3. Ceza Dairesi 2023/5585 E. , 2026/382 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 63, 58/9. maddesi delaletiyle 58/6-7; 5275 sayılı Kanun'un 108/4.maddeleri gereğince kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Yapılan yargılama sonucunda silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesi neticesinde mevcut delil durumu itibari ile örgüt üyesi olduğunda kuşku bulunmayan sanık hakkında kabul edilen eylemlerin ceza miktarı bakımından teşdit sebebi oluşturup oluşturmadığına ilişkin sayın heyet ile aramızda ihtilaf oluşmuştur.
Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü,
TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurunun ağırlığı gözetilerek hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, örgütsel iletişim ağı ByLock kullanıcısı olmayan, kod adı bulunmayan, örgüt hiyerarşisindeki konum itibariyle kadın yapılanmasında yer alan işçilere sohbet veren ve örgütsel toplantılara katılım gibi suçun unsurlarını oluşturmaktan öteye geçmeyen eylemlerin teşdit sebebi olamayacağı, yine sanığın örgütsel konumununda önem atfedilebilecek düzeyde olmadığı, bu nedenle sanık hakkındaki temel ceza belirlenirken suçun unsurları teşdit sebebi yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edildiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama görüşüne iştirak edilmemiştir.