T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının hizmet sözleşmesi kapsamında davalı hastaneye hizmet verdiğini, davacılar ile davalı şirket arasında 22.06.2020 tarihinde Hekim- Hastane Hizmet Satın Alma Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin konusunun, "Doktor. tarafından Hastane'de verilecek Ortopedi ve Travmatoloji Tıbbi Tetkik, Teşhis, Tedavi ve operasyonlar dahil tüm hekimlik hizmetleri ile bu hizmetler karşılığında Hastane tarafından yapılacak ödemeler ve tarafların bu kapsamda karşılıklı hak ve yükümlülükleridir." şeklinde belirtilmiştidiğini, davacı ...'ın davalı hastanede sözleşme konusuna uygun bir şekilde operatör doktor olarak hizmet verdiğini, davacılar ile davalı arasındaki sözleşmenin hukuki dayanağının 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olduğunu, davalı tarafından sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davacıların tazminat talep hakkının doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, ...” ve ... nolu fatura bedelleri olan toplam 54.000,00-TL'nin fatura tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, sözleşmenin davalı tarafından süresinden önce ve bildirim öneline uyulmaksızın feshedilmiş olması nedeniyle, mahrum kalınacak kar ve uğranılan zararların tazmini olarak, tanzim edilecek bilirkişi raporu ile belirlenmek ve arttırılmak suretiyle belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ve önemle davanın görev yönünden esasa girilmeksizin reddinin gerektiğini, davacılar tarafından huzurda ikame edilen dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı ile müvekkil kurum arasındaki işbirliği, müvekkil tarafından haklı nedenlerle feshedilmiş olup davacının müvekkilden hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, davacının, müvekkil şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını belirterek öncelikle dava şartı yokluğundan ve görev yönünden reddini, her halükarda davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. .
Bilirkişi tarafından sunulan 26/12/2024 tarihli raporda özetle, dava konusunun, davacının davalı ile aralarında imzalana hizmet sözleşmesinin geçersiz feshi ile davacının davalıya düzenlediği hekimlik ücret faturası nedeni ile davalının borçlu olduğu iddiası ile açılmış Alacak davası olduğu tespit edildiği, davacı vekili Ticari defterlerinin İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinde .... esas sayılı dosyasında incelemede olduğunu, incelemenin devam ettiğini bu nedenle defter sunamadığını, inceleme bitiminde sunacağını beyan etmiş olduğundna davacı taraf defteri incelenemediğini, davalının incelenen 2020 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, ticari defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davalı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılmış olup, Takdirin mahkememize ait olduğu, davacı defter sunmadığı SMMM ... Kaşe ve imzalı cari hesap ekstresi (muavin defter dökümü) sunulduğu, davacı tarafın 30.11.2020 tarihli ... numaralı 27.000,00 TL'lik ve 30.11.2020 tarihli ... numaralı 27.000,00 lik iki adet faturayı davalıya düzenlediği, davalının borç hanesine kaydettiği tespit edildiği, bu defa davalı davacıya bu iki adet faturanın toplamı olan, 30.11.2020 tarih ve ... numaralı 54.000,00 TL tutarlı iade faturasını düzenlediği, davacının bu faturayı davalının hesabına alacak hanesine kaydetmiş ve davacının sunduğu muavin defter dökümüne göre davalının hesap bakiyesinin 0,00 (sıfır) TL olduğu tespit edildiği, davalı tarafın incelenen 2020 yılı defterlerine göre Davalı taraf Davacının dava konusu yaptığı 30.11.2020 tarihli ... numaralı 27.000,00 TL'lik ve 30.11.2020 tarihli ... numaralı 27.000,00 lik iki adet faturayı davacının alacak hanesine kaydettiği, yine davacının kendisine düzenlediği bu iki adet fatura için davacıya 30.11.2020 tarih ve ... numaralı 54.000,00 TL tutarlı iade faturasını düzenlediği, bu faturayı davacının borç hanesine kaydetmek suretiyle davacıyı borçlandırdığını, davalının ticari defter kayıtlarında davacının alacak bakiyesinin 0,00 (sıfır) TL olduğunu, yapılan incelemede davacı ile davalının BA-BS bildirimlerinin birbirleri ile mutabık oldukları, beyan farklarının olmadığı tespit edilmediği, somut ihtilafa konu anlaşmadan tarafların, ne zaman sona ereceği kesin bir vade ile belirlenmiş sürekli bir sözleşme akdettikleri; taraflar arasındaki sözleşmenin belirli süreli sürekli borç ilişkisi kapsamında olduğu, dosyaya mübrez belgelerden davalının sözleşmeyi olağanüstü fesih sebebine dayalı olarak feshettiğinin anlaşıldığı, mahkememizce davacının gerekli ve tıbbi izahı yapmadığı, hastalara karşı ilgi ve alakasız olduğu özensiz çalıştığı, hastaları başka hastanelere yönlendirdiği ve onur kırıcı davranışlarda bulunduğu tespit olunur ise sözleşmenin olağanüstü fesih kapsamında haklı nedenle feshedildiğinin söylenebileceği, davalı feshinde haklı olduğu değerlendirilir ise, davacının kusur sebebiyle zarar talebinde bulunamayacağı ve fakat alacak talebi için feshin haklı olmamasının bir önemi olmadığından alacağını talep edebileceğinin düşünüldüğü, İlgili hususta incelemenin raporumuzun mali inceleme başlığı altında yapıldığı yönünde görüş bildirilmiştir. Deliller :Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğünün, Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağı ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zarar ile kar kaybı istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki Hekim-Hastane Hizmet Satın Alma Sözleşmesi'nin davalı tarafca feshinin haklı olup olmadığı, davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
HMK 190 gereğince bir hizmet ilişkisinde davacı taraf alıcıya hizmet verdiğini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir. (HGK 2017/(19)11-944 e. 2021/197 k. Sayılı ilamı) Yine davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3854 esas 2019/1521 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8630 esas 2023/2818 karar sayılı ilamı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2016/944 esas 2016/3009 karar sayılı ilamı) Ticari defterler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen26/12/2024 tarihli rapor denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır.
Somut olayda; davacı tarafça fatur30/11/2020 tarihli 27.000,00-TL bedelli iki adet fatura alacağı ve sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zarar ile kar kaybı talebinde bulunulmuş olup davacı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı, tarafların BA-BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, davacı tarafça 54.000,00-TL fatura alacağı yönünden yemin deliline başvurulması üzerine davalı yetkilisine çıkartılan meşruhatlı tebligatın tebliğine rağmen yemine icabet edilmediği, dolayısıyla fatura bedeli borcunun ikrar edildiği,feshe dayanak olarak sunulan tutanak içeriğinin haklı fesih için yeterli olmadığı gibi yalnızca bir hastanın beyanının da yeterli olmadığı,sözleşmenin haklı nedenle feshedilmediği ancak davacı sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zarar ile kar kaybına ilişkin delil sunulmadığı fatura alacağının kabulü ,sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zarar ile kar kaybı talebinin reddi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kısmen kabulü ile 54.000,00 TL alacağın 04/02/2021 (arabuluculuk anlaşamama tarihi) tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2.Fazlaya ilişkin istemin reddine
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.688,74.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 939,27.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 2.749,47-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 59,30 -TL başvurma harcı ile 939,27.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 6.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 553,70 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.553,70.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.429,17.-TL'sının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından yapılan 630,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 11,97 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına
7.Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
8.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
9.Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
10.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.294,92.-TL'sının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 16/12/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)