T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/09/2021 tarihinde davalı sigorta şirketince ZMM sigortasıyla sigortalı bulunan ve ----- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın, müvekkil --- sevk ve idaresindeki ----- plakalı araca çarpması sonucu gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında müvekkil ciddi şekilde yaralanmış ve malul kaldığını Kaza sonrasında tanzim edilen kaza tespit tutanağından, davalı şirkette sigortalı ------ plakalı aracın, 2918 sayılı KTK md.57/1-a "Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, dikkatli olmamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek'' gibi çok temel bir trafik kuralını ihlal ettiği anlaşıldığını, Söz konusu trafik kazasının ----- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ------ Esas sayılı soruşturma yürütüldüğünü, işbu kaza sebebiyle müvekkilin sağlığında bozulmalar meydana gelmiş; vücudunda kırıklar oluştuğunu, Kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere ---- plakalı aracın ------Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile bağlı olduğu anlaşıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, Fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilimiz için 10,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden sigortalısının kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- adına kayıtlı ------ plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ------ poliçe numarası ile 20.02.2021-20.02.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sınırlı olduğunu kabul anlamına gelmemekle beraber azami teminat limiti 430.000,00-tl olduğunu, sigorta poliçesinden kaynaklı manevi tazminat talepleri teminat dışında olduğunu, müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacı tarafından ispatı gerektiğini, davacıların emniyet kemerinin takılı olup olmadığı araştırılması gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, her durumda, müvekkil şirketin sorumluluğu poliçede belirtilen limit ile sınırlı olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. --- sayı ve 11/12/2024 tarihli rapor da özetle; Sürücü ----- sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalli kavşağa geldiğinde dikkatini yola vermesi ve sağ tarafındaki kavşak kolundan düz seyirle gelen kamyonete ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce kavşak üzerinden geçişini sürdürdüğünde ise sağ tarafındaki kavşak kolundan gelen kamyonet ile çarpıştığı olayda % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu Davacı sürücü ----- sevk ve idaresindeki kamyonet ile olay mahalli kavşağa geldiğinde seyrini mahal özelliklerine göre her an tedbir alabilecek şekilde ayarlaması ve sol tarafından gelen kamyonet karşı zamanında etkili ve yeterli fren tedbiri alması gerekirken bu hususlara yeteri kadar riayet etmediği anlaşılmakla meydana gelen kazada %25 ( yüzde yirmi beş ) kusurlu olduğu hususları beyan ve rapor edilmiştir. x ----- Adli Tıp Kurumu Tarafından Alınan ----sayı ve 26 AĞUSTOS 2025 tarihli rapor da özetle; Davacı ---- - 01.09.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve ---- sayılı ------ Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 15 (onbeş) güne kadar uzayabileceği Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı hususları beyan ve rapor edilmiştir.2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir -----2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu kaza sebebiyle davacının kalıcı iş göremezliğinin bulunmadığı, iyileşme süresinin ise 15 güne kadar uzayacağı ATK maluliyet raporu ile tespit edilmiş olup kazanın meydana gelmesinde davacının k % 25 , davalı yana sigortalı araç sürücüsünün %75 kusuru ATK raporu ile sabit hale gelmiştir. Ancak davacının talebinin sürekli iş göremezlik tazminine yönelik olduğu ve sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı sabit olmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Karar harcı 732,00 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 304,40 TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 10,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.