10. Hukuk Dairesi 2025/12481 E. , 2025/14358 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ... unvanlı ... ... adresinde bulunan işyerinde 01.12.1986 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başladığını, işveren tarafından 01.12.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma verildiği halde sigortalı çalışmalarının Kurum tarafından kayıt altına alınmadığını, mağduriyetlerinin olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1986 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, derdestlik, görev, yetki, husumet ve hak düşürücü süre itirazlarında ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, açılan davanın yasal dayanağının bulunmadığını, davalı işverenin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği dönemlere ilişkin 5 yıllık sürenin geçtiğini, davacının talep ettiği dönemlerde çalışmasının olduğunu gösterir işe giriş bildirgesinin olmadığını, dönem bordrolarında da adının geçmediğini, kayıt belgelerin Kurumu bildirilmesi mecburiyetinin işverene ait yükümlülük olduğunu, bildirilmeyen bu kayıtlar için müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek haksız açılan davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Dahili davalı ... ..., davacının amcası oğlu olduğunu, ...'da bulunan ve o tarihte belde olan ...'da 52... müstakil evin inşaası işinde müteahhitlik yaptığını, işyerinde işin durumuna göre 10/20 arasında kişi çalıştığını, ...ve ...'ın kardeşi olduğunu, yaptıkları işin 1 yıl sürdüğünü, iş bitiminde SSK'dan borcu olmadığına dair yazı aldığını, davacının bu inşaatta inşaat işçisi olarak çalıştığını, inşaat sektöründe mevsim duruman göre aralıklı olarak çalışıldığını, işe girişinin Aralık ayında verilmiş olabileceğini, davacının işyerinde çalıştığını ve primlerinin de ödendiğini, Kooperatifin ... arsa alma ev yaptırma kooperatifi isminde olduğunu diye hatırladığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının ... ...'a ait 4...5 06 sicil numarası ile tescilli iş yerinde 01.12.1986 tarihinde 1 gün çalıştığı ve 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince uzun vadeli sigorta kolları yönünde davacının sigortalık başlangıç tarihin 18 yaşını ikmal ettiği 01.01.1988 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Birinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 05.04.2018 tarihli kararı ile "... Mahkemece yapılacak iş; fotokopisi bulunan işe giriş bildirgesinin aslını Kurumdan getirterek, imzanın davacıya ait olup olmadığını bilirkişi marifetiyle tespit ettirmek, dinlenen tanıkların kayıtlarını SGK’dan getirtmek, beyanlarını sorgulamak, sigorta sicil numarasının hangi yılın ve ilin serilerinden olduğunu Kurumdan sormak, talep tarihinde 16 yaşında olan davacının öğrenim durumunu araştırmak, dinlenen tanıkların davacının kuzenleri olması nedeniyle, mümkünse komşu işyeri veya aynı işyerinde çalışmış tarafsız başka tanıkları dinlemek, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli kararıyla, davanın reddine, karar verilmiştir.
2.Davacı vekili tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Dairenin 01.11.2023 tarihli kararıyla "...Mahkemece yapılacak iş,davacının da beyanı alınmak suretiyle çalıştığı iş yerinin muhiti, adresi ve iş yerinin mahiyeti sorulup belirlenmeli, vergi, SGK, Belediye ve emniyet aracılığıyla komşu işyeri ve kayıtlı çalışanları yöntemince tespit edilerek dinlenmeli, davacının dava konusu dönemdeki öğrenim durumu da araştırılarak belirlenmelidir. Öte yandan işe giriş bildirgesindeki imzanın el ürünü olmadığının tespiti yönünden; imzaların zamanla değişebileceği kaldı ki imza incelemesinin işe giriş bildirgesi fotokopisi üzerinden yapılan incelemenin denetime elverişli olmadığı, Mahkemece de göz önüne alınarak diğer toplanan ve toplanacak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. İlk Derece Mahkemesince Son Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacının çalıştığı işyeri muhiti incelenmiş, davacı isticvap olunmuş beyanında davacı asıfın, davalı işverenin ...'nın İsurşunlu ilçesindeki çarşı İçindeki Durosu olduğunu ancak kendisinin burada değil işverenin inşaatlarında çalıştığını beyan ettiği, öte yandan davacının dinlenen bir kısım davacı tanıklarının davacı ile birlikte davalı işverene ait inşaatlarda çalıştıklarını beyan ettiklerini ancak hizmet cetvellerinde bu çalışmaların gözükmediği, tespit edilen ve dinlenen komşu işyeri tanıklarının davacının davalı işyerinde çalıştığını hatırlamadıkları yada davacıyı tanımadıkları, davacının sigorta sicil numarasının 1986 ... ili serisinden olduğu, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacının el ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamında dinlenen tanıklar davacının davalı işverenlikte çalıştığını beyan etmişlerdir. SGK giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından davacının tanıkların beyanları da değerledirilerek, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 01.11.20 23... /10149 Esas, 2023/10658 Karar sayılı kararında açılanan hususlar ile tespitler başlığı altında maddeler halinde açıklanan hususlar birlikte dikkate alındığında ilk okul mezunu olup, orta okulu dışarıdan bitirdiği belirtilen davacının, davalı ... ...'” ait“ ...-... ...”adresinde bulunan SGK İşyeri 4...5 06 Sicil sayılı davalı işyerinde 01.12.1986 tarihinde ... sigorta sicil numarasıyla çalışmaya başladığına dair ilk işe giriş bildirgesinin SSK ... Sigorta Müdürlüne 23.01.1987 tarihinde 001545 sayı ile verilmiş olması, dolayısı ile davalı kurumun da konudan haberdar olması karşısında davacının davalı iş yerinde hizmet akdi ile çalışmasına dayalı olarak SGK” ya bildirilmeyen 01.12.1986 tarihli 1 günlük hizmet süresinin tespiti koşullarının oluştuğu anlaşılmakla.." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı işverenlikte 01.12.1986 tarihinde 1 gün asgari ücretle sigortalılığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 6, 9, 60. maddenin (G) bendi, 79 uncu,108 inci madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, son bozma ilamına da uyulmak suretiyle yapılan yargılamada, davacı asilin alınan beyanında, davalı ... ...'a ait iş yerinde 1986 yılında işe başladığını, 1989 yılında işten ayrıldığını, davalı işverene ait ...'nın ... ilçesinde İnceler İnşaatta 6-8 ay kadar çalıştığını, yine davalı işverene ait ...'nın ...ilçesinde ... köyünde 8 ay, yine davalı işverene ait ...'nın ... ilçesinde kooperatife bağlı olarak çalıştığını, duvar ve sıva işleri yaptıklarını, işverene ait ...'daki çarşı bürosunda çalışmadığını, hep inşaatlarda çalıştığını beyan ettiği,mahkemece davacı ile aynı işyerinde çalışanların bildirilmesi için davalı Kuruma müzekkere yazıldığı,davalı Kurum tarafından dönem bordrosu olmadığının bildirildiği, bozmada belirtilmesine karşın komşu işyeri araştırması yapılmadığı,bozma öncesi dinlenen bir kısım davacı tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre Mahkemece, davacının dava konusu dönemde çalıştığını beyan ettiği inşaat işyerine komşu işyeri ve sigorta çalışanlarının emniyet, SGK, vergi dairesi ve belediye vasıtasıyla da tespit edilerek çalışma ve vergi kayıtları getirtilerek beyanlarına başvurulmalı, komşu işyerleri ve çalışanlarının tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi halinde, davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin kimler olabileceği taraflardan sorularak bu kişilerin de sigortalılık, çalışma ve vergi kayıtları getirtilerek dinlenmeli, bu kapsamda işyerinden adına 01.12.1986 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olan davacı tanığı ...'ın ve diğer davacı tanığı ...'nın da beyanı değerlendirilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
4.Kabule göre de, 01.01.1970 doğumlu davacının sigorta başlangıcı olarak tespitini istediği tarih olan 01.12.1986 tarihinde, 16 yaşında olduğu, buna göre Mahkemece, davacının 01.12.1986 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının, sigorta başlangıcının ise 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 01.01.1988 tarihi olarak tespiti ile 01.12.1986 tarihindeki (1) gün süreli çalışmasının prim ödeme gün sayısına ilave edilmesi gerektiğinin tespiti şeklinde hüküm kurulması yerine, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.