8. Hukuk Dairesi 2025/5185 E. , 2025/6897 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki zilyetliğin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; davacıların ... oğlu ... ...'un mirasçıları olduğunu, davacıların murisi ...'ın ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan, tapuda halen Hazine adına kayıtlı 132 40... ve 72 sayılı parsellerin 40 yılı aşkın süredir zilyedi olduğunu, murisin 03.05.2017 tarihinde vefat etmesi üzerine taşınmazların davacılar tarafından kullanılmaya devam edildiğini, davacıların murisi ... tarafından tespit harici bırakılan taşınmazların adına tescili talebi ile ...
8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/312 Esas, 2005/420 Karar sayılı dosyası ile açılan tescil davasının reddine ve taşınmazların Hazine adına tesciline karar verildiğini, kararın 15.04.2013 tarihinde kesinleştiğini, davacıların murisinin tescil talebi kabul edilmediği takdirde zilyetliğinin tapuya şerh verilmesine ilişkin talebi bulunmadığından murise ait zilyetliğin tapu siciline işlenmediğini, davacıların halen taşınmazı işleyerek kullandıklarını, muris adına mirasçı ...'un 1998 yılından itibaren taşınmazların emlak vergilerinin yatırıldığını, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek nitelikte olduğunu ileri sürerek, davacıların 132 40... ve 72 parsel sayılı taşınmazlarda zilyet olduğunun tespiti ile taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; davacının 13.01.2014 tarihinde 2/B satışından kaynaklı ... Mahallesinde bulunan 132 40... no.lu parsele malik olduğunu, bu parsele komşu 132 40... no.lu Hazine adına tescil gören parselin yaklaşık 800 metrekaresini davacının müstakil yapı (ev), konteyner, ağaç ve meyve ağaçları bulundurmak suretiyle 2007 yılından beri nizasız kullandığını, davacının kullanımında olan bu parselin Hazine adına tescil edildiğini, 71 parselin 800 metrekarelik kısmının davacı tarafından kullanıldığını belirterek, davacının zilyetliğinin tespiti ile taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacıların murisi tarafından açılan davanın reddine karar verildiğini, Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazın 2/B çalışma alanında kalıp kalmadığı, tespitlerin yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerektiğini, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2.Birleşen dosya davacısı asıl davaya davalı yanında katılma talepli dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan 132 40... no.lu parselin bitişiğinde bulunan 132 40... parseli 1993 yılında davacıların murisi ... ...'dan satın aldığını ve 2007 yılından itibaren de burada 2 katlı evde ikamet ettiğini, dava konusu 132 40... parselin 800 metrekaresinde müvekkiline ait müstakil ev, bir adet konteyner ve muhtelif yaşlarda zeytin ağaçları bulunduğunu, söz konusu taşınmazı 2007 yılından bu yana zilyetliğinde bulundurduğunu, davacıların bu durumdan miras sebebi ile haberdar olarak dava açtıklarını, davacıların parselde kullanımlarının olmadığını ileri sürerek, 132 40... parselin 800 metrekarelik kısmı için davacıların davasının reddini savunmuştur.
3.Davalı Hazine vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ...
8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/182 Esas, 2010/3983 Karar sayılı dosyası ile Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın 2/B maddesi ile ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiğini, aynı taşınmaza yönelik ...
7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/271 Esas sayılı dosyası ile de dava açıldığını, yine aynı taşınmaz hakkında imar barışı düzenlemesi kapsamında satın alma talebinin bulunduğunun bildirildiğini, tüm bu nedenlerle davacının taşınmaz üzerinde fuzuli şagil olduğunu, hukukça korunabilir bir hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dosya arasına getirtilen tapu kayıtları, ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/182 Esas ve 2010/383 Karar sayılı dosyası, Mahkememizce yapılan keşif, keşif sonucunda düzenlenmiş bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 132 40... ve 72 parsel sayılı taşınmazların ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/182 Esas ve 2010/383 Karar sayılı kararı ile tarla vasfı ile Hazine adına tapuya tescil edildiği, asıl ve birleşen dosya davacılarının taşınmazlar üzerinde zilyet olduklarının tespiti ile bu hususun tapuya şerh verilmesini talep etmelerinde hukuki yararlarının bulunmadığı" gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davacısı ...
ve arkadaşları vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı ... ve arkadaşları vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davacıların kullanımında olduğunu, delilleri ile bu durumun ispat edildiğini, taşınmazın zilyetliğinin davacılara ait olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davacı ... ve arkadaşları vekili 27.02.2023 tarihli dilekçelerinde; 132 40... parsel yönünden istinaf hakkından feragat ettiklerini beyan etmiştir.
3.Birleşen dosya davacısı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının 132 40... parselin maliki olduğunu, 132 40... parselin ise 800 metrekaresi müstakil ev, konteyner ve ağaç bulundurmak suretiyle 2007 yılından beri kullandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Ana dosya davacıları ... ve müştereklerinin murisi ... ...'un ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/182 Esas ve 2010/383 Karar sayılı dosyasında Hazine ve ... Belediyesini hasım göstererek zilyetliğe dayalı tescil davası açtığı, dava sonucunda davacının davasının reddine, Hazinenin karşı tescil isteğinin kabulü ile (A) harfi ile gösterilen 1595 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 378 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, hükmün Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin incelemesinden geçerek 15.04.2013 tarihinde kesinleştiği ve hükmün infazı sonucunda (A) harfi ile gösterilen bölümün istinaf incelemesine konu 132 40... parsel, (B) harfi le gösterilen bölümünün ise istinaf incelemesine konu olmayan 132 40... parsel sayılı taşınmaz olduğu, ... ... mirasçıları olan davacıların murislerinin açtığı tescil davasının reddi sonucu, Hazinenin karşı tescil talebi ile hükmen Hazine adına tescil edilen bu taşınmazlarda zilyetliklerinin tespiti ve tapuya tescili istemiyle eldeki davayı açtığı, birleşen davacının da istinaf incelemesine konu 132 40... parselin bir bölümü için aynı taleplerde bulunduğu, mahkemece yapılan keşifte birleşen davacının da zilyetliğinde bulunan yerin ana dosya davacılarının murisi ... tarafından davacıya satıldığının ifade edildiği, başka bir ifadeyle birleşen davacının bayiinin de davacılar murisi olduğunun bildirildiği, davacılar tescil davası ile edinemedikleri taşınmazlar hakkında zilyetliğin tespiti ve şerhi talebinde bulunuyorlarsa da, tapu kaydının beyanlar hanesinde istinaf incelemesine konu 132 40... parsel sayılı tarla nitelikli taşınmazın 2/B niteliğinde olduğuna yönelik bir belirleme bulunmadığı gibi çekişmeli taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile getirilen Ek-4. maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosunun bulunmadığı, yine bu kapsamda güncelleme tutanağı veya güncelleme listesinin de düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmaz üzerinde kullanım veya güncelleme kadastrosu yapılmamış olmasına göre zilyetliğin tespiti ve tapunun beyanlar hanesine zilyetlik şerhinin verilmesine yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, bu kapsamda zilyetliğin tespit edilmesinin davacılar yararına bir amaca hizmet edeceğinin de dosya kapsamıyla iddia ve ispat edilmediği, bu nedenlerle mahkemece sonucu itibariyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve Kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle, asıl dosya davacısı ... ve arkadaşları vekili ile birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davacısı ...
ve arkadaşları vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve dava konusu edilen taşınmazın kadastroda Ek 4. maddesi gereğince tescil edilecek yerlerden olmayıp, sarı alan tabir edilen tescil harici kültür arazilerinden olması nedeniyle hukuki değerlendirmenin hatalı olduğunu belirterek 132 40... parsel yönüyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep etmiştir.
2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davacısı ... ve arkadaşları vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Asıl dosya davacılarının ve birleşen dosya davacısının yatırmış olduğu 615,40'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.