Esas No
E. 2025/1021
Karar No
K. 2026/177
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/1021 Esas
KARAR NO: 2026/177
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/10/2025
KARAR TARİHİ: 13/02/2026

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, davacının davalıya nakliye hizmeti verdiğini, davacının, bu ticari ilişkiden kaynaklanan 13.920 TL tutarındaki 17/07/2025 tarihli, ... Nolu Fatura bedelinin tahsili amacıyla, Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... ESAS sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının haksız ve kötü niyetli biçimde borca itiraz ettiğini, Arabuluculuk Daire Başkanlığı ... sayılı dosya üzerinden yapılan zorunlu arabuluculuk başvurusunun da anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalının borca yönelik herhangi bir somut itiraz gerekçesi sunmamış olup itirazın yalnızca takibi sürüncemede bırakmak amacıyla yapılmış olduğunu, davacının düzenlediği faturanın ticari defter kayıtlarıyla ve banka hareketleriyle uyumlu olduğunu, davalının ise bu ticari ilişkiden doğan borcunu inkâr ettiğini belirterek; davanın kabülüne, Büyükçekmece İcra Dairesi’nin ... E sayılı dosyasında davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, alacağa ticari faiz yürütülmesine, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 oranında icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın faturanın ödenmediğini, faturanın içeriğindeki hizmetin verildiğini belirtmiş ise de söz konusu iddiaların gerçek dışı olup reddinin gerektiğini, davacı şirkete faturanın içeriğinde belirtilen hizmetin verilmediğini, söz konusu hizmetin verildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, bilindiği üzere faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfetinin faturayı düzenleyen davacı-alacaklı tarafa düştüğünü, davacının düzenlediği faturadaki malın teslim edildiğini yada hizmetin verildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılmayacağını, ayrıca borca dayanak yapılan faturada davalının imzası bulunmadığını, ayrıca fatura düzenleyen tacirin alacaklı olması için fatura tanzim edenle adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişkinin bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekeceğini, davacı tarafça faturada belirtilen hizmet verilmeden söz konusu fatura gönderilmiş olup, davalı tarafça da davacı ile aralarında süre gelen ticari ilişki güvenine dayanarak faturaya itiraz edilmemiş olduğunu, ancak faturada belirtilen hizmet yapılmadığı gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, davacı tarafın iddia ettiği hususları ispat yükü altında olup, salt soyut ve gerçek dışı iddiaların reddi gerektiğini, davacının gerçekte olmayan bir alacağı tahsil etmek istediğini, ayrıca takibe konu borca ilişkin davacı-alacaklının elinde davalının imzasının bulunduğu herhangi bir başka belge bulunmadığını, davacının haksız icra takibi yapmış olup bu kapsamda davalının olmadığını bildiği için kötü niyetli olduğunu belirterek; davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davacı aleyhine alacağın % 20’dan aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Dava; fatura alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili tarafından 12/02/2026 tarihinde ibraz edilen feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiğinin bildirildiği, davalı vekilinin 13/02/2026 tarihinde ibraz edilen dilekçesi ile davacı tarafın feragat beyanına muvafakat ettiklerini bildirdiğini ayrıca vekalet ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını bildirmiş olduğu görüldü. Taraf vekillerinin vekaletnamelerinin incelenmesinde davadan feragat yetkilerinin bulunduğu, davanın tarafların serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinden olduğu, feragatin usulüne uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere,

HMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat "Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir." Yine aynı kanunun 311. maddesine göre "Feragat, kesin hükmün sonuçlarını doğurur."

Feragat, tek taraflı ve davayı sona erdiren kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuran işlem olup, feragatın hüküm ifade etmesi mahkemenin ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dava, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği davalardandır. Davacı davadan usulüne uygun feragat ettiğinden davanın feragat nedeniyle reddine, talep edilmediğinden vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,

2.Feragat ilk celseden önce gerçekleştiğinden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan 1/3 oranında hesaplanan 244,00-TL harcın peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile artan 371,40‬-TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya İADESİNE,

3.Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,

5.Davalı tarafın vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,

6.Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine,

7.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince Miktar İtibari İle Kesin Olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2026 Katip ... ¸¸ Hakim ... ¸¸

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog