Esas No
E. 2024/2178
Karar No
K. 2024/5938
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/2178 E.  ,  2024/5938 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2024/2178
Karar No: 2024/5938
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat...de yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 1. fıkrasının (t) bendinde yer alan, "Terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet edecek sonuçlar doğuracak şekilde sunamaz." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle 190.040,00-TL idari para cezası verilmesine ve idari tedbir olarak ihlale konu program yayınının beş kez durdurulmasına ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun (Üst Kurul)... tarih ve... sayılı kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığa konu yayında "...Ama ben pazartesi günü bir fotoğrafı sizinle yayınımızda paylaşamadık. Dün aslında medyada çokça konuşuldu yine de programı o görüntü ile açmak istiyorum. (Elindeki bir torba içinde yer alan kutuda oğlunun kemiklerini taşıdığı ifade edilen bir babanın fotoğrafları ekrana gelmektedir.) Bu görüntüler Diyarbakır’dan yansıdı, biliyorsunuz ve hepimizin gerçekten yüreğini dağladı. Bir de böyle bir Türkiye var. Bu baba çocuklarının, çocuğunun daha doğrusu oğlunun kemikleriyle emniyetten ayrılıyor. Yedi yıl sonra eline bir naylon torba sıkıştırılıyor, içinde oğlunun kemikleri var. Diyarbakır Sur’da 2 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı, hatırlayacaksınız gazeteciler girememişlerdi, dönemin Başbakanı ...’ydu, büyük çatışmalar yaşanmıştı, hendek olayları başlamıştı. Bu arada sivillerden de hayatını kaybeden çok sayıda kişi olmuştu, cenazeler yol ortasında kalmıştı, günlerce orada kalmış ve ailelerinin cenazeleri almasına izin verilmemişti. Türkiye’nin en karanlık dönemlerinden bir tanesiydi. Hatırlayacaksınız haziran seçimlerinden sonrası kasıma doğru giden yolda döşenen taşlar bir tanesiydi bu çatışmalar. İşte orada hayatını kaybeden ...’ın babası, -28 yaşındaymış o zaman- Diyarbakır Adliyesine gidiyor, ... ve kucağına verilen bu torbanın içindeki oğluna ait kemiklerle ayrılıyor, eve geliyor ve eşine oğlu yerine kemikleri veriyor. Bir naylon torbanın içindeki kemikler. Anne ...’ın tek tepkisi var. Cenazeyi gördüğünde “Ben de öldüm.” diyor. Ne diyebilir ki zaten bir anne? Baba aynı şekilde. Dolayısıyla böylesine acılı bir durum yaşadık. Bir tarafta devletin kasasından götürülen milyonlarca dolar, yok olan paralar, rüşvet ağları, rüşvetler üzerinden beslenen saray danışmanları, mafyalar oraya çökmüş buraya çökmüş bir taraf böyle bir tarafta da oğlunuzun kemiklerini kucağınıza veren bir devlet var. Şimdi…- Bir tabutu bile çok gören.- Bir tabutu bile çok gören. Bir açıklamayı bile çok gören. Dolayısıyla böyle bir babanın acısına ne diyebiliriz ki? Tek yapabileceğimiz şey, Türkiye’de bu çarpık düzenin biraz olsun iyileşmesine katkıda bulunabilmek. De mi ...?- Cumartesi anneleri böyle bir torbayı bile bulmaya razı. Bir de böyle var. Yıllardır evlatlarının şeyini, cesetlerini, kemiğini, mezarlarını arayan insanlar var. - Aynen öyle. - Bir mezarı olsun diye.- Bir mezarı olsun. Şimdi evet bu acılı babanın acısını paylaşıyoruz. Bir kez daha Allah’tan rahmet dileyelim ve umarız onun oğlu diğer kaybolup giden canlar, gencecik insanların en azından anısına bu ülkede daha fazla genç hayatını kaybetmez. Fikri, duruşu, siyasi görüşü, etnik kimliği, dini kimliği ya da hayatta nasıl durduğu fark etmeden hangi cinsel tercihi yaptığı fark etmeden eşit, adaletli bir Türkiye’yi görürler. Zaten derdimiz de o …" yönünde ifadeler kullanıldığı,

Yaptırıma konu ifadelerin, terör eylemini, faillerini ve mağdurlarını terörün amaçlarına hizmet edecek sonuçlar doğuracak şekilde sunulması niteliğinde olduğu sabit olmakla birlikte, 6112 sayılı Kanunun 32. maddesinde verilecek para cezasının ve ihlale konu programın yayınının durdurulması idari tedbirinin alt ve üst sınırının belirtildiği, davacıya üst sınırdan para cezası (%5) ve yayın durdurma (5 kez) verilmiş ise de, ihlalin ağırlığı ve niteliği göz önüne alındığında, üst sınırdan ceza verilmesini gerektirecek koşulların oluşmadığı, orantısız olarak üst sınırdan idari para cezası verilmesi ve yayın durdurma tedbirinin uygulanması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu yayında gerçekleşen ihlalin toplumsal barışı ve kamu düzenini etkileyecek nitelikte olduğu, takdir yetkisi kullanılarak üst sınırdan uygulanan idari tedbir ve idari para cezasının ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı, ihlalin ağırlığının yüksek olduğu, programın televizyon izleme oranının en yüksek olduğu üç saatlik zaman diliminde yayınlandığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine,

2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog