T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacının, davalı şirketten 07/02/2023 tarihinde iş makinesini kiralama sözleşmesi ile kiraladığını, söz konusu aracın ticari amaçla kullanıldığını, kiralama bedeli ödendiğini, iş makinesinin zorunlu trafik sigortasının yanı sıra kasko sigortasının da .... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığının sözleşme ve eklerinde belirtildiğini, 18/11/2024 tarihinde ... İlçesi ... Köyünde, davacı aracı kullanırken, zeminin çamur olması sonucu aracın kayarak su kanalına gömüldüğünü, kazanın ehliyetsizlikten kaynaklanmadığını, zeminin durumu, aracın ağırlığı ve olayın gerçekleştiği yer itibarıyla kaçınılmaz bir hal niteliğinde olduğunu, davacının,kaza sonrası hasarın karşılanması için davalı şirkete ve sigorta şirketine başvurduğunu, ancak sigorta şirketinin, davacının “iş makinesi kullanımına ehliyet” bulunmadığını gerekçe göstererek hasarı karşılamadığını, Yargıtay uygulaması ve sigorta hukuku açısından değerlendirildiğinde, sadece ehliyetsiz olunmasının tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, önemli olanın, kazanın münhasıran ehliyetsizlik nedeniyle meydana gelip gelmediği olduğunu, davacının kazada kusurlu olmadığının sabit olduğu, sigorta şirketinin zararı karşılamadığı gibi, kiralama şirketinin de teminat kapsamında olduğunu ileri sürerek davacıya hiçbir ödeme yapmadığını, davacının... Ticaret Anonim Şirketi'nde iş makinesini yaptırarak toplam 913.745,00 TL tutarındaki zararı ödemek zorunda kaldığını, davacı sigorta şirketiyle doğrudan sözleşme tarafı olmadığından, bu davada kiralama sözleşmesinin muhatabı olan kiralama şirketine karşı rücuen tazminat talebinde bulunulduğunu, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapıldığı, tarafların anlaşamadıklarını, kiralama konusu aracın sigortasının dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığının bilindiği, ne var ki kazadan sonra söz konusu teminatın devreye sokulmadığını, sigortanın ödeme yapmadığı, her ne kadar davacı ile sigorta şirketi arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmasa da, davalı şirket ile sigorta şirketi arasında yapılmış poliçe kapsamında davacının zararının teminat altında olduğunu, ayrıca davalı tarafın, sigorta şirketine başvurmadığını veya teminat kapsamını işletemediğini öne sürerek sorumluluktan kurtulmaya çalışabileceğini, bu nedenle dava dışı ....
Sigorta A.Ş.’nin HMK m. 61 uyarınca yargılamaya davalı yan sıfatıyla ihbar edilmesini talep ettikleri, bu nedenlerle davacı tarafından ödenen 913.745,00-TL tutarındaki zararın rücuen davalı araç kiralama şirketinden tahsiline, dava dışı ...
Sigorta A.Ş.’nin HMK m. 61 uyarınca yargılamaya ihbarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın davalı şirket ile davacı ... arasında akdedilen 07.02.2023 tarihli, ... nolu, ... tescil nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca finansal kiralamaya konu edilen iş makinesinden, finansal kiralama ilişkisinden kaynaklandığının tartışmasız olduğunu, "6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) MADDE 17- (1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi gereğince yetki sözleşmesi yapılması halinde davanın sadece belirlenen mahkemede açılabileceğini, bahsi geçen Finansal Kiralama Sözleşmelerinin 35. maddesi ile tarafların "İşbu sözleşmeden doğacak her türlü uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul Çağlayan Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili olduğunu işbu sözleşmeye taraf olan kişiler kabul ederler" düzenlemesi uyarınca yetkili mahkemenin İstanbul Çağlayan Mahkemeleri olduğunu kabul ettiklerini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6. maddesi ile genel yetkili mahkemenin de davanın açıldığı tarihteki davalı yerleşim yeri mahkemesi olarak belirlendiğini, genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davalı şirketin yerleşim yerinin, merkezinin bulunduğu.... olduğunu, tüm bu yasal düzenlemeler sebebiyle iş bu davanın hem yetki sözleşmesi, hem de genel yetki kuralları gereğince sadece .... ve...Ticaret Mahkemelerinde açılabileceğini, bu sebeple mahkemenin yetkisine itiraz ederek, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli İstanbul (Çağlayan) Banka ve Finans İhtisas Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlendiği, anılan maddeye göre Türk Ticaret Kanunu’nun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, ancak davacının zorunlu Arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğini, bu nedenle davanın HMK Madde 115 gereği dava şartı noksanlığı sebebi ile usulden reddinin gerektiğini, kiracının kanuna hukuka ve iyi niyete aykırı olarak davalıdan ehliyetsiz kullanım sebebi ile Sigorta şirketinin tazmini reddettiği bedeli rücuan talep ettiğini, kiracının talebinin izahtan uzak olduğu gibi hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, davalı şirketin finansal kiralama konusu malın uğradığı zarardan ve hasardan sorumluluğu bulunmadığı gibi, zarardan bizzat kiracının sorumlu olduğu, kaldı ki kendi sunduğu evraklarda dahi sigorta şirketinin tazmin başvurusunun ehliyetsiz kullanım sebebi ile reddedildiği, davacının kendi kusurundan kaynaklandığının açık olduğunu, davalının sigorta şirketi olmadığını, aracın uğradığı hasarı tazmin yükümlülüğü bulunmadığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama Şirketleri, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’ nun 24. Maddesinin açıkça hasardan Kiracı'nın sorumlu olduğunu düzenlemesi, davalı şirketin teminat amaçlı kullanma ve yararlanma hakkından yoksun çıplak mülkiyete sahip olması karşısında aslında davacının davalı şirkete karşı sorumluluğunun bulunması, davalı şirketin sigorta şirketi olmaması sebebi ile tazmin yükümlülüğünün bulunmaması, davacının muhattabının Sigorta şirketi olması, davacının kendi kusuru ile ehliyetsiz kullanım neticesinde malın hasar görmesi karşısında sigorta şirketince talebinin reddedilmiş olması, davanın haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olması dikkate alındığında davalı şirkete karşı ikame edilen iş bu davanın reddini talep ettiklerini belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın davalı şirket yönünden gerek hususmet yokluğu sebebi ile usulden gerekse esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
İhbar olunan vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; ihbar olunan olarak davayı kabul etmemekle birlikte, davalı Yapı Kredi Finansal Kiralama ile müvekkili şirket arasında ... çerçeve sözleşme ve modüler kurumsal leasing makine kırılması sigorta poliçesi düzenlendiğini, riziko adresinin ...olduğunu, davacının dava konusu iş makinesinin kullanımı sırasında zarar gördüğünü ve bu zararın poliçe kapsamında olduğunu iddia ettiğini, ilgili ... poliçe şartları incelendiğinde Madde 5 Sözleşmenin İstisnaları 5.15 kapsamında, gerekli operatör belgesine haiz olmayan kimsenin kullanımı nedeni ile oluşacak hasarların teminat dışı bırakıldığını, davacının kendisinin iş makinası için yeterli ehliyeti olmadığını kabul ettiğini, burada ehliyetsizliğin kazanın oluşumunda etkisinin önemli olmadığını, çünkü poliçe özel şartının bunu açıkça yasakladığı, davacının dava dilekçesinde bahsettiği kararların poliçede özel hüküm olmadığı hallerde ve rücu açısından verilen kararlar olduğunun açık olduğunu, bu dava ile ilgisi olmayan kararların belirtilmesinin anlamsız olduğunı, müvekkili şirketin hasara ilişkin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, ihbarı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sigortalısına karşı sorumluluğu ihbar tarihinden itibaren başladığını, müvekkili şirketin ihbar tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ücreti vekâlet ve mahkeme masraflarından da sorumlu tutulmamaları gerektiğini, ihbar olunan olarak müvekkili şirketlerinin aleyhine hüküm kurulamayacağını da beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, finansal kiralama sözleşmesine konu iş makinesinin kaza yapması nedeniyle ödenen zarar bedelinin davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Davacı ve davalı arasında 07/02/2023 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin imzalandığı, bu kapsamda Hidromek marka paletli ekskavatörün zilyetliğinin davacıya bırakıldığı, bu iş makinesinin geçirilen kaza nedeniyle hasar gördüğü, eldeki davada davacı tarafından ödenen zarar tutarının davalıdan tahsilinin talep edildiği, davaya konu Finansal Kiralama Sözleşmesinin 3/l maddesinde kiralananın kullanılması ve işletilmesi sırasında her cins, nitelik ve derecedeki hasar ve zarardan dolayı sorumluluğun davacı kiracıda olduğunun düzenlendiği, bu nedenle davacının iş makinesinin zarara uğradığını belirterek ödediği hasar bedelini davalıya rücu edemeyeceği kanaatiyle davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın reddine,
2.Alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 15.604,49 TL harcın mahsubu ile artan 14.872,49 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 143.061,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6.Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/02/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.