Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA

10. Hukuk Dairesi         2025/7949 E.  ,  2025/15940 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/2283 E., 2025/603 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 7. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/633 E., 2023/9 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sigorta bildirimi için davalıya başvuruda bulunduğunu ancak sonuç alamadığını, son ücretinin 3.600,00 TL olduğunu, ustabaşı olduğu için çalışma hayatı boyunca sürekli asgari ücretin üzerinde ücret aldığını ileri sürerek davacının davalı Şirkette 2014 yılı Haziran ayı ile 25.10.2020 tarihleri arasında çalıştığı sürelerin hizmetlerinin ve ücretlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili firmada çalıştığı iddialarını kabul etmediklerini, davacının müvekkili firmada ne resmi ne de fiili bir çalışmasının olmadığını, iştigal ettiği sektör gereği sürekli denetime tabi olduğunu, çalışma olgusunu ve şartlarını ispat külfetinin davalıda olduğunu, davacının iddia ettiği tüm hususlara (maaş, süre vs.) itiraz ettiklerini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının iddia edilen tarihlerin arasındaki süresinin uzunluğu dikkate alınarak davacının bu kadar uzun süre sigortasız çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iddialarını Kurum ile aynı eş değer belgelerle ispatlaması gerektiğini, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini, davalı işverenin ve davacının Sosyal Sigortalar Kurumu nezdindeki kayıtları getirtilerek davacının iddialarının değerlendirilmesini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa tanıkların çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki işi bilen ve tanıyan aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesini, Kurumun resmi kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmamasını ileri sürerek haksız ve yersiz açılan davanın öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddini, haksız davanın esas yönünden reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hukuksal geçerlilik taşımayan deliller ile hüküm kurulmuş olup, kurulan bu hüküm usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında davacının iddialarını ispatlar nitelikte yazılı delil mevcut olmadığını, davacı tanıklarının beyanları dosya kapsamında delil niteliğinde olmadığı gibi bu beyanlarla dahi davacı iddiasını ispat edemediğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu iddialar, Kurumun yazılı belgelerine karşı yeteri kadar yazılı belge sunulmadan yalnız tanık beyanlarına dayanılarak iş bu hizmet süreleri ispatlanmaya çalışıldığını ancak dava konusu hizmet süreleri hakkındaki şüpheler giderilmeden karar verildiğini, Mahkemece fiili çalışmanın var olup olmadığı ve işin niteliği tam olarak incelenmediğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Şirket vekilince ve fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA ISTINAFHUKUK
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog