T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı taraf vekilince tarafları aleyhine Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas 2022/... esas sayılı icra dosyaları ile kambiyo evraklı icra takibi başlatıldığını, ilgili takiplere dair ödeme emirlerinin 16/03/2022 tarihinde tarafına tebliğ edildiği, mezkur takiplere karşı tarafınca Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2022/... esas ve Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyalarda itiraz davaları açılmış olmakla davaların halen derdest olduğunu, söz konusu senetler üzerindeki imzalar tarafına ait olmayıp kimliğinin belirsiz bir şahıs ya da şahıslarca üretildiğini, alacaklı taraf ile senetlerin dayandığı hukuki geçerli ve sahih bir borç ilişkisi bulunmadığını, senet üzerindeki alacaklıyı tanımadığını, kendisiyle hukuki ve ticari hiçbir bağlantının söz konusu olmadığını, diğer borçlu olan ... eski eşi olup, mezkur senetler üzerinde cirosu görüldüğünü, eski eşi ile aralarında halen devam eden bir borç ilişki olmadığından açılan takiplerin usule ve yasaya aykırı olduğunu, senetlerin taraflarından haksız bir ödeme almak için düzmece birer imza ve uydurma ibareler ile meydana getirildiğini, cirolanan ve tarafınca açılan icra takiplerine dayanak yapılan senetlerin hiçbir gerçekliği olmayan haksız çıkar sağlama amaçlı düzenlenmiş uydurma borç belgeleri olduğunu, senetler karşılığında yaptığı herhangi bir borçlanma, ticaret ya da taahhüt olmadığını belirterek Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas ve 2022/... esas sayılı icra dosyalarında tarafları aleyhine açılan takiplerin dayanağı olarak gösterilen borçların hukuken dayanaksız ve geçersiz olduğuna ilişkin menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup kötü niyetli olduğunu, davacıdan imza örneklerin bulunduğu yerlerden temin edilerek, ıslah imza örneklerinin ivedi olarak bilirkişiden rapor aldırılması gerektiğini, davacının imza itirazı ile takibin durdurulması istemi hukuksuz olmakla birlikte imza ya itiraz yalnızca İİK'nın ilgili kanunları gereğince satışı durdurduğunu, bahsi geçen kambiyo senetlerinde imza incelenmesi yapılması ve yanı zamanda icra işlemlerinin yürütülmesi gerektiğinin kanunlarınca tarafınca verilmiş bir hak olduğunu, müvekkilinin davacıyı tanımadığını, diğer borçlusu ... 'na yapmış olduğu ödemeler nedeniyle kendisine itiraza konu bono verildiğini, müvekkil borçlulardan ... ile defalarca görüşmesine rağmen ödeme alamaması üzerine, icra takibi ile yasal takip işlemelerine başlatıldığını, davacı alacağı sürümcemede bırakmak amacıyla söz konusu itiraz yapıldığını, bonodaki ... cirosu ile atlan imza müvekkilinin huzurunda atılmış olup, davacının imzasının da davacıya ait olduğunu, davacının itirazının inkar mahiyetinde olup, dosyadan yapılacak imza incelemesi ile takibe konu bonodaki imzanını davacıya ait olacağının ortaya çıkacağını, davacı3 imzaların kendisine ait olmadığını belirtilmesine rağmen Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyasına ödeme yaparak kapandığını, Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı derdest olup, satış işlemi için imzaya itiraz davasının sonucu beklendiğini, yapılacak imza incelemesinin davacıya borçluya ait olmaması durumunda borçluların eski eş olması nedeniyle müvekkilinin dolandırmak amacıyla hareket ettiklerinin ortaya çıkacağını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun kötü niyetli olarak açılan davanın reddine ve davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına çarptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE : Dava İİK'nun 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 29/11/2022 tarihli duruşmanın ... nolu ara kararı gereğince dosyada yeterli delil avansı bulunmadığından bilirkişi ücreti ve tebligatlarda kullanılmak üzere1.031,00 TL delil avansını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği kesin süre içerisinde davacı tarafça gider avansının yatırılmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 120. maddesinde davacının, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde ise, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği hüküm altına alınmıştır. Yine aynı kanunun 324. maddesinde taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak ödeyecekleri hüküm altına alınmıştır.
Yargılamayı yapan mahkeme tarafından taraflara herhangi bir işlemi yapması, eksikliği gidermesi, avans ve giderleri yatırması, belgeleri sunması vb. nedenlerle süre verilmesi halinde mahkemece bu konuda yapılacak ihtarda taraflardan yerine getirilmesi istenen yükümlülüğün açıkça belirtilmesi, avans ve giderlere ilişkin harcama kalemlerinin ve miktarlarının net olarak belirlenmesi, sürenin hakim tarafından belirleneceği hallerde makul bir sürenin verilmesi, verilen sürenin kesin olup olmadığının belirtilmesi ve yapılması istenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hd. 2016/4652 esas ve 2019/1611 karar sayılı ilamı)
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; dosyada yeterli avans bulunmaması nedeni ile 29/11/2022 tarihli duruşmada bilirkişi ücreti ve tebligatlarda kullanmak üzere 1.031,00 TL delil avansı istendiği ve ihtarat yapıldığı ve yatırılması için kesin süre verildiği, eksik gider avansının yatırılmadığı, yeni verilecek sürenin ise duruşma talikine sebebiyet vereceği anlaşılmakla davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Alınması gereken 179,90 red harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
5.Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair,davacı asil ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı.13/06/2023 Katip ... Hakim ...