağlık Bakanlığına mevzuat ile tanınan yetki kapsamında, hastanelerin yataklı tedavi gerektirmeyen hizmetlerine yönelik yükünün azaltılması, bu suretle boşaltılacak yataklarla gerçek ihtiyaç sahibi hastaların sağlık hizmetine erişiminin sağlanması amaçları gözetilerek hasta sağlığı için gerekli olan tamamlayıcı hizmetlerin sunulacağı klinik konukevlerinin tabi olduğu kuralların, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek detaylandırıldığı dava konusu düzenlemede üst normlara ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Yönetmeliğin Ek 5. maddenin 1. fıkrasının (e) bendinin (5) numaralı alt bendi ile, hekimlerin özel sağlık kuruluşunda nöbet tutabilmelerinin başka bir özel sağlık kuruluşunda kadrolu çalışmaları şartına bağlandığı ve bu suretle özel sağlık kuruluşlarında kadro dışı çalışan ya da muayenehanesinde serbest olarak mesleğini icra eden hekimlerin özel sağlık kuruluşlarında nöbet tutmalarının engellendiği, Yönetmeliğin Ek 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi ile özel hastanelerin hekim olmayan sahiplerine, mevzuata aykırı olarak ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşu açma imkanının tanındığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 30/05/2023 tarih ve E:2019/12197, K:2023/2908 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 19/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.