T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Huzurda görülmekte olan davanın, davalılara karşı haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat taleplerine dair olduğunu, müvekkiline ait aracın, TİCARİ araç niteliğine haiz olduğundan TTK'nın 4/1-a ve 5. maddesi hükümleri karşısında, TTK'dan kaynaklanan bu davada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, genel yetkili olarak Bakırköy Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, Davalı ...'a ait davalı ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 30.07.2025 tarihinde %100 kusurlu olarak müvekkiline ait ...... plakalı ticari araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, mezkur kazada davalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrasında alınan ekspertiz raporuna göre; müvekkiline ait araçta 232.191,60 TL hasar bedeli meydana geldiğini, aynı zamanda müvekkilinin aracının rayiç değerini kaybetmesi nedeniyle 100.000,00 TL değer kaybı meydana geldiğini, ayrıca müvekkiline ait ticari faaliyet gösteren ticari aracın kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı alacağının mevcut olduğunu ancak bu ekspertiz raporu görüş bildiren mahiyette olup gerçek hasar bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet bedelinin alınacak bilirkişi raporu ile kesinlik kazanacağını beyan ederek taraflar arasındaki hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı bedeline ilişkin uyuşmazlık sebebi ile talep edebilecekleri miktarın bilirkişi marifeti ile tespit edilmesinden sonra 6100 Sayılı HMK 107 Md. uyarınca iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan alacak miktarını belirlenecek miktar kadar artıracaklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 10,00 TL hasar bedeli, 10,00 TL değer kaybı, 10,00 TL mahrumiyet (kazanç kaybı) bedeli ve 10,00 TL teşvik kaybı (kesintisi) bedelinin davalılardan kaza tarihi olan 30.07.2025 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacıya ait aracın karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle değer kaybı bedeli, hasar bedeli, mahrumiyet bedeli ve teşvik kaybına ilişkin maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. -Mahkememiz dosyasında dava konusu edilen uyuşmazlık yönünden davacının gerçek kişi olması nazara alınarak öncelikli olarak dava şartlarından olan görevi hususunun irdelenmesi gerekmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan doğan davalar nispi ticari dava, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar mutlak ticari dava olarak nitelendirilmiştir.Nispi ticari davalar tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. -Öte yandan uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Yine Sermaye şirketine ortak ya da yönetici olmak, tek başına o kişinin tacir olduğu anlamına gelmez. -Bu haliyle davacı adına kayıtlı ...... plakalı aracın ticari araç niteliğine haiz olduğu ancak kazaya karışan davalıya ait aracın hususi araç niteliğinde olduğu, yine davalının tacir kaydının bulunmadığı, bu nedenle her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanan bir davanın söz konusu olmadığı, tek başına davacı tarafın tacir olmasının ya da ticari araca sahip olmasının işbu davayı ticari dava haline getirmeyeceği, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nazara alındığında nisbi nitelikte ticari bir dava bulunmadığı gibi, TTK hükümlerinin uygulanmasını gerektirir şekilde sigorta hukuku vs. sebepten kaynaklı mutlak ticari davanın da mevzuahis olmadığı nazara alındığında, haksız fiilden kaynaklı davaya bakmak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. -Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın Ticaret Mahkemeleri'nin görev alanına girmediği, uyuşmazlığın genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerektiği kanaatine varıldığından, davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
1.Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın davaya bakmaya mahkememiz görevli olmadığından HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle Usulden Reddine,
2.6100 s. HMK'nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulduğu takdirde işbu dava dosyasının görevli ve yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3.6100 s. HMK' nun HMK' nun 20/1. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde davacı tarafça mahkememize başvurulmadığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4.6100 s. HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama gideri, vekalet ücreti ve harcın görevli mahkemece karar altına alınmasına,
5.6100 s. HMK' nun 333/1. maddesi gereğince işbu kararın kesinleşmesinden sonra gider avansından artan kısmının davacılara iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.04/02/2026 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)