T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ------ projesi için asansör ve parçaları satın alındığını, ancak müvekkilinin mülkiyetinde bulunan ve hiç kullanılmamış ve ihtiyacı olmayan bazı parçalar asansör firması olan davalıya satıldığını, bu parçaların davalıya 01.06.2018 tarihinde teslim edildiğini ve buna istinaden 10.07.2018 tarihli ------ numaralı, 7.500,00 Euro bedelli e Faturanın düzenlendiğini, söz konusu faturanın davalı tarafından iade edilmediğii icari defterlere işlendiğini ancak bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine 14.03.2023 tarihli ihtarnamenin düzenlendiğini ve 13.04.2023 tarihinde tebliğ olduğunu, sonrasında taraflarınca ----. İcra Dairesinin ----sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itiraz ederek takibi durdurduğunu, alacaklarının likit olduğunu yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan nu belirterek, takip çıkışı 8.331,40 Euro olan itirazın iptalini ve takibin devamını, niyetli yapılan itiraz nedeniyle davalıya alacağın % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın alacaklı olduğunu iddia etse de asıld müvekkilinin alacaklı olduğunu ve alacakları için icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin 7.500,00 Euro luk fatra için herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkil şirket ile davacı şirket projesi olan ----- adresinde ----- binasına 9 adet ünitenin ” Fenni muayene raporlarına konu olan 9 adet ünite yapılacak engelli erişimi ve yeşil modernizasyonu işleri” yapılmasının kararlaştırıldığını, müvekkil şirketin tüm konuları tamamlayarak KDV dahil 15.000,00 Euro fiyat teklifi yaptığını ve site yönetiminin bunu kabul ettiğini ancak düzenlenen 18.12.2018 tarihli 14.999,99 Euro bedelli faturaya ---- Bina Yönetimi tarafından ----. Noterliği 24.12.2018 tarihli, ------ yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, kendilerinin ----- sayılı dosyası ile takip başlattıklarının borçluların hukuka aykırı olarak itiraz ederek takibi durdurduklarını, özetle 14.999,00 Euro luk faturalarının ödenmediğini, buna rağmen davacının 7.500,00 Euro alacağı bulunduğuna dair takip başlatmasının kötü niyetli bir haksız kazanç elde etme gayesi olduğunu, müvekkil şirketin borçlu olduğunu hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının alacağının bulunduğunun varsayımıyla takas mahsup talep ettiklerini, gene kabul etmemek kaydıyla müvekkil şirketin borçlu olduğu varsayımı ile faturanın usulsüz olduğu söz konusu 7.500,00 euroluk faturada ürünlerin kalem kalem yazılmadığını belirterek davanın reddini talep ederek, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun olmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Fatura, BA/BS Formları,Ticari Defterler, ---- Noterliği' nin 14.03.2023 tarih, ----- yevmiye nolu İhtarnamesi; Kesideci ------ nolu, 10.07.2018 tarih ve 7.500,00 Euro bedelli faturanın ödenmesinin istenmesi talepli ihtarnamenin tebliğ tarinin 13.04.2023 olduğu görülmüştür.
İcra Dosyası: Davacı taraf 07.01.2025 tarihinde 2018 yılı ----- nolu fatura Alacağının tahsiline ilişkin ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası ile Örnek No:------ İlamsız Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibi başlatmış, borçlu yetkilisinin Örnek No:------Ödeme Emrine 21.08.2023 tarihinli itiraz dilekçesinde; müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirtmiş olup, borcun tamamına, ferilerine, faiz miktarına ve oranına itiraz etmiş ve icra takibi durmuştur. Bilirkişi Raporu :Mahkememizce alınan 15/12/2025 tarihli raporun sonuç kısmında, "A-Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, GİB onaylı beratlarının zamanında alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin yerinde inceleme talep etmesi sonrasında Ticari Defter Belge sunmayacağını beyan etmesi nedeniyle ( bkz.
4.a.2 ) Ticari Defter ve Belgeleri incelenememiştir. Davacının usulüne tutmuş olduğu defterlerinin yanında Davalı tarafın defterlerin verilen kesin süreye rağmen ibraz etmemesinin kendi defterlerini kesin delil haline getiren HMK m.222/3 Değerlendirmesinin Sayın Mahkememe ait olduğu, Davacı Alacağı Yönünden:
Davacı şirketin ticari defter kayıtları incelemesinde takip ve dava konusu faturanın kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturanın E fatura olduğu ve davalı şirkete faturanın elektronik ortamda teslim edildiğinin ( bkz.
4.c ) görüldüğü, E faturanın Euro olarak düzenlendiği, Davacı 2018 yılı Bs ( Satış ) beyanından ve davalı 2018 yılı Ba ( Alış ) yanında söz konusu faturanın beyan edildiği görülmüş olup, davalı defter belge sunmadığı in incelenememiştir. Tüm bu incelmemeler neticesinde Davacı şirketin takip tarihi olan 07.01.2025 itibariyle 7.500,00 EURO alacağını talep edebileceği, ( 07.01.2025 Takip tarihi itibariyle asıl alacak 7.500.00 Euro * takip öncesi tarafımızca hesaplanan faiz 456,06 Euro olup, toplam 7.956,06 Euro nun TL karşılığı ----- Bankası Satış kuru olan 36.5962 TL ile çarpıldığında 291.161.56 TL olarak hesaplanmıştır.)
C- Somut olayda,
Davacı tarafın 14.03.2023 tarihinde ----Noterliğinin ------ yevmiye nolu ihtarnamesiyle ödeme yapılması için ihtarname düzenlediği ve ihtarnamenin 13.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğden 5 gün sonra ödeme talep edildiğinden ( 18.04.2023 —07.01.2025 arası ) davacının takip öncesi talep edebileceği faiz aşağıda 456,06 EURO olarak hesaplanmıştır. ( takip talebi 831.40 Euro )
Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için yabancı para (EURO) ana para alacağına 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “...Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a)...” faizi isteyebileceği" Yönünde rapor tanzim edilmiştir. Dava; hukuki niteliği itibariyle davacının davalıdan faturadan kaynaklı alacağı olduğu iddiasıyla başlatılan ---- İcra Dairesinin ----- sayılı icra dosyasının davalı tarafça yapılan itirazın ile takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen faturadan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Davalı, davanın reddini savunmuş, verilen sürede ticari defter ve kayıtlarını sunmamış yerlerini bildirmemiş olduğu anlaşılmıştır. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, GİB onaylı beratlarının zamanında alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
Davacı şirketin ticari defter kayıtları incelemesinde takip ve dava konusu faturanın kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, söz konusu faturanın E fatura olduğu ve davalı şirkete faturanın elektronik ortamda teslim edildiği, E faturanın Euro olarak düzenlendiği, Davacı 2018 yılı Bs ( Satış ) beyanından ve davalı 2018 yılı Ba ( Alış ) beyanında söz konusu faturanın beyan edildiği, davacı şirketin takip tarihi olan 07.01.2025 itibariyle 7.500,00 EURO alacağını talep edebileceği,( 07.01.2025 Takip tarihi itibariyle asıl alacak 7.500.00 Euro + takip öncesi hesaplanan faiz 456,06 Euro olup, toplam 7.956,06 Euro nun TL karşılığı ----- Bankası Satış kuru olan 36.5962 TL ile çarpıldığında 291.161.56 TL olduğu) anlaşılmaktadır.
28/07/2020 tarihli ----- yayınlanan 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile 6100 sy HMK'nun "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması" başlıklı 222. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" ibaresinin, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirildiği, bu yasal değişilik dikkate alındığında, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği, değişikliğe ilişkin madde gerekçesinin "... Madde metni dışına çıkarılan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" durumunun yerine "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterlerde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterlerinin ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterlerindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmedir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklinde olduğu, dolayısıyla davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ve davacı defterlerindeki davacı lehine olan alacak kaydını hükümden düşürecek senet veya başka bir kesin delil sunmadığı anlaşılmkatadır.
Davacı tarafın 14.03.2023 tarihinde ----- Noterliğinin ------ yevmiye nolu ihtarnamesiyle ödeme yapılması için ihtarname düzenlediği ve ihtarnamenin 13.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğden 5 gün sonra ödeme talep edildiğinden ( 18.04.2023 — 07.01.2025 arası ) davacının takip öncesi talep edebileceği faizin 456,06 EURO olarak hesaplandığı, ( takip talebinde 831.40 Euro talep edildiği,) Takip tarihinden sonra dava tarihine kadar davalının herhangi bir ödeme yapmadığı, tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için yabancı para (EURO) ana para alacağına 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “...Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/a)...” faizi isteyebileceği kanaatine varılmış, Davanın Kısmen Kabulüne, Davalının ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin asıl alacak 7.500,00-EURO asıl alacak, 456,06 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.956,06-EURO olarak devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a hükmü uyarınca yabancı para alacağına ilişkin devlet bankalarınca EURO cinsi 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1.) Davalının ----. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin asıl alacak 7.500,00-EURO asıl alacak, 456,06 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.956,06-EURO olarak devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a hükmü uyarınca yabancı para alacağına ilişkin devlet bankalarınca EURO cinsi 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.) Alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
3.Alınması gereken 20.777,13-TL harcın davacı tarafından yatırılan 3.923,19-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 16.853,94-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından harcanan 3.923,19-TL peşin harç, 87,50-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.010,69-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından harç dışında harcanan 8.770,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%95,49 Kabul, %04,51 Ret) 8.374,47-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 64.623,83-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 19.054,58-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ret oranına göre hesaplanan 4.395,54-TL'sinin davalıdan 204,46-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
10.Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.