2. Ceza Dairesi 2025/10613 E. , 2025/17958 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde " Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise "Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık müdafiinin temyiz isteminin ise, sanığın samimi ikrarda bulunduğuna, olaya karışan diğer sanıkların savunmaları incelendiğinde sanığın sadece gözcülük yaptığına, sanığın bu suçun işlenmesi bakımından TCK'nın 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatına haiz olduğuna, sanık hakkında verilecek cezada TCK'nın 39. maddesi kapsamında indirim yapılmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine, sanığın pişmanlığını açıkça ortaya koyarak meydana gelen zararı giderdiğine, şikâyetçinin şikâyetinin devam etmediğine, verilen mahkûmiyetin infazının haksız yere tarifi imkânsız zararlar doğuracağına, mahkûmiyet kararının kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmesine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Şikâyetçinin 08.04.2025 tarihli duruşmada zararının giderilmesine dair bir talebi olmadığını belirtmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2013 tarihli ve 2013/1524 Esas, 2013/152 Karar sayılı, yine 09.02.2016 tarihli ve 2013/735 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ödeme yeri tayin edilerek veya şikâyetçi adına mahkeme veznesine şikâyetçinin belirttiği zarar bedelinin sanık tarafından depo edilmesi sağlanarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayini gerekirken, fiilî bir iade ve tazmin olmadığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi gereği indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Önceki hükmün sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı öncesi, ilk kararda belirtilen yargılama giderinin 20,00 TL'den az olması ve bozmanın lehe olması sebebiyle tüm yargılama giderinin Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenerek karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Çorlu 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.