10. Hukuk Dairesi 2025/9361 E. , 2025/13976 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Kurumun 06.04.2022 tarih ve E - 683... - 205.02.01 - .... sayılı ret işleminin iptali ile davacının, 19.09.1990 - 29.04.1997 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, davacının emeklilik başvuru tarihi olan 17.01.2022 tarihini izleyen ay başı itibariyle yaşlılık sigorta dalından aylık bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, 15.11.1989 başlangıç tarihine göre emekli olabilmesi için 25 yıl sigortalılık süresi 51 yaş ve 5450 günün tamamlanması ya da 15 yıl sigortalılık süresi 60... günü tamamlaması gerektiğini, davacının bu şartları sağlamadan emekli olmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulü ile Davacının talep gibi 19.09.1990-29.04.1997 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur'lu olduğunun ve hizmetlerinin geçerli kabul edilmesi gerektiğinin tespitine,
17.01.2022 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının Kuruma prim borcu olup olmadığı yönünde bir kısım yazışmalar yapılmış ise de verilen cevapların yetersiz olması nedeniyle karar eksik araştırmaya dayalı bulunmuştur. Söz konusu eksikliğin tamamlanabilir nitelikte olması nedeniyle Dairemizce, Kurumun ilgili birimi ile yazışma yapılmış, 01.01.2022-2025/Şubat sonu itibariyle prim aslı 172.783,71 TL, gecikme cezasının/gecikme zammının 89.401,40 TL olmak üzere toplam 262.185,11 TL prim borcu bulunduğu, 19.09.1990-29.04.1997 tarihleri arasında Kurum kabulünde olmayan sürelerin, mahkeme kararı ile davacıya kazandırılması halinde kazanacağı sürelere ilişkin oluşan borcun, sigortalının 08.06.2001 tarihinde yapmış olduğu ödeme ile karşılandığı yönünde bilgi verilmiştir. Davacının tahsis talep tarihi 17.01.2022 tarihi olup Dairemizin ilk kararında belirtildiği üzere davacı 01.01.2022 - 17.01.2022 tarihleri arasındaki dönemde sigortalılık iradesini gösterip primlerini ödemiş değildir. Bu itibarla, söz konusu 17 günlük dönem açısından Kurum yazı cevabına göre davacının 25.10.2024 tarihi itibariyle gecikme zammı dahil 867,03 TL prim borcu bulunmakta ise de bu sürenin aylık hesabına dahil edilmemesi gerekir. Bu yönü ile bilirkişi raporunda 01.01.2022-17.01.2022 tarihleri arasındaki 17 günlük 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamındaki prim gün sayısı yaşlılık aylığı belirlenirken hesaba dahil edilmemesi gerekirken dahil edilmesi yerinde değil ise de sonuç itibariyle önceki kararımızda açıklandığı üzere 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-h. maddesi gereğince davacının yaşlılık aylığına hak kazandığı açık olduğundan sonuca etkili görülmemiştir. Ne var ki aylığın başlangıç tarihi tahsis talep tarihini takip eden ay başından itibaren belirlenmesi gerekirken tahsis talep tarihi olarak belirlenmesi yerinde olmamıştır. Bu yönüyle karar usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, davalı Kurum vekilinin bu yönü amaçlayan istinaf nedenleri yerinde görülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile incelenen kararın HMK’nın 353/1-b maddesinin (3) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesi gerektiği" gerekçesiyle, "1- Davanın kabulü ile davacının 19.09.1990-29.04.1997 tarihleri arasında (Kurumun kabulünde olan süreler dışında) 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun tespitine,
17.01.2022 tahsis tarihini takip eden ay başı olan 01.02.2022 tarihinden itibaren davacının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-h maddesi ile 2829 sayılı Kanun'un 7.maddesi dikkate alınarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle,
1.Kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacının 30 günlük askerlik borçlanması ile birlikte 15.11.1989 olan hizmet başlangıç tarihinden itibaren askerlik ve yurt dışı borçlanması ile birlikte 19 27... /a (SSK) ve 14 25... b (Bağ-Kur) olmak üzere toplamda 3352 hizmet günü bulunduğunu, bu kapsamda 5510 sayılı Kanuna göre 15.11.1989 başlangıç tarihi ile emekli olabilmesi için 25 yıl sigortalılık süresi ile 51 yaş ve 5450 günün tamamlanması ya da 15 yıl sigortalılık süresi 60... gün şartlarının tamamlanması gerektiğini,
2.Davacının bu şartları sağlamadan emekli olmasının mümkün olmadığını, Kurum işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olup yukarıda da açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekmekte iken Mahkemece, istinaf üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verildiğini ancak kararın hukuki ve adil olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.